Deneyimli teknik adam, menajer faaliyetlerinin sadece İzmir’i değil tüm Türkiye’yi etkisi altına aldığını kulüplerde karar mekanizmasının teknik heyetten çıkıp menajerlere geçtiğini savundu ve "Mevcut menajer düzeni Türk futbolunun katilidir!" dedi.
9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konuğu, 1976 yılında İngiltere’de Wembley Stadı’nda Uluslararası penaltı yarışmasında Avrupa ikincisi olup başarısını hafızalarımıza kazıtan, İzmirspor forması altında başladığı futbol yaşamını aynı kulüp forması altında noktalayan, teknik direktörlük kariyerinde Süper Lig, 1.Lig ve alt ligler olmak üzere sayısız takım çalıştıran teknik direktör Levent Eriş ve Spor Yazarı Erhan Hartaç oldu. Eriş, kulüplerde bilimsel scouting yerine menajer ilişkilerinin belirleyici olduğunu belirterek, yanlış transferlerin milyonlarca lirayı çöpe attığını söyledi. Spor Yazarı Erhan Hartaç ise, ‘’Levent hoca’nın rahmetli Halil Bıçakçı tarafından penaltı atışları çalışması yaptığı dönemde ben de ordaydım muhabirdim. O günleri gördüğüm ve yaşadığım için gururluyum. Hocanın bugüne kadar gösterdiği gelişimlerinde takipcisiyim. Menajer ve vizyonsuz yöneticiler tespitine sonuna kadar katılıyorum’’ dedi.

‘WEMBLEY’E ÇIKAN İLK TÜRK ÇOCUKTUM’
‘Her şey 1976’da başladı’ diyen günümüzün teknik direktörü Levent Eriş 14 yaşında penaltı atışları ile ulaştığı Avrupa ikinciliği anısı ile söze başladı: ‘’O zamanlar TRT 1'in Eurovision'la birlikte planladığı, organizasyonunu yaptığı, sevgili spiker ağabeyim Doğan Yıldız'ın anlattığı o yarışma anını unutmam mümkün değil. Tabii ki benim futbol hayatımın ilk başlangıç süreciydi. Formasını giydiğim İzmirspor benim futbola başladığım yer değildi, ailemdi. Çünkü 7 yaşında ailesini, annesini, babasını kaybetmiş bir çocuğa kucak açmıştı bu kulüp. 14 yaşındaydım organizasyon büyüktü, ülke içinde kent kent elemeler oldu 1500’e yakın yarışmacıyı eledim. Halil Bıçakçı hocam rahmetle anıyorum çok emeği vardır üzerimde Zaman zaman gözlerimi bağlayarak penaltı attırırdı. Amaç meleke kazanmamdı. Wembley’e çıkan ilk Türk çocuğuydum. Yarışmayı İngiliz ITV televizyonundan 160 milyon kişinin izlediğini sonra gazetelerden okumuştum. Son penaltı direkten döndü, ikincilikle yetindim. Üzerinden 50 yıl geçmiş, hala hatırlanıyorsam bu benim için ancak gurur vesilesi olabilir.’’

GELELİM GÜNÜMÜZE: TRANSFERLERİ MENAJERLER YAPIYOR!
Deneyimli teknik adam Türk futbolunun içinde bulunduğu istikrarsız ortamla ilgili olarak da çarpıcı açıklamalarda bulundu: ‘’Açık açık söylüyorum kulüplerde karar mekanizması teknik heyetten çıkıp menajerlere geçmiştir. Türk futbolunun en büyük talihsizliği menajer düzenidir. Futbolumuzda ülke genelinde transferleri artık yöneticiler, teknik adamlar değil ne yazık ki menajerler yapıyor. Kulüplerde bilimsel scouting yerine menajer ilişkileri belirleyici durumdadır. İşte bu nedenle yanlış transferler yüzünden milyonlarca lira çöpe atılmaktadır. Günümüz futbolunda teknik direktör seçiminden futbolcu transferine kadar her alanda liyakat göz ardıdır. Kulüpler milyonlarca liralık transfer yapıyor ancak profesyonel scout ekiplerine yatırım yerine kolaya kaçıp menajerlere güveniyorlar. İşte başarısızlığın ana nedeni budur. Scout yok, plan yok, başarı yok ama menajerlere güven çok. Bunu anlamak mümkün mü?’’
