Ege coğrafyasının simgesi, yiğitliğin ve bağımsızlık ruhunun dansa dönüşmüş hali olan zeybek kültürü, üniversiteli gençlerin titiz çalışmalarıyla yarınlara aktarılıyor. Anadolu’nun somut olmayan kültürel mirasını korumak ve sözlü tarihi kayıt altına almak amacıyla yola çıkan akademik kadrolar, sahadaki derleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda İzmir’in tarihi ve otantik dokusuyla öne çıkan Ödemiş ilçesi, önemli bir etnografik araştırmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin prestijli eğitim kurumlarından Boğaziçi Üniversitesi’nin öğrenci ve mezunlarından oluşan 30 kişilik özel çalışma grubu, bölgenin zengin halk bilimi ögelerini yerinde incelemek üzere köylere çıkarma yaptı.

Bornova'da evden yüzlerce kilo çöp çıktı!
Bornova'da evden yüzlerce kilo çöp çıktı!
İçeriği Görüntüle

Araştırma heyetinin durağı, Ödemiş'in geleneksel yapısını korumayı başarmış yerleşim yerlerinden biri olan Bozcayaka Mahallesi oldu. Bölgede bu yıl gerçekleştirilen "9. Akademik Zeybek Köyü Kampı" organizasyonu çerçevesinde bir araya gelen akademisyen ve öğrenciler, mahalle sakinleriyle son derece sıcak ve verimli temaslar kurdu. Gün boyu mahalledeki evleri tek tek ziyaret eden araştırmacılar, zeybeklik geleneğinin son temsilcileri olan yaşlı nesille derinlemesine mülakatlar gerçekleştirdi.

Saha taramaları sırasında sadece dans figürleri değil; yöreye özgü zeybek oyunları, otantik ezgiler, geleneksel efe kıyafetleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan düğün ritüelleri detaylıca incelendi. Görsel ve işitsel kayıt cihazlarıyla belgelenen bu değerler, unutulma tehlikesiyle karşı karşıya olan yerel motiflerin arşivlenmesine imkan sağladı. Çevre sakinlerinin de büyük konukseverlik gösterdiği çalışmalarda, geçmişin tanıkları hafızalarındaki hikayeleri ve oyun formlarını genç araştırmacılara aktardı.

Uzun yıllardır sahada sürdürülen bu kültürel hareketin amacına değinen zeybek eğitmeni Onur Keleş, 13 yıldır aralıksız faaliyet gösteren ekibin temel misyonunun Ege'nin köylerinde yok olmaya yüz tutmuş değerleri kurtarmak olduğunu vurguladı. Çalışmaların teorik bir araştırmanın ötesinde yaşayan bir gelenek inşa etmeyi hedeflediğini belirten Keleş, figürleri ve ritimleri doğrudan köyün yaşlılarından en ham ve özgün haliyle öğrenmeye özen gösterdiklerini ifade etti.

Edindikleri bu birikimi üniversite öğrencilerine ve genç kuşaklara aktarmayı ilke edindiklerini aktaran Keleş, zeybek kültürü kavramının basit bir sahne gösterisi ya da sıradan bir düğün eğlencesinden çok daha derin anlamlar barındırdığının altını çizdi. Amaçlarının bu köklü yapıyı geniş kitlelere tanıtmak olduğunu belirten deneyimli eğitmen; unutulmuş oyun havalarının, yerel enstrüman icralarının ve özel ritimlerin ortaya çıkarılarak