SEMİ TEKTAŞ/Lösemili çocukların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak, ailelerin yaşadığı zorluklara destek olmak ve lösemi konusunda toplumsal bilinci artırmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında farkındalık etkinlikleri düzenlemeye hazırlanıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da lösemiyle mücadeleye dikkat çekmeyi hedefleyen vakıf, tüm Türkiye’yi turuncu renk etrafında dayanışmaya çağırıyor.
Turuncu farkındalık kortejinin basın lansmanı İzmir Alsancak LSV Kafede gerçekleştirildi. Toplantıya zeynap beyza uğurlu Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğurlu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve basın mensuplarının temsilcileri katıldı. Toplantıda hastalığa yakalanan çocuklar ve aileleri yaşadıkları deneyimleri ve süreci anlattı.
8 Kasım 1998’de kurulan LÖSEV, 2-8 Kasım tarihleri arasındaki haftayı lösemili çocuklara ve ailelerine armağan etti. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da özel haftalar ve günler arasında yer alan Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında okullarda, üniversitelerde, kamu kurumlarında ve özel kuruluşlarda bilinçlendirme çalışmaları yürütülmesi hedefleniyor.
“Lösemi tedavi edilebilir bir hastalık”
LÖSEV yetkilileri, lösemiyle mücadelede en önemli mesajlardan birinin hastalığın tedavi edilebilir olduğunun anlatılması olduğunu vurguladı. Tedavi başarısının artırılmasında hastanelerin fiziki koşullarının iyileştirilmesi, ilaçlara erişimin kolaylaştırılması ve sağlık hizmetlerinin herkes için ulaşılabilir hâle getirilmesinin önemine dikkat çekildi.
LÖSANTE Hastanesi’nin lösemi ve kanser tedavisinde önemli bir rol üstlendiğini belirten vakıf yetkilileri, hastanenin 400 yatak kapasitesine sahip olduğunu ancak lisans onayı beklenmesi nedeniyle yatakların yalnızca 200’ünün kullanılabildiğini aktardı. Hematoloji ve onkoloji bölümlerinde tedavi gören hastalara ücretsiz hizmet sunulduğu belirtilirken, vakfın kanserin farklı türlerine yönelik araştırmalar yürüttüğü ve hedefin tedavi başarısını yüzde 100’e ulaştırmak olduğu ifade edildi.

Çocuklar köyünde ücretsiz barınma desteği
LÖSEV’in önemli hizmet alanlarından biri olan Lösemili Çocuklar Sağlıklı Doğal Yaşam Kasabası tedavi sürecinde Ankara’ya gelen çocuklar ve ailelerinin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla hizmet veriyor. Ortalama iki-üç yıl sürebilen tedavi süreçlerinde çocukların anneleriyle birlikte ev ortamında kalabilmelerini hedefleyen merkezde, ailelerin barınma sorunlarının ücretsiz olarak giderilmesi amaçlanıyor.
Daireler, misafirhaneler, çamaşırhaneler, oyun odaları ve yemekhanenin bulunduğu komplekste, tedavi gören çocukların yakınları ücretsiz hizmetlerden yararlanabiliyor. Vakıf, çocukların yalnızca sağlık hizmetlerine erişimini değil, tedavi boyunca kendilerini güvende hissetmelerini ve aileleriyle birlikte daha iyi koşullarda yaşamalarını da hedefliyor.
Anaokulundan liseye ücretsiz eğitim
LÖSEV, çocukların tedavi sonrasında eğitim hayatlarına devam edebilmeleri ve kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak yetişmeleri için eğitim alanında da çalışmalar yürütüyor. Anaokulundan lise kademesine kadar eğitim olanağı sunan LÖSEV eğitim kurumları, LÖSANTE Hastanesi’nin bulunduğu kampüste hizmet veriyor.
Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelerek eğitimlerini sürdüren çocuklara ücretsiz yurt hizmeti de sağlanıyor. Vakıf ayrıca psikososyal destek çalışmalarıyla çocukların ve gençlerin sosyal yaşama katılımlarını, psikolojik iyilik hâllerini ve kişisel gelişimlerini desteklemeyi amaçlıyor.
“Lösemi olmak istemiyoruz!”
Bu yıl “Mucize ve Umudun Adı LÖSEV” sloganıyla yürütülen kampanya kapsamında löseminin sembol rengi olan turuncu, farkındalığın simgesi olacak. LÖSEV, “Lösemi Olmak İstemiyoruz!” mesajıyla çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekerken toplumun tüm kesimlerini kampanyaya katılmaya davet ediyor.