KULÜPLER DEĞİL, BU SİSTEM İFLASIDIR
Levent Eriş, kulüp yönetimlerinin yeterli donanımda olmadığını aslında sorunun para değil akıl eksikliğinde olduğunu da hatırlatarak yöneticilerin dikkatini çekti ve şöyle konuştu: "Profesyonel kadro kuramıyorsanız o koltuklarda oturmayın. Futbol aklı üretmediğiniz için menajerlere gün doğuyor. Kulüpler sportif değil, ticari hesaplarla yönetilmeye başlandığı anda yanlış uygulamalar sinsilesi ortaya çıkıyor. İşte İzmir futbolunun çöküşü de bundan tesis, organizasyon ve kurumsal yönetim eksikliği gün geliyor kulüpleri çıkmaza sokuyor. Türk futbolunun başarıya ulaşabilmesi için liyakat, uzun vadeli planlama ve profesyonel yönetim anlayışı şart. Bundan asla taviz vermemeliyiz. Türk futbolunu menajerler değil futbol aklı yönetmeli. Bunu görmezden gelirsek kulüplerimizin geleceğini de sıkıntıya sokarız.’’

KISKANMAYIN, GÖZTEPE SİSTEMİNİ ÖRNEK ALIN
Eriş, Göztepe'nin kurumsal yapılanmasını kamuoyuna bir kez daha örnek gösterirken Altay, Karşıyaka, İzmirspor ve Altınordu başta olmak üzere birçok Ege kulübünün plansız yönetim anlayışı nedeniyle geriye gittiğini dile getirdi.’Göztepe doğru modeli kurdu, diğerleri geride kaldı’ diyen tecrübeli teknik direktör sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Ege kulüplerimiz tartıya koyalım günü kurtaran anlayışla hareket ettikleri için sürekli geriye gidiyorlar ya da patinaj yapıyorlar. Göztepe'deki performansı kimse küçümseyemez. Başkan Ankersen ve scout ekibi bir model yaratmışlar. Demişler ki: "Biz bu model üzerine bir teknik direktör alacağız. Transferleri scout ekibi belirleyecek, araştıracak biz yönetime sunacak " Evet, doğru sistem bu. Transferler tek başına teknik direktöre bırakmamalı. Bugün büyük kulüplerimizde hala aynı hataları yapıyorlar. Scout ekibinin çalışmaları çok önemli. Bunun için Göztepe takımını takdir ediyorum. Antrenörlerine "Bizim modelimiz bu biz sisteme göre oyuncu transfer ediyoruz diyorlar. Hocayı bilgilendiriyorlar ve işte istikrar geliyor. İlk etapta adını sayacağımız Karşıyaka, Altay, Altınordu, Buca, İzmirspor, Menemen, Aliağa, Tire ve diğerleri modeli öğrenmeli uygulamalılar. Yoksa birer birer tarihten silinecekler.’’
ALTINORDU BU KAOSU YAŞAMAMALIYDI….
Eriş’in Altınordu'da yaşanan kaosa bakışı da şöyle: ‘’Altınordu’da ki durum içler acısı. Başkan Seyit Mehmet Özkan’ı iyi tanırım. kendisini yıllarca tanırım. Aslında İzmirsporlu bir abimizdir. Sonra Bucaspor’a hizmetleri oldu. En sonda Altınordu da bir modelle spor dünyasının dikkatini çekti. Ama bu modeli aldığı yerle bıraktığı yer arasında şu an itibariyle ne değişti, hiç onu anlamadım. Yani Türk futboluna ne sundu, onu da anlamadım. Türk futboluna nasıl bir katkı verdi, onu da anlamadım. Altınordu'da çok sevdiğim dostlarım var, arkadaşlarım var. Sayın başkana İzmirli futbolsever olarak sormak isterim. Allah aşkına ne yapmaya çalışıyorsun? Son dönemde kulübün 35 yaşında futbolcu transferi ne demek oluyor? İdealler vizyon nerede kaldı Başkan? Altınordu’ya parlak dönem yaşatan Hüseyin Eroğlu hocayı bir kalemde sildiniz. Kulübü göz göre göre 3.Lige yolladınız. Bir yöneticinin ‘kızdım oynamıyorum’ deme lüksü olamaz. Futbolda böyle bir şey yok, camianızı şok ettiniz.’’

ANTRENÖRLERDE BOZUK DÜZENE SU TAŞIYOR!
