CHP’de 4-5 Kasım 2023’te yapılan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı kaybettiği ve Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Kurultay için, “mutlak butlan” kararı verildi. T24’e yazan Gökçer Tahincioğlu mutlak butlan kararını ve süreci değerlendirdi. Aslında “mutlak butlan kararı verildi” demenin doğru olmayacağını söyleyen Tahincioğlu, yazısında şu ifadelere yer verdi: Zira Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (istinaf), neredeyse Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin bile beklediğinin ötesinde bu karara imza atarken “tedbir” yolunu izledi. Önce mutlak butlan hükmüne vardı ve mutlak butlanın uygulanabilmesi için gerekli “kesinleşme” şartını beklememek için “tedbir” yoluna başvurdu. Mutlak butlan kararı, böylece ilk kez siyasi yaşama da girdi. Zira genellikle Medeni Hukuk alanında kullanılan bu kavram, tam kanunsuzluk haline işaret ediyor.
İtiraz süresi geçilmişti
Medeni nikahın yetkisiz biri tarafından kıyılması, evlilik olduğunda eşlerden birinin zaten evli olması gibi... Açık bir kanunsuzluk hali... CHP kurultayı için de bu nedenle “mutlak butlan” beklenen bir yol değildi ancak tek yoldu. Zira kurultaya karşı dava açma süresi geçmişti ve itirazların sonuç vermesi seçim hukuku açısından mümkün değildi.
Butlanın kesinleşme şartı
Bu nedenle eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve arkadaşları, “mutlak butlan” talebiyle bu davayı açtı. Ancak bunun içinde örneğin delege olmayanların oy kullanması, Divan Başkanlığı’nı AKP’li bir ismin yapması gibi açık hukuksuzluk halinin söz konusu olması gerektiği belirtiliyordu. İkinci olarak da kurultay yenilendiğinde davanın da konusuz kalacağı söyleniyordu. CHP yönetimi, bu nedenle iki olağanüstü bir olağan kurultay yaptı ancak istinaf, bunların tümünü de geçersiz sayarak herkesi şaşırttı.
Butlan kararı verilmeden, bir çağrı heyetiyle kurultayın yenilenmesi ihtimali üzerinde de duruluyordu. Ancak istinaf bunu da tercih etmedi. Bütünüyle eski yönetimi iş başına getiren “tedbir” yolunu seçti.
Zaten başka yol da yoktu. Zira aksi takdirde mutlak butlan kararlarının Yargıtay onayından geçerek kesinleşme şartı bulunduğundan muhtemelen olası erken seçime kadar dava sürecekti. Tedbir yoluyla bu da aşıldı.
Kılıçdaroğlu beklemede
Kararın çıkmasıyla birlikte gözler mutlak butlan kararı çıkmadan hemen bir gün önce sosyal medya hesabından video yayınlayarak “arınma” mesajı veren Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Butlan davası geçen yıl gündeme geldiğinde, “partiyi kayyıma bırakmam” diyerek genel başkanlığa döneceği mesajını veren Kılıçdaroğlu, bu tavrını karardan hemen sonra da sürdürdü. Birlik mesajı verdi.
Kulislerdeki bilgiler Kılıçdaroğlu’nun genel merkeze hemen gitmekte ısrarcı olmayacağı, bu süreçte diplomasi yürüteceği yönünde. Eski genel başkanlar ve yöneticilerle görüşecek olan Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’le de açık veya örtülü temaslarda bulunacağı ifade ediliyor.
Asıl mesele İmamoğlu
Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla arasına, koltuğu kaybettiği kurultay öncesinden başlayarak mesafe koyduğu biliniyor. Yine kulislerde Kılıçdaroğlu’nun daha önce Özgür Özel’e, “yola İmamoğlu olmadan devam et, destek verelim” mesajını gönderdiği iddiası da yoğun olarak konuşuldu. Kılıçdaroğlu’nun “arınma” mesajının da aynı doğrultuda olduğu ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu’nun ilk işlerinden birinin diplomasi yürüterek, Özel ve ekibine benzer mesajları göndermesi, yola bu şekilde devam etmeyi önermesi olması bekleniyor.