Hafta boyunca düzenlenecek bilinçlendirme çalışmalarında öğrencilere löseminin belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verilmesi planlanıyor. İl ofisleri, gönüllüler ve sağlık profesyonelleri tarafından gerçekleştirilecek seminerlerle kamuoyunun bilgilendirilmesi hedefleniyor. Kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve sosyal sorumluluk sahibi markaların da turuncu kıyafet ve aksesuarlarla kampanyaya destek vermesi bekleniyor.
LÖSEV, vatandaşları turuncu kıyafetler giymeye, aksesuarlar kullanmaya ve okullarda ya da kurumlarda turuncu farkındalık köşeleri oluşturmaya çağırıyor. Kampanyaya katılanların fotoğraflarını sosyal medyada #MucizeVeUmudunAdıLÖSEV etiketi paylaşmaları isteniyor.
7 Kasım’da Gündoğdu Meydanı’nda buluşma
LÖSEV’in İzmir’de gerçekleştireceği etkinliklerin en önemlilerinden biri, 7 Kasım’da düzenlenecek turuncu farkındalık korteji olacak. Saat 12.00’de Gündoğdu Meydanı’nda toplanacak katılımcılar, turuncu kıyafetlerle lösemiye karşı farkındalık oluşturmak için bir araya gelecek.
Motosiklet ve bisiklet gruplarının, yaya katılımcıların, maskotların, iyileşen çocukların ve gençlerin aileleriyle birlikte yer alacağı kortejin ardından bir şenlik alanı kurulacak. LÖSEV, Türkiye genelinde 8,5 milyonu aşkın gönüllüsünün bulunduğunu belirterek binlerce gönüllünün etkinliklere katılmasını bekliyor.
Vakıf, basın mensuplarını da etkinliklere destek vermeye davet ederek farkındalık çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasında basının önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti.
Önleyici sağlık ve beslenme alışkanlıklarına dikkat çekilecek
LÖSEV’in farkındalık çalışmalarında yalnızca tedavi süreci değil, hastalıklardan korunmaya yönelik bilinç de öne çıkıyor. Çevresel koşulların ve beslenme alışkanlıklarının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken vakıf; ambalajlı gıda tüketimi, şeker ve tuz tüketimi gibi konularda toplumun bilinçlenmesini amaçlıyor.
LÖSEV, lösemiyle mücadelede çocukların ve ailelerinin maddi ve manevi açıdan desteklenmesinin önemini vurgularken, hastalığın tedavi edilebilir olduğunun ve sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
15 Ekim’de başlayan ve 12 Kasım’a kadar sürmesi planlanan kampanya boyunca farklı şehirlerde etkinlikler düzenlenecek. LÖSEV, tüm kurumları, kuruluşları, okulları, üniversiteleri ve yurttaşları lösemili çocukların mücadelesine destek olmaya çağırıyor.
İzmir turuncuya boyanacak
LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğur, “2-8 Kasım LÖSEV haftamız iki tarafıyla bizim için çok kritik. Birincisi 8 Kasım 1998 vakfımızın kuruluş yıl dönümü. Dolayısıyla bu sene 28. Yılını tamamlayacak vakıf. Bunun dışında 2-8 Kasım’ın diğer bir önemi, özel günler, haftalar kapsamında kutlanıyor. LÖSEV’in 8 Kasım’da kuruluşu üzerine 2-8 Kasım’la ilgili LÖSEV’e dikkat çekmek üzere turuncu, LÖSEV’in uluslararası rengi o haftada turuncu etkinlikler hem okullarımızda hem şehrin birçok noktasında göreceksiniz. Birçok noktasında şahit olacaksınız. Bu haftayı biz çok daha uzun süreye yayarak kutluyoruz farkındalık çalışmalarıyla yaptığımız şehir genelinde ama o haftanın içinde mutlaka bir kortej ve şenlik çalışmamız oluyor. O buluşmamız da 7 Kasım’da bu sene İzmir’de olacak. Buluşma noktamız Gündoğdu Meydanı olacak. Saat 12:00’de tüm gönüllülerimiz, katılmak isteyen bütün İzmirliler, bütün ailelerimiz, gençlerimiz ve çocuklarımızla biz turuncu kortejli olacağız. Turuncu kıyafetiniz, turuncu yüzünüzü boyayabilirsiniz, turuncu balonlarla gelebilirsiniz. Giyim kodumuz turuncu” şeklinde konuştu.
Kortejle Kültürpark’a yürünecek!
