Kentin merkezinde geniş bir yeşil alan sunan Kültürpark, zengin bitki örtüsü ve barındırdığı ekosistemle kuş gözlemciliği tutkunları için benzersiz bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. 50'nin üzerinde kuş türünün yıl boyunca yaşam mücadelesine ve üreme süreçlerine tanıklık eden bu tarihi park, son dönemde nadir görülen bir doğal harekete ev sahipliği yapıyor. Türkiye'de doğada serbest halde üreme imkanı bulan iki egzotik papağan türünden biri olan İskender papağanı, parkın asırlık ağaçları arasında yeniden kayıtlara geçti.
Anavatanı Pakistan, Afganistan ve Tayland gibi Güney Asya coğrafyaları olan bu tropik kuşlar, Türkiye'de ilk olarak 1970'li yıllarda İstanbul'da doğaya uyum sağladı. İstanbul'dan itibaren farklı kentlerin ekosistemlerine yayılan türün İzmir sınırları içerisindeki geçmişi ise 1990'lı yıllara kadar uzanıyor. Uzun süredir kentsel alanlarda nadir izlenen İskender papağanı, yerleşik yaşam süren yeşil papağan popülasyonuyla birlikte parkın palmiye ağaçlarında ve Zeytin Sahnesi önündeki havuz çevresinde sıklıkla görülmeye başlandı.

Tarihsel kökenleri antik çağ fetihlerine kadar dayanıyor
Kültürpark'ın flora ve fauna yapısı hakkında bilgiler veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı rehberlerinden Adem Akyol, türün adını Makedonya Kralı Büyük İskender'den aldığına dair rivayeti aktardı. Antik dönemdeki askeri seferlerin biyolojik türlerin yayılımındaki rolüne değinen Akyol, "Büyük İskender, Asya fetihleri sırasında Hindistan coğrafyasında bu gösterişli papağan türünü görerek beraberinde Avrupa'ya getiriyor. Zamanla Avrupa'da yaşamaya ve üremeye başlayan bu canlılar, Avrupalıların bu tarihsel anlatıdan hareketle verdiği isimle tanınıyor" ifadelerini kullandı.
Park alanında sıklıkla görülen yeşil papağan ile İskender papağanının vatandaşlar tarafından karıştırılabildiğini belirten Akyol, iki türün belirgin fiziksel ayrışma noktalarını paylaştı. Yaklaşık 50 santimetreye varan gövde uzunluğuyla İskender papağanının çok daha iri bir yapıya sahip olduğunu belirten uzman rehber, kuşun iri ve parlak kırmızı gagası ile sırt bölgesinde yer alan pembe renkli bantlar sayesinde kolayca ayırt edilebildiğini dile getirdi. Yeşil papağan ise daha küçük vücut ölçüleri, ufak gaga yapısı ve mat tüy tonlarıyla öne çıkıyor.

Binlerce botanik türü tropik kuşların adaptasyonunu kolaylaştırıyor
Kültürpark'ın günümüzdeki biyolojik zenginliğinin kökenleri, kentin geçirdiği tarihi dönüşümlere kadar uzanıyor. Büyük İzmir yangınının ardından alanı yeniden doğaya kazandırmak ve kente geniş bir kent parkı kazandırmak amacıyla başlatılan botanik hamlelerinde Afrika, Asya ve Uzak Doğu coğrafyalarından 7 binin üzerinde egzotik ağaç türleri alana dikildi. Parkın zengin ve çeşitli örtüsü, bu topraklara dışarıdan gelen tropik kuşların barınması ve beslenmesi için elverişli bir zemin hazırladı.
Ağaçlandırma mirasının kuşların adaptasyonundaki önemini vurgulayan Akyol, "Geçmişte getirilen özel bitkiler ve ağaçlar, bugün hem yeşil papağan hem de parkın yeni sakini İskender papağanı için doğal bir besin kaynağı oluşturuyor. Tropik kuşlar, bu ağaçların tohum ve meyveleriyle beslenerek dallarına yuva kuruyor. Farklı coğrafyalardan gelen tropik flora ile egzotik kuşlar birbirine kolayca uyum sağlayarak kentsel alanda kalıcı bir ekosistem inşa ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
Kent sakinleri için doğa keşifleri ve rehberli gözlem turları düzenleniyor
Göç dönemlerinde yüzlerce farklı göçmen kuşa konaklama, beslenme ve üreme alanı sunan Kültürpark, iki farklı papağan türünün yan yana serbest halde gözlemlenebildiği Türkiye'deki nadir kentsel alanlardan biri olma özelliğini koruyor. Yaklaşık 25 kuş türünün düzenli olarak yuva yaparak ürediği park, kent içi biyoçeşitlilik ve ekolojik denge açısından stratejik bir rol üstleniyor.
Doğa bilincini artırmak ve kent içi yaban hayatını vatandaşlara tanıtmak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çeşitli sosyal etkinlikler yürütülüyor. Kuş gözlemciliğine merak duyan İzmirliler, Yeşil İzmir sosyal medya hesapları üzerinden duyurulan kuş gözlemi organizasyonlarına katılarak rehberler eşliğinde parkın zengin doğal yaşamını yakından tanıma fırsatı elde edebiliyor.