Kılıçdaroğlu’nun hemen kurultay toplamayı düşünmediği de biliniyor. İmamoğlu tarafından partiye taşındığını düşündüğü delegeleri yenileyerek, il ve ilçe kongrelerini yeni baştan yaparak kurultaya gidilmesi gerektiğini söylediği daha önce de gündeme geldi. Tedbiren göreve gelmesi nedeniyle bu planı tutacak mı, belirsiz. Ancak Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılır ve bu süreç uzarsa, Kılıçdaroğlu bu yolu da izleyebilecek.
Ancak Kılıçdaroğlu’nun da partinin bölünmesini, ikinci bir parti kurulmasını arzu etmediği, diplomasi yolunu sonuna kadar zorlayacağı belirtiliyor. Kulislerde ise bunun mümkün olmadığı, eski yönetimle yeni yönetim arasında neredeyse “husumet” oluştuğu, Özel’in de bir yılı aşkın süredir mücadele verdiği İmamoğlu konusunda geri adım atmayacağı ifade ediliyor.
Özel ne yapacak?
Özgür Özel ve CHP yönetimi istinaf mahkemesinden “butlan” kararı çıkmasını bekliyordu ancak tedbir kararı beklenmiyordu. Yine de birçok alternatif bugüne kadar konuşuldu. Daha önce “Ekim” adlı partiye geçeceği öne sürülen, farklı dönemlerde yedek parti önlemi alındığını da söyleyen Özel’in önceliği, CHP’de kalarak direnmek.
Kulislerdeki bir iddia, Özel’in yeni parti açıklamaları yaptığı dönemde, önemli CHP’li bazı isimlerin, “İkinci parti felaket olur. CHP de yeni parti de kaybeder” mesajını verdiği, bu konuyu daha sonra gündeme sık getirmemesinde bu mesajların etkili olduğu yönünde.
CHP yönetimi de Özel de öncelikle partiyi teslim etmeme, direnme eğiliminde. Yeni parti ihtimali son ihtimal olarak görülüyor. Hukuki bütün yolların izlenmesi, genel merkezin teslim edilmemesi, İstanbul’da olduğu gibi fiilen genel başkanlığın sürdürülmesi, partinin bütçesi kullanılamayacağı için partililerin desteği ile faaliyetlerin yürütülmesi öncelikli plan.
“Kılıçdaroğlu kurultayı toplamak zorunda” iddiası
Eski Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu’ndan da farklı bir iddia geldi. Eminağaoğlu, Kılıçdaroğlu’nun 2023’teki olağan kurultayı gecikmeli olarak topladığını anımsatarak, ‘Bu kararla o kurultay yok hükmünde artık. Doğal olarak mutlak butlan davası kesinleşirse Kılıçdaroğlu kurultayı toplamak zorunda. Toplamazsa herhangi bir partilinin başvurusuyla mahkeme kurultayın toplanmasına karar verir zira 3 yıllık kurultay toplama süresi aşılmış durumda. Bu nedenle CHP yönetimi temyiz başvurusu yapmamalı, kararın kesinleşmesine izin vermeli. Aksi takdirde Yargıtay aylarca dosyayı bekletebilir ve tedbiren göreve gelen Kılıçdaroğlu bu görevde kalır. Kurultayın toplanması için tek yol bu’ dedi.
Eminağaoğlu, bu durumda Kılıçdaroğlu’nun kurultayı bekletme, yeniden il ilçe kongrelerini toplama yoluna da gidemeyeceğini belirterek, ‘2023’teki kurultay öncesi zaten bütün delegeler belirlendi. İstinaf da sadece İstanbul delege seçimini usulsüz buldu ve bunun yenilenmesi gerektiğine işaret etti. Doğal olarak böyle bir durumda Kılıçdaroğlu’nun kurultayı toplamak dışında seçeneği kalmaz. CHP yönetimi ve hukukçuları Yargıtay’a temyiz başvurusu yaparsa kurultay yolu kapanır, dosya sürüncemede bırakılır’ diye konuştu.
Eminağaoğlu’nun görüşlerini CHP yönetimi ile paylaşacağı da bildirildi.
Yetki kimde?
