LÖSEV, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma iklimini bu yıl da lösemi ve kanser hastalarıyla aynı sofrada buluşturdu. İzmir’de düzenlenen geleneksel Ramazan iftar programı, yalnızca bir akşam yemeği değil; umut, moral ve birlik duygusunun büyüdüğü özel bir buluşmaya dönüştü. Lösemiyle mücadele eden çocuklar, aileleri, yetişkin kanser hastaları ve tedavi sürecini başarıyla tamamlamış gençler, aynı masada bir araya gelerek hem iftar yaptı hem de sağlık dileklerini paylaştı.
Yıl boyunca ayni ve nakdi yardımlarını sürdüren Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, Ramazan ayında bağışçı desteğiyle çalışmalarını daha da yoğunlaştırdı. Bir yandan hastaların evlerine sıcak yemek ulaştıran vakıf, diğer yandan düzenlediği büyük iftar organizasyonlarıyla yüzlerce aileye yalnız olmadıklarını hissettirdi. Özellikle uzun ve yıpratıcı tedavi süreçlerinde moralin ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken bu buluşmalar, hasta yakınları için de güçlü bir dayanışma zemini oluşturdu.
Aynı masada umut, sabır ve dayanışma buluştu
İzmir’de gerçekleşen iftar programında salonu dolduran aileler, yalnızca bir yemeği değil, aynı zamanda ortak bir mücadeleyi de paylaştı. Hastalıkla geçen zorlu günlerin ardından aynı sofrada buluşan çocuklar ve aileleri, Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşadı.
LÖSEV’in İzmir iftar buluşması, ekonomik zorlukların ve sağlık sorunlarının gölgesinde yaşam mücadelesi veren ailelere moral vermeyi amaçladı. Vakıf, bu tür organizasyonlarla sadece fiziksel ihtiyaçlara değil, duygusal ve sosyal desteğe de önem verdiğini bir kez daha ortaya koydu.
İftar programında çocukların neşesi, ailelerin birbiriyle kurduğu sıcak bağ ve aynı kaderi paylaşan insanların birbirine verdiği güç dikkat çekti. Bu yönüyle buluşma, yalnızca bir yardım organizasyonu değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal dayanışma örneği olarak öne çıktı.
Ebru Alkan: Biz büyük bir aileyiz
Programda konuşan LÖSEV İzmir İl Koordinatörü Ebru Alkan, vakfın 27 yıldır büyüyen dayanışma ağıyla binlerce ailenin hayatına dokunduğunu vurguladı. Alkan, Ramazan ayının anlamını paylaşım ve birlik duygusu üzerinden tarif ederken, LÖSEV’in hastalarının yanında olmaya devam edeceğinin altını çizdi.
Alkan, iftar buluşmasında yaptığı konuşmada, LÖSEV’in yardımlaşma ve dayanışma ruhunu her geçen yıl daha da büyüttüğünü belirtti. Paylaşılan sofraların insanlar arasındaki bağı kuvvetlendirdiğini ifade eden Alkan, Ramazan’ın sevgi, hoşgörü ve şükür ayı olduğunu söyledi.
Bu özel gecede herkesin büyük bir aile sofrasında buluştuğunu dile getiren Alkan, vakfın çocuklar ve aileleri için yalnızca bir kurum değil, aynı zamanda güven veren bir dayanışma adresi olduğunu vurguladı. İftarın yalnızca yemek yenilen bir organizasyon olmadığını belirten Alkan, bunun birbirine güç verme ve moral aşılama fırsatı olduğunu ifade etti.
LÖSEV yılın her gününde sahada
LÖSEV, Ramazan ayındaki etkinlikleriyle gündeme gelse de çalışmalarını yılın tamamına yayılan geniş bir destek ağıyla sürdürüyor. Lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklardan yetişkin hastalara kadar çok sayıda ihtiyaç sahibine ulaşan vakıf, hem maddi hem manevi destek sağlıyor.
Vakıf tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ailelere gıda yardımı, et ve et ürünleri desteği, sıcak yemek ulaştırılması ve nakit yardım gibi çok yönlü destekler veriliyor. Bu yardımlar, yalnızca geçici ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor; tedavi sürecinde yıpranan aile bütçelerine de nefes aldırıyor.
Özellikle gelir kaybı yaşayan, hastalık nedeniyle çalışma düzeni bozulan ya da bakım yükü artan aileler için bu destekler hayati önem taşıyor. LÖSEV, hastalığın yalnızca sağlıkla sınırlı olmayan ekonomik ve sosyal etkilerine karşı da çözüm üretmeye çalışıyor.
Ramazan bağışlarıyla sofralar bereketleniyor
Vakfın bu dönemde sürdürdüğü en dikkat çekici çalışmalardan biri de Ramazan bağış kampanyası oldu. Fitre, fidye ve zekât bağışları sayesinde Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan binlerce ailenin sofrasına destek ulaştırılıyor.
Ramazan boyunca yapılan bağışlarla ailelere kuru gıdadan temel mutfak ihtiyaçlarına, et ve et ürünlerinden sıcak yemeğe kadar pek çok yardım gönderiliyor. Böylece tedavi sürecindeki çocukların aileleri hem ekonomik hem de moral anlamında desteklenmiş oluyor.
LÖSEV, bağışların yalnızca kısa süreli bir yardım olarak kalmamasına da özen gösteriyor. Özellikle sosyal inceleme sonucu yoksunluğu belirlenen ailelere daha düzenli ve sürdürülebilir destek mekanizmaları kuruluyor.
Zekât desteği annelerin hesabına düzenli olarak yatırılıyor
Vakfın dikkat çeken destek modellerinden biri de zekât bağışlarının doğrudan ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması oldu. LÖSEV’in verdiği bilgiye göre, sosyal hizmet uzmanlarının değerlendirmesi sonucunda yoksunluğu tespit edilen ailelerde, lösemi ve kanser tedavisi gören çocukların annelerinin banka hesaplarına 12 ay boyunca düzenli nakit yardım yatırılıyor.
Bu uygulama, özellikle çocuklarının tedavisi nedeniyle iş hayatından uzaklaşmak zorunda kalan anneler için büyük önem taşıyor. Düzenli destek sayesinde ailelerin en temel ihtiyaçlarını daha istikrarlı şekilde karşılaması amaçlanıyor.
Bu yönüyle vakfın yürüttüğü çalışma, yalnızca bağış toplamakla sınırlı kalmıyor; yardımların doğru adrese, doğru yöntemle ve sürekli biçimde ulaştırılmasını da hedefliyor.
LÖSANTE’de çocuklara ücretsiz tedavi desteği
LÖSEV’in sağlık alanındaki en önemli güvencelerinden biri de LÖSANTE Hastanesi. Vakıf, burada lösemi ve kanser hastası çocuklara tamamen ücretsiz tedavi imkânı sunuyor. Bu hizmet, maddi nedenlerle tedaviye erişmekte zorlanan aileler için son derece kritik bir destek anlamı taşıyor.
Ücretsiz tedavi hizmetiyle birlikte aileler yalnızca ilaç ve hastane masrafları konusunda değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal destek alanlarında da yalnız bırakılmıyor. Böylece hastalıkla mücadele çok daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor.