Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bulgulara ulaşıldı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında meydana gelen kazayı çevreleyen şüpheler yeniden incelenirken, helikopterin düştüğü saatlerde bölgede uçuş yapan savaş uçaklarının hareketleri soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi. Yargı kaynaklarından edinilen bilgilere göre soruşturma makamları, kazanın yalnızca teknik arıza ve hava koşullarıyla açıklanıp açıklanamayacağını belirlemek amacıyla radar kayıtları, askeri uçuş planları, pilotların geçmiş bağlantıları ve dönemin hava trafiğini ayrıntılı biçimde değerlendirmeye aldı.

Muhsin Yazicioglu Sorusturmasinda Carpici 20047248 9131 Amp

Kaza bölgesinde üç savaş uçağı vardı

Yapılan incelemelerde, helikopterin kırıma uğradığı sırada bölgede Amasya 5. Ana Jet Üssü’nden havalanan iki F-16 ile Malatya Erhaç Havalimanı’ndan kalkan bir F-4 savaş uçağının bulunduğu belirlendi. Soruşturmanın dikkat çekici bulgularından biri, F-4 savaş uçağının radar kayıtlarında belirli bir süre görünmemesi oldu. Uçağın bu süre içinde radardan kaybolmasının; radar sisteminin kapatılması, ani irtifa değişikliği yapılması veya radar kapsama alanının altında kalacak şekilde alçak uçuş gerçekleştirilmesinden kaynaklanmış olabileceği değerlendirildi. Savcılık, F-4’ün hangi rotada ilerlediğini, hangi irtifada uçtuğunu ve Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterle aynı zaman diliminde ne kadar yakın bir bölgede bulunduğunu kesin olarak ortaya çıkarmaya çalışıyor. Savaş uçağının radar ekranından kaybolduğu süreyle helikopterin düştüğü zaman arasındaki ilişkinin araştırıldığı, askeri ve sivil radar kayıtlarının karşılaştırmalı olarak incelendiği belirtildi.

Alçak uçuş ve türbülans ihtimali inceleniyor

Devlet Denetleme Kurulu tarafından daha önce hazırlanan raporlarda yer verilen önemli bir değerlendirme de soruşturma dosyasına dahil edildi. Raporda, savaş uçaklarının helikopterlere yakın mesafede gerçekleştireceği alçak uçuşların ciddi basınç değişimlerine ve güçlü hava türbülansına yol açabileceğine dikkat çekildi. Bu tür bir etkinin, özellikle olumsuz hava koşullarında veya dağlık bir bölgede seyreden helikopterin dengesini bozabileceği, kontrol kaybına neden olabileceği değerlendirildi. Geçmişte savaş uçaklarının yakın geçişleri sonrasında meydana gelen benzer hava olayları ve kazalar da emsal olarak dosyaya konuldu. Ancak soruşturma kapsamında F-4 uçağının helikopterin düşmesine doğrudan etkide bulunduğuna ilişkin henüz kesinleşmiş bir tespit bulunmadığı, ihtimalin teknik ve adli yönden araştırıldığı kaydedildi.

Muhsin Yazicioglu Sorusturmasinda F 4 Detayi Iu8N

F-4 pilotu FETÖ üyeliğinden mahkûm edildi

Soruşturmanın öne çıkan bir diğer başlığını, olay günü bölgede uçuş yapan F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan’ın geçmişi oluşturdu. Armağan’ın uçuş saatini tamamlamak gerekçesiyle kazadan 5 gün önce Malatya’ya geldiği belirlendi. Pilotun daha sonraki yıllarda FETÖ üyeliği suçlamasıyla yargılandığı ve mahkûm edildiği tespit edildi. Savcılık, Armağan’ın kazadan kısa süre önce Malatya’ya gelmesini, görevlendirilme biçimini, uçuşun amacını ve o dönemde irtibat kurduğu kişileri ayrıntılı olarak incelemeye aldı. Pilotun kazanın yaşandığı gün gerçekleştirdiği uçuşun rutin eğitim faaliyeti olup olmadığı, uçuş planında sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığı ve radar kayıtlarındaki kesintinin nedeni araştırılıyor.

Adil Öksüz ile yoğun iletişim trafiği

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre Ali Armağan’ın 2010 yılından itibaren örgütün gizli ve operasyonel haberleşme hatlarını kullandığı belirlendi. Armağan’ın, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından firari duruma düşen ve dönemin “Hava Kuvvetleri mahrem imamı” olarak nitelendirilen Adil Öksüz ile yoğun iletişim trafiği içerisinde olduğu tespit edildi. Adil Öksüz’ün evinde yapılan aramada ele geçirilen ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen tarafından imzalandığı belirtilen bir kitapta, pilot Ali Armağan’ın eşine ait parmak izinin bulunması da soruşturma dosyasına girdi. Savcılık, söz konusu bağlantıların kazayla doğrudan ilişkili olup olmadığını ve pilotun örgüt hiyerarşisi içinde herhangi bir talimat doğrultusunda hareket edip etmediğini ortaya çıkarmaya çalışıyor.