Temyiz başvurusunun yapılmasına karar verilmesi durumunda bunu kimin yapacağı da tartışmalı hale geldi. Zira istinaf mahkemesinin kararıyla artık yetki Kılıçdaroğlu’nda. Partiyi Kılıçdaroğlu temsil ediyor ve temyiz yoluna gitmeyebilir. Bu durumda davanın diğer tarafları başvuru yapmazsa temyiz yolu da kapanabilir. Ancak Eminağaoğlu, kurultayı toplamamak ve davanın sürüncemede kalmasını sağlamak için Kılıçdaroğlu ve ekibinin temyiz başvurusu yapacağı görüşünde.
Kararı bekliyorlardı: Genel Merkez ısrarı yok, Meclis’te çalışılacak
Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu kararı beklediği hatta geçtiğimiz haftalarda partide görevlendirilecek kimi isimlerle temas kurdukları biliniyor.
Ancak Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’ne gitmekte ilk etapta ısrarcı olmayacağı, polis marifetiyle genel merkeze giden başkan görüntüsü vermek istemediği belirtiliyor. Bu nedenle çalımaların merkezinin ağırlıklı olarak Meclis olması gündemde. Buradaki genel başkan odasının nasıl kullanılacağı ise tamamen belirsiz. CHP, burada da direnecek mi, nasıl bir yol izlenecek, zamanla anlaşılacak. Kılıçdaroğlu vekil olmadığından Meclis’te ayrıca bir odası bulunmuyor. Ancak kendisine yakın isimlerden birinin odasını kullanabileceği belirtiliyor.
Bütün kararlar hükümsüz
İstinafın tedbir kararıyla CHP yönetimi bütünüyle yetkisiz hale geldiği ve 2023’e dönüldüğü için parti yönetiminin aldığı kararlar da tartışmalı... İstinaf kararında tüzük kurultayına ilişkin yorum yapılmadı ancak yetkisiz bir yönetim bu kurultayı yaptığı için CHP tüzüğü de tartışmalı hale geldi. CHP’nin hangi tüzüğünün geçerli olacağı da yargının konusu haline gelebilir.
Son üç yılda CHP yönetiminin aldığı bütün kararlar geçersiz olduğundan yeni delegeler de bu niteliğini kaybedecek. İl ve ilçe başkanları Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından görevden alınabilecek.
PM’de bölünme
Parti Meclisi’nde de 2023’e dönüldü. PM’nin tamamı Kılıçdaroğlu’na bağlı değil. Bu nedenle Özel’e yakın isimler de PM’de konuşabilecek. Ancak bu isimlerin sayısının çoğunluğu sağlamaya yetmeyeceği belirtiliyor.
Grup toplantıları
CHP’de grup toplantılarına kimin başkanlık edeceği de tartışmalı. Hukuken bu yetki Kılıçdaroğlu’nda. Ancak Özel’in alternatif grup toplantıları yapması bekleniyor. Kılıçdaroğlu’nun ise “Bölünme” görüntüsü vermemek üzere bu ve benzeri yetkileri süreç içinde kullanmaya başlamayı düşündüğü ifade ediliyor.
Son ihtimal yeni parti
Özel ve ekibi, direnişe rağmen sonuç alınamaması, baskın seçime gidilmesi ve bu süreçte devre dışı kalmaları halinde yeni partiyi gündemlerine alacak. Bu durumda diğer muhalefet partileriyle ortak bir aday belirleme yoluna gidilebileceği de belirtiliyor.
Yargıtay ne yapacak?
İstinaf kararının temyiz edilmesi halinde butlan davasında son sözü Yargıtay söyleyecek. Yargıtay, davayı karara bağlamadan önce tedbir kararını kaldırma ya da yürütmesini durdurma hakkına da sahip. Ancak kulislerde buna zayıf bir ihtimal olarak bakılıyor. Bunun söz konusu olması halinde Kılıçdaroğlu yetkisini kaybedecek ve davanın sonucunu beklemek zorunda kalacak. Aksi takdirde görevi dava bitene kadar sürdürebilir. Yargıtay’ın kesin hükmü ile butlan davası sonuçlanacak.
Kurultay ihtimali
Ancak bu süreçte partililer, kurultayın toplanması için imza toplayabilir. Ancak bu yetkiye sadece 2023’te delege olan isimler sahip. Yeterli imza bulunursa Kılıçdaroğlu, Eminağaoğlu’nun işaret ettiği ‘zorunluluk’ olmadan da kurultayı toplamak zorunda kalabilir. Özel ve ekibinin bu yolu da izleyebileceği ifade ediliyor.




