Kamu çalışanlarına 2023 yılında yapılan seyyanen iyileştirmenin memur emeklilerinden esirgenmesiyle başlayan hukuki süreç, yüksek yargının gündeminde üst sıralara tırmandı. Milyonlarca vatandaşı ve onların ailelerini yakından ilgilendiren hak arayışında, Anayasa Mahkemesi (AYM) dikkat çeken bir idari adıma imza attı. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz tarafından yapılan bireysel başvuru, yüksek mahkeme tarafından daha önce açılmış olan 2026/7162 esas numaralı ana dosyayla birleştirildi.
Hukukçular, idari yargılama usulü açısından bu tür birleştirme kararlarının dosyanın esastan incelenme aşamasına geldiğini ve yargılama sürecinin sonuna yaklaşıldığını gösterdiğini vurguluyor. Kamuoyunda geniş yankı bulan bu hukuki hamle, uzun süredir gelir adaletsizliği yaşadığını savunan memur emeklileri arasında büyük bir umut dalgası yarattı.
Yüksek yargının kararı maaş dengelerini baştan değiştirebilir
Sürecin hukuki boyutunu ve olası sonuçlarını değerlendiren avukat Ali Erdem Gündoğan, esas incelemenin ilk dosya üzerinden kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Dosyaların birleştirilmesinin mahkemenin nihai kararını yakın bir takvimde açıklayacağına işaret ettiğini vurgulayan Gündoğan, uygulamanın anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Görevdeki devlet memurları ile memur emeklilerinin öteden beri aynı mevzuat ve katsayı sistemine tabi tutulduğunu hatırlatan hukukçular, geçmişteki tüm maaş düzenlemelerinin iki kesime de eş zamanlı yansıtıldığının altını çiziyor.
Mahkemenin iptal kararı vermesi durumunda ortaya çıkacak mali tablo ise oldukça çarpıcı. Hukuk temsilcilerinin yaptığı hesaplamalara göre, AYM'nin başvuruyu haklı bulması halinde memur emeklilerinin aylıklarına günümüz ekonomik şartlarındaki karşılığıyla yaklaşık 25 bin liralık net bir seyyanen zam eklenmesi gerekecek. Söz konusu artış, mevcut emekli maaşlarındaki alım gücü kaybını önemli ölçüde telafi edecek bir nitelik taşıyor.
Geçmişe dönük toplu farklar devasa rakamlara ulaşıyor
Davanın sadece aylık artış boyutuyla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda ciddi bir toplu ödeme hakkını da doğurabileceği ifade ediliyor. Temmuz 2023 döneminden bu yana ödenmeyen tutarların yasal faizleriyle birlikte hesaplanması durumunda, emekli bireylerin hak ettiği geçmişe dönük alacak birikiyor. Yapılan simülasyonlarda, dosyanın kabulüyle birlikte hak sahibi her bir emekliye ödenecek birikmiş geçmişe dönük farkların kişi başına 1 milyon liraya yaklaşabileceği öngörülüyor.
Ancak hukukçular ve ekonomi uzmanları, bu kararın sınırları konusunda önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor. Yüksek mahkemedeki yargılama süreci doğrudan 5434 ve 5510 sayılı kanunlara tabi memur emeklilerini kapsadığı için, çıkacak olumlu bir karardan işçi, esnaf ve çiftçi emeklileri doğrudan yararlanamayacak. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin durumunun yasal bir düzenlemeyle ayrıca ele alınması gerekecek.
Toplanan bir milyon imza yüksek mahkemeye sunuldu
Geniş bir toplumsal kesimi etkileyen dava öncesinde memur emeklilerinin başlattığı sivil dayanışma da günden güne büyüdü. Bireysel başvuruyu gerçekleştiren Seyfettin Çilesiz ve beraberindeki heyet, yargılama sürecinin hızlandırılması ve mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi amacıyla geniş çaplı bir imza kampanyası yürüttü.
Kısa sürede çığ gibi büyüyen organizasyon kapsamında toplanan yaklaşık 1 milyon imza, dilekçeler eşliğinde resmi olarak Anayasa Mahkemesi'ne teslim edildi. Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında mevcut aylıklarla geçinmekte imkansızlık yaşayan emekliler, gözlerini yüksek mahkemeden çıkacak oy birliği ya da oy çokluğu kararına çevirmiş durumda. Mahkemenin önümüzdeki haftalarda dosyayı gündemine alarak karara bağlaması bekleniyor.





