Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Güney Mahallesi'nde 2018 yılında alternatif bir tarım ürünü olarak toprağa dikilen lavantalar, bugün bölgenin çehresini değiştiren görsel bir şölene dönüştü. Mehmet ve Güler Sönmez çifti tarafından ilk olarak bir dönümlük küçük bir araziye dikilen 130 kök fide, geçen yıllarla birlikte büyüyüp gelişerek tam manasıyla doğa ve zanaat severlerin buluşma noktası haline geldi. Çiftin kiraza alternatif bir ürün arayışıyla başlattığı bu tarımsal dönüşüm, bölgedeki eko-turizm potansiyelini de harekete geçirdi.
Toprağın mor renkle buluştuğu bu eşsiz lavanta bahçesi, hasat mevsiminin başlamasıyla birlikte görsel bir şölen sunuyor. Genellikle ağustos ayının ortalarına kadar devam eden hasat dönemi boyunca topraktan toplanan ürünler, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; kozmetik sektörünün en önemli girdilerinden biri olan lavanta yağı üretimi ve kurutulmuş süs bitkisi imalatı başta olmak üzere farklı alanlarda ekonomiye kazandırılıyor. Bölgede sürdürülebilir tarımın en güzel örneklerinden biri sayılan bu girişim, kurak iklim şartlarına dayanıklılığıyla da dikkat çekiyor.
Turgutlu'nun mor örtüsü Ege'li fotoğrafçıları kendine çekiyor
Yaz aylarının kavurucu sıcaklarında açan mor çiçekler, bölgesel fotoğraf topluluklarının ve vizör arkasındaki sanatçıların her yıl sabırsızlıkla beklediği bir takvimi başlatıyor. Özellikle İzmir Görsel Kültür ve Fotoğraf Sanatı Derneği üyeleri, geleneksel hale getirdikleri geziler kapsamında her yıl düzenli olarak bu özel araziyi ziyaret ediyor. Dernek Başkanı Beyhan Özdemir, son 5 yıldır ekibiyle birlikte bölgeye geldiklerini vurgulayarak, lavantanın ekiminden kurumasına ve yağı çıkarılana kadar olan tüm evreleri kadrajlarına aldıklarını dile getiriyor.
Rüzgarla birlikte etrafa yayılan lavanta kokusu eşliğinde deklanşöre basan sanatçılar, bölgenin eşsiz doğasını ölümsüzleştiriyor. Turgutlu Fotoğraf Topluluğu üyesi Süleyman Savaş da her yıl gün batımında mor tarlaların büyüleyici bir atmosfere büründüğünü ifade ederek, burada tutkunları için eşsiz ışık ve renk imkanlarının oluştuğunu aktarıyor. Akşamüzeri güneşin batışıyla birlikte tarlaya yansıyan kızıl ve mor renk paleti, açık hava stüdyolarını aratmayacak karelerin ortaya çıkmasını sağlıyor.
Alternatif tarım hamlesi eko-sisteme ve doğaya hayat veriyor
Projenin arkasındaki isim olan arazi sahibi Mehmet Sönmez, lavanta yetiştiriciliğine eşi Güler Sönmez'in bu özel bitkiye duyduğu büyük ilgi sayesinde başladıklarını ifade ediyor. Isparta'dan temin ettikleri fideleri kendi topraklarıyla buluşturduktan sonra arazinin bu üretime son derece elverişli olduğunu fark ettiklerini belirten Sönmez, bugün geldikleri noktada profesyonel sanatçıları ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaktan büyük gurur duyduklarını söylüyor.
Tarımsal açıdan kuraklığa dirençli bir tür olması nedeniyle lavanta, bölgedeki susuz tarım uygulamalarına da örnek gösteriliyor. Sulama ihtiyacının minimum düzeyde olması, yeraltı su kaynaklarının korunduğu bu dönemde ekolojik dengeye doğrudan katkı sağlıyor. Mor çiçekler sadece insanları değil; arı, kelebek ve çeşitli polen taşıyıcı canlı türlerini de araziye çekerek bölgedeki biyolojik çeşitliliği gözle görülür şekilde artırıyor. Ege bölgesinde kiraza alternatif olarak gösterilen bu yeşil ve mor dönüşümün önümüzdeki yıllarda diğer üreticilere de ilham kaynağı olması bekleniyor.





