KAZİM BOZKURT/İzmir’in sakin şehir (Cittaslow) unvanına sahip ilçesi Seferihisar’da kurulması planlanan dev enerji projesi, resmi kurum dosyalarında çelişkili ifadelerle dikkat çekti. Ninova Yenilenebilir Enerji Şirketi tarafından Turabiye Mahallesi sınırlarında bulunan 23,52 hektarlık alanda hayata geçirilmek istenen "Seferihisar Camiikebir GES ve Enerji Depolama Tesisi" projesinin ÇED raporu adeta dökülüyor. EN-ÇEV Enerji Çevre Yatırımları firması imzası taşıyan Proje Tanıtım Dosyası üzerinde yapılan incelemeler, bürokratik denetim mekanizmasının nasıl yüzeysel işletildiğini gözler önüne serdi. Çevre dosyasının hazırlanış biçimi, sadece bölgesel bir doğa tahribatı tartışmasını değil, kopyala-yapıştır metotlarıyla onay süreçlerinden geçirilmeye çalışılan resmi evrak krizini de beraberinde getirdi.

Başka şehirlerin raporlarını İzmir diyerek dosyaya koymuşlar

Dosyanın "Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirme" başlıklı 104. sayfasında, "Aşağıda Kütahya ilinde kurulması planlanan GES alanları ile birlikte söz konusu projenin oluşturacağı kümülatif etkiler değerlendirilmiştir." ifadesi yer alıyor. Ancak bu cümlenin hemen altında "Tablo 31: İzmir İlinde Bulunan İşletmedeki Güneş Enerji Santralleri" başlıklı tablo bulunuyor. Tabloda, İzmir'deki 40 santral ve toplam 398 MWe kurulu güce ilişkin veriler sıralanıyor.

Dosyanın "Projenin ve Yerin Alternatifleri" başlıklı bölümünde (sayfa 12), proje alanının seçilme nedenleri açıklanırken, "Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde Gaziantep ilinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alması, arazi yapısının ve eğiminin uygun olması vb. sebeplerden ötürü yatırım için en uygun alan seçilmiştir." cümlesinin kullanıldığı görülüyor. Ege kıyısındaki Seferihisar için hazırlanan resmi bir çevre dosyasında, Güneydoğu Anadolu'daki bir ile ait yer seçimi gerekçesinin yer alması, dosyanın başka bir projenin raporundan uyarlandığı değerlendirmesine yol açtı.

Enerji depolama kapasitesinde resmi belgeler arası 125 katlık devasa çelişki

Dosyadaki en dikkat çekici teknik çelişkinin, enerji depolama tesisi kapasitesine ilişkin verilerde yaşandığı belirlendi. Proje başlığında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) önlisans belgesinde (09/11/2023 tarihli ve ÖN/12173-12/05967 numaralı) ve hidrojeolojik değerlendirme raporunda EDT kapasitesi "20 MWh" olarak belirtiliyor.
Ancak dosyanın "Projenin Teknik Olmayan Özeti" başlıklı 6. sayfası ile "Doğal kaynakların kullanımı" başlıklı 20. sayfasında, "Proje konusu faaliyet kapsamında 54.000 Adet (500 Wp), 8 Adet İnverter, 8 ünite Lityum-İyon batarya (2500 MWh) kullanılacaktır." ifadesi yer alıyor. İki resmi beyan arasındaki fark 125 kata ulaşıyor.

Yüksek sismik riskli sahada lityum batarya patlaması kabusu

Dosyaya eklenen jeolojik özellikler ve depremsellik raporuna göre, proje alanı Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nda PGA_475 değeri 0,465 g olan bölgede bulunuyor. GES alanı, Holosen fayı niteliğindeki Seferihisar Fayı'na kuş uçuşu yaklaşık 2,50 kilometre, Tuzla Fayı Doğanbey Segmenti'ne ise yaklaşık 9 kilometre mesafede konumlanıyor.
Raporda ayrıca, "İçerisinde az miktarda zehirleyici madde bulunan PV uygulamalarında bu kimyasalların az miktarının bile çevreye yayılması sonucu zayıf da olsa bir yangın riski vardır." ve "Bu tür durumlarda toprak ya da yeraltı suyu kirlenmesi söz konusu olabilir." ifadeleri kullanılıyor.

Bergama'da mermer ocağına kapasite artışı!
Bergama'da mermer ocağına kapasite artışı!
İçeriği Görüntüle

Meralar ve mandalina bahçeleri kamulaştırma kıskacına giriyor

Projeyle birlikte bölgenin tarımsal dokusu da ağır bir darbe almaya hazırlanıyor. 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planı'nda Tarım Arazisi ve Çayır-Mera olarak tescilli olan alan, tapu kayıtlarında "Tarla" vasfıyla Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunuyor. Ankara merkezli şirketin talebi doğrultusunda 23,52 hektarlık kamu arazisi için kamulaştırma süreci başlatılacak. ÇED yer inceleme tutanağı verilerine göre, dev sahanın 100 metre kuzeyinde aktif bir büyükbaş hayvan çiftliği, 300 metre güneyinde ise dünyaca ünlü Seferihisar mandalinası üretimi yapılan mandalina bahçeleri yer alıyor. 54 bin adet güneş panelinin kurulacağı alanın tel örgülerle kapatılması, yöre halkının otlatma hakkını elinden alırken; inşaat aşamasında sıyrılacak olan 37 bin 638 tonluk bitkisel toprak tabakası, eğimli arazide şiddetli erozyon riskini tetikleyecek.

Nesli tehlikedeki canlı türleri ve kuş göç yolları panellerin altında kalacak

ÇED sahası ve yakın çevresi, uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan nadir canlı türlerine de ev sahipliği yapıyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi'nde Nesli Tehlikede (EN) kategorisindeki Küçük Akbaba ile Hassas (VU) statüsündeki Tosbağa, Toy Kuşu, Ada Martısı ve Mehely Nalburunlu Yarasası proje alanını yaşam alanı olarak kullanıyor. Ayrıca bölgeye özgü endemik bitkilerden İzmir Deliçayı ve Kılkuyruk otu doğrudan santral kurulmak istenen sahada yayılış gösteriyor. Tali kuş göç rotası üzerinde bulunan alana yerleştirilecek 54 bin panelin yaratacağı göl yanılsaması, göçmen kuşların çakılmasına ve habitatın tamamen parçalanmasına yol açacak. Ayrıca sahanın 100 metre kuzeyinde hâlihazırda faal olan ÇİMKO GES tesisinin bulunması, bölgedeki ekolojik baskıyı dayanılmaz boyuta taşıyor.

100 metre mesafede faal GES

Kümülatif etki değerlendirmesi bölümünde, proje alanının yaklaşık kuzey istikametinde 100 metre mesafede ÇİMKO GES Projesi'nin bulunduğu belirtiliyor. Bölgede ayrıca yapım aşamasında 11 santral (33 MWe), önlisans almış 5 santral (101 MWe) daha yer alıyor.

Proje bedeli 400 milyon lira

Dosyada projenin toplam bedeli 400 milyon lira olarak açıklanırken, ekonomik ömrün 25 yıl, inşaat ve montaj süresinin ise 6 ay olarak öngörüldüğü bildirildi. İnşaat aşamasında 20, işletme aşamasında ise 15 personelin çalışması planlanıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