Sadece turuncuya vurgu yapmaya çalışacaklarını belirten Uğur, “Büyük bir kortejle buradan Kültürpark’a yürüyor olacağız. Kültürpark’a Gündoğdu Meydanı’ndan yürüdükten sonra da içeriye bir şenlik alanı kuruluyor olacak. Orada sahnelerimiz olacak, dansçılarımız, çocuklarımız için tertip edilmiş oyunlar, birçok farklı okullarımızdan gelenler oluyor konser için ve bale gösterileri oluyor, çocuklarımız için tiyatro gösterileri oluyor. Bir sahne alanıyla akşam saat 5 buçuk, 6 civarına kadar Kültürpark’ta şenliğimizi devam ettiriyor olacağız. Kermeslerimiz kuruluyor, çadırlarımız oluyor. Kumbaralarımız var orada. Oralara insanların yoğun ilgisi de oluyor alana, şenlik alanına ve destek de olmak istiyorlar. Kurulan kermes alanlarında hem çocuklarımız farklı farklı teknoloji ile ilgili ya da hobileriyle ilgili alanlarda bir şeyler yaparlarken aynı zamanda da eğer alışveriş yapmak isterseniz o günün özelinde alabileceğiniz hediyelik eşyalar veya yiyecek içecek stantları olmuş oluyor. Buralarda bizimle buluşabilirsiniz. Çok keyifli eğlenceli bir etkinlik. Herkesi bekliyoruz” dedi.
“10 milyona yaklaşan gönüllü sayısıyla en önemli vakıfız”
Topluma verilecek mesajdan bahseden Uğur, “En büyük mesajımız başında da söylediğim gibi lösemi iyileştirilebilen bir hastalık. Bunun için tabii ki en etken çocuklarımızın veya lösemiyle çalışmak durumunda kalan herkes için fiziksel koşullarında, tedaviyle birlikte ve moral motivasyon tarafında da yalnız kalmadıklarını hissedebiliyor olmak. O yüzden sadece 2-8 Kasım haftasında değil zaten Türk toplumunun genel desteğiyle biz 10 milyona yaklaşan bir gönüllü sayısıyla Türkiye’nin en önemli, en kalabalık vakıflarının başında geliyoruz. Bu anlamda desteklerini sürdürmelerini tabii ki özverililik anlamında ya da bağışçılık anlamında ama şu da bir gerçek ki bizimle birlikte bu hafta vesilesiyle, 2-8 Kasım vesilesiyle turuncuyla bu farkındalığın bir parçası olsunlar. Ufacık bir obje takabilirler, giyiminde, kıyafetinde bizden olan herhangi bir ürünü özel öne çıkartabilirler ama tüm herkesten bireysel olarak en büyük yapabilecekleri katkının bu olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bu senenin sloganı belli oldu: Mucize ve umudun adı LÖSEV
Uğur konuşmasında son olarak, “’Ben de varım, lösemiyle mücadelede ben de onları destekliyorum’ deyip bu sene mucize ve umudun adı LÖSEV olarak sloganlarımız var. Instagram hesaplarımızı takip edebilirler. LÖSEV 1998’den herkes bu hem etkinliklerden haberdar olabilir, şehirden neler yapıyoruz bunlardan haberdar olabilirler hem de kendileri bir farkındalık yaratmışlarsa eğer örneğin dün vardı bir yoga atölyemiz vardı. Turuncu yoga atölyesi yaptılar sahilde karşı tarafta karşıya kadar. Bununla ilgili yapılan görüntülemelerin hepsini bu hashtag’le ve bu LÖSEV 1998 resmi hesabımızı etiketleyerek paylaşımlar yaptılar. Biz de o resmi hesabımızdan bunları tekrar duyuruyoruz. Özellikle sosyal medya ve basın tarafı bizim bu dönemde en büyük destekçimiz oluyor. Verebileceğim mesaj onların da bireysel katkılarında en büyük destek bir kişiyi daha o inanca sokmak, LÖSEV’in tedavi olabileceğini duyurabilmek olur. O anlamda sosyal medyadan da fiziksel olarak kortejde ve şenlikte bulunarak da destek verebilirler” açıklamasında bulundu.
Gappi: Yürekten katıldığım toplantılardan biri
İGC Başkanı Dilek Gappi, duyarlılık vurgusu yaparak, “Çok tebrik ediyorum. Bu, en yürekten katıldığım toplantılardan biri. Bizim için her şeyden önce bir görev. Bu duyarlılık içimizde her zaman var. Çocuklarımız için yapamayacağımız hiçbir şey yok. Özellikle ihtiyaç sahibi ve sağlık sorunları yaşayan çocuklarımız için… Emeklerinizi, azminizi ve desteklerinizi çok takdir ediyorum. Muhteşem bir organizasyon. Bazı şeyleri gönüllü olarak yapmanın ne kadar zor olduğunu bilen biri olarak bunu ayrıca takdir ediyorum. Çok teşekkürler. Bugün buradaki arkadaşlarımın yoğun ilgisi de beni mutlu etti. Bu duyarlılığın hâlâ korunuyor olması çok kıymetli" dedi.




