İzmir'in sakin ilçelerinden Kemalpaşa, yaklaşık iki yıl önce sokak ortasında yaşanan kan dondurucu bir şiddet ve yağma vakasıyla sarsılmıştı. Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi'nde meydana gelen olayda, henüz hayatının baharında olan 18 yaşındaki Betül Ç., evine doğru yürürken arkasından gelen tehlikenin farkında değildi. O dönem 16 yaşında olan komşu çocuğu Çağlar Efe D., uzun süredir takıntı haline getirdiği genç kızı sokaklarda adım adım izlemeye başladı. Durumu sezip can havliyle koşarak kaçmaya çalışan genç kız, arkasından yetişen saldırganın acımasız hamlesiyle yere yığıldı. Gözü dönmüş şüpheli, cebinden çıkardığı kesici aletle genç kızı boyun bölgesinden ağır şekilde yaraladıktan sonra, talihsiz kızın elindeki cep telefonunu zorla alarak kayıplara karıştı.

Yaralı kadının feryatları üzerine plajda veya sokakta olan vatandaşlar gibi çevre sakinleri hemen yardıma koştu ve durumu acil çağrı merkezine bildirdi. Kanlar içindeki Betül Ç., hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilirken, emniyet ve jandarma birimleri siber koordinasyon ağlarını işleterek geniş çaplı bir insan avı başlattı. Firari zanlı, olaydan bir gün sonra Beşyol Mahallesi'nde saklandığı babasının evinde, gasbettiği cep telefonuyla birlikte kıskıvrak yakalandı ve adliyeye sevk edilerek derhal tutuklandı. Mağdur genç kız, verdiği resmi ifadede dehşetin boyutunu gözler önüne sererek, zanlının kendisini yaklaşık 5 aydır ısrarlı takip ettiğini, olay günü yüz, boyun, kalça, sol el ve kulak bölgesinden yaralandığını, o günden beri uykusuz geceler geçirip kabuslar gördüğünü anlattı.

Güvenlik kamerası kayıtlarına rağmen suçlamaları reddetti

Soruşturma derinleştikçe, adli tescil dosyasına giren kriminoloji ve olay yeri inceleme belgeleri trajedinin planlı olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Bölgedeki bir esnafın siber güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, şüphelinin Betül Ç.'yi adım adım takip ettiği, ardından arkasından koşarak bıçaklı saldırıyı gerçekleştirdiği ve telefonu alıp kaçtığı anlar tüm çıplaklığıyla tescil edilmişti. Ancak bu somut video delillerine rağmen sanık kürsüsüne çıkan Çağlar Efe D., pişkin bir savunma stratejisi izledi.

Bağcıoğlu’ndan savunma çağrısı: “Acil ihtiyaçlar vakit kaybetmeden karşılanmalı”
Bağcıoğlu’ndan savunma çağrısı: “Acil ihtiyaçlar vakit kaybetmeden karşılanmalı”
İçeriği Görüntüle

Kamera kayıtlarındaki kişinin kendisi olmadığını öne süren sanık, mağdurun babaannesinin komşusu olması sebebiyle kendisini tanıdığını belirterek suçlamaları reddetti. Sosyal medyada Betül Ç. adına açılan sahte hesaplardan kendisinin sorumlu tutulduğunu ve iftiraya uğradığını iddia eden sanık, telefonu da çalmadığını savundu. Ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, toplanan siber veriler ve adli tıp raporları ışığında hazırladığı iddianamede, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ve silahla yağma maddelerinden ağır cezalar talep etti. İzmir 2'nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanığa toplamda 18 yıl 8 ay hapis cezası vererek demir parmaklıklar arkasına gönderdi.

Üst mahkemenin usulden bozma kararı tahliye yolunu açtı

Yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararı, hem iddia makamı hem de taraf avukatları tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. Dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, hukuki terekede çok kritik eksiklikler tespit ederek tescilli hükmü baştan aşağı bozdu. Üst mahkeme, yerel hakimliğin ceza maddelerini uygularken gerekçeleri yetersiz bıraktığını, yağmalanan cep telefonunun değer tespitinin yapılmadığını ve hakaret suçu yönünden eksik kovuşturma yürütüldüğünü belirterek dosyayı İzmir 2'nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne iade etti.

Yeniden başlayan yargılama sürecinin ikinci celsesinde, tutuklu sanık cezaevinden SEGBİS vasıtasıyla duruşma salonuna bağlandı. Kadın ve çocuk hakları savunucularının da yakından takip ettiği duruşmada cumhuriyet savcısı, suçun ham niteliği gereği tutukluluğun devamını talep etti. Ancak sanık müdafilerinin tahliye yönündeki ısrarlı savunmalarını ve yasal tüzük maddelerini değerlendiren mahkeme heyeti, ezber bozan bir ara karara imza attı. Mahkeme; sanığın suç tarihindeki yaşını, tutuklulukta geçirdiği süreyi, sabit ikametgah sahibi oluşunu ve hukuken tutuklamanın bir ceza değil tedbir niteliğinde olmasını gerekçe göstererek adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. Üzerine yurt dışına çıkış yasağı konulan sanık serbest bırakılırken, karar duruşma salonunda buz kes etkisi yarattı.

Kaynak: DHA