431676490998

Kazadan önce dikkat çeken ABD yolculuğu

Hava Kuvvetleri içerisindeki mahrem yapılanmaya mensup olduğu öne sürülen kişilerin kazadan hemen önce ve sonra gerçekleştirdiği seyahatler de inceleme altına alındı. FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasında görev aldığı belirtilen Erol Sağlam’ın, kazadan 4 gün önce Malatya’ya giderek buradaki mahrem imam olduğu değerlendirilen Ali Cingitaş ile görüştüğü tespit edildi. Bu iki ismin ortak irtibat noktası olduğu belirtilen Cağfer Sarıkaya’nın ise kazadan iki gün önce Adil Öksüz ve 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden Harun Biniş ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne uçtuğu belirlendi. Soruşturma makamları, bu seyahatin zamanlamasını ve yolculuk sırasında ya da öncesinde yapılan görüşmeleri mercek altına aldı. Kazadan 5 gün sonra ise Malatya mahrem imamı olduğu ileri sürülen Ali Cingitaş’ın İstanbul’a gittiği ve daha önce herhangi bir iletişim kaydı bulunmayan Kemal Batmaz ile yüz yüze görüştüğü ortaya çıktı. Kemal Batmaz, 15 Temmuz darbe girişiminin yönetildiği Akıncı Üssü’ndeki faaliyetleri nedeniyle yargılanmış ve darbe girişiminin sivil yöneticilerinden biri olarak mahkûm edilmişti.

Buca'da motosiklete çarpan otomobil sürücüsü arkasına bakmadan kaçtı
Buca'da motosiklete çarpan otomobil sürücüsü arkasına bakmadan kaçtı
İçeriği Görüntüle

ByLock mesajları dosyaya girdi

Soruşturmada, örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında görevli olduğu belirtilen Ömer Hakan Kısıkkaya ile Elazığ il imamı olduğu öne sürülen Mehmet Durakoğlu arasındaki ByLock yazışmaları da incelendi. Yazışmalarda Durakoğlu’nun, helikopter kazasının hemen ardından İzmir’e giderek üst düzey örgüt sorumlularıyla görüştüğünü ifade ettiği belirlendi. Mesajlarda İstanbul’da bir heyetin toplandığı, olayla ilgili sürecin “tereyağından kıl çeker gibi” sonuçlandırıldığı yönünde ifadelerin yer aldığı aktarıldı. Yazışmaların devamında, ABD’de bulunan örgüt elebaşının Yazıcıoğlu olayı için “sürecin en sıkıntılı hadisesiydi” şeklinde bir değerlendirmede bulunduğunun yazıldığı kaydedildi. Savcılık, bu mesajların kazayla bağlantısını, yazışmalarda sözü edilen “süreç” ve “işin halledilmesi” ifadelerinin ne anlama geldiğini belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor.

S Cc3682B95Fb0B7330B53680E5E8267D40A3C273D

İtirafçıdan “ortadan kaldırın” iddiası

Dosyaya, geçmişte örgüt içerisinde yer aldığı belirtilen bir kişinin Adıyaman Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne giderek verdiği itiraf niteliğindeki beyanlar da dahil edildi. İtirafçı, örgütün üst yönetiminden bir ismin Muhsin Yazıcıoğlu’na FETÖ’nün yanında yer alması yönünde teklif götürdüğünü, ancak Yazıcıoğlu’nun bu teklifi sert bir şekilde reddettiğini öne sürdü. Beyana göre teklifin reddedilmesinin ardından Fetullah Gülen, Yazıcıoğlu’nun açıklarının ve zaaflarının araştırılmasını istedi. Herhangi bir açık bulunamaması üzerine Gülen’in doğrudan “ortadan kaldırın” talimatı verdiği iddia edildi. Söz konusu anlatımın henüz kesinleşmiş bir yargı kararıyla doğrulanmadığı, savcılık tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirildiği belirtildi.

29 şüphelinin ifadesi alınacak

Şüpheli uçuş hareketleri, radar kayıtlarındaki kesintiler, mahrem imamlar arasındaki seyahat ve iletişim trafiği, ByLock yazışmaları ve itirafçı beyanları doğrultusunda soruşturma genişletildi. Soruşturma kapsamında yürütülen gözaltı işlemlerinin tamamlandığı, aralarında başka dosyalardan cezaevinde bulunan 2 kişinin de yer aldığı toplam 29 şüphelinin soruşturmayı yürüten savcıya ifade vermesinin beklendiği bildirildi. Şüphelilere F-4 uçağının uçuş amacı, radar kayıtlarında neden görünmediği, kazadan önce ve sonra gerçekleştirilen görüşmeler, ABD seyahatleri ve örgütsel haberleşme kayıtlarıyla ilgili sorular yöneltileceği öğrenildi. Savcılığın, alınacak ifadeler ve elde edilecek yeni teknik raporların ardından şüpheliler hakkında adli işlem yapılıp yapılmayacağına karar vereceği belirtildi. Soruşturma, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği kazanın arkasında kasıtlı bir müdahale bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Kaynak: AJANSLAR