Ülke futbolunda özellikle Anadolu bazında kulüp yöneticilerinin kadro yapma alışkanlığının sürdüğünü de hatırlatan Eriş, ‘’ Evet çoğu kulüp başkan ‘’ı kadroya karışmayı seviyorlar ama buna özür diliyorum, yanlış anlaşılmasın, 27 senedir de bu ülkede teknik direktörlük yapmış, birçok liglerde çalışmış bir teknik adam olarak da önce iğneyi kendimize batırmamız gerektiğini de belirtiyorum. Öncelikle teknik adam olarak biz de kabul etmeyeceğiz. Biz antrenörlerde bozuk düzene destek olduk. Çoğu antrenör arkadaşım önce dedi ki, "Bana kağıt verin de ben bu kağıtla kadro çıkarayım." "Bana maaş verin yeter." "Ben size sponsor olayım, size sponsor bulayım" dedi. Buradan sizin aracılığınızla söylüyorum bunlar bu ülkenin en büyük bataklığı. Biz antrenörler de bitmiş vaziyetteyiz. Kimler nerelerde çalışıyor, hangi liyakatla çalışıyor? İşi bilen var mı? Kesinlikle yok’’açıklamasını yaptı.
MİLLİ TAKIM HOCALARI ALT LİGLERE NİYE BAKMAZ!
Levent Eriş’in milli takım oluşturulmasına yönelik görüşleri de şöyle:’’Milli takıma kendi takımlarında oynamayan üst lig oyuncuları dahi çağırdılar. Herkes bir havuzdan bahsediyor. Havuz sadece Süper Lig havuzu olmamalı, TFF bünyesinde 2. Lig, 3.Lig de var. Oralara hiç bakılmıyor. Bölgeler araştırılmıyor, bunun için bir ekip kurulmalı detaylı çalışmalar yapılmalı. Siz yüzeysel seçim yapar alt ligleri liyakati ile taramazsanız işte milli takımın geldiği noktada tıkanır kalırsınız. Dünya Kupası hayal kırıklığı sonrasında şimdi gözümüz Milletler Ligi sınavlarında. Sizce değişen bir şey olacak mı hayır. Yine moralsiz aynı isimlerle yeni maçlara çıkılacak. Montella bize yeni heyecanlar yeni yıldızlar izleteceğine bizden biri vurdum duymaz bir kimlik oldu.’’
Mini Yorum
Zafer Ertem
Bam-Bam-Bam
Levent Eriş hocanın röportajından çıkarılacak çok ders olmalı. Hoca açıklamalarıyla adeta ‘Kral çıplak’ dedi. Herkesin bildiği, gördüğü ama söylemekten çekindiği konuları bam bam bam yinelemekten çekinmedi. Menajer sistemini eleştirdi, futbolumuza olan zararlarını anlattı. Anadolu’da kulüp başkanlarının kadro yapıp hocaya verme alışkanlığının hala sürdüğünü söyledi. Eriş meslektaşlarına da dokundurdu. ‘Bana maaş verin yeter, size sponsor bulurum’ diyen antrenörlerin bu meslekten temizlenmesi gerektiğini hatırlattı. Milli takım seçicilerine de ‘TFF çatısı altında sadece süper lig yok, diğer alt liglerden de futbolcu seçin ayrımcılık yapmayın’ uyarısını yaptı. Uyarıları kim ciddiye alır bilmiyorum ama Eriş hocayı bilinenleri risk alıp spor ailesine bir daha hatırlattığı için kutluyorum…
Mini yorum
Erhan Hartaç
Bu sese kulak verin…
Yaşamının hemen hemen tamamı meşin yuvarlağın peşinde, yeşil sahalarda geçmiş olan futbol üstadı Levent Eriş’le yaptığımız röportajı, altını çizerek söylüyorum, izlemeli ve okumalısınız. Verdiği tavsiye ve mesajlar, ilmik ilmik işlenmiş tecrübenin, tamamı yaşanmış, ama basılmamış “Futbol Hayatım” adlı kitabının içinde üzeri tek tek işaretlenmiş çok özel satırlar. Futbol oynadığı yıllarının dışında 27 yıldır liglerin her kademesinde teknik direktörlük yapan Eriş’in kimi zaman heyecanlı ve kızgın, kimi zaman da üzgün anlatımları, aslında futbolumuzun iç yüzünün, dışa aktarımlarıydı. Süper Lig’den Bölgesel Amatör Lig’e kadar, doğrular ve yanlışlarla süre gelen futbol yaşamından sarkıtları, iyisiyle kötüsüyle anlatan Levent Eriş, genç futbolculara, kulüp yöneticilerine, spor yöneticilerine rehber olmaya çalışıyor. Tabii ki anlayana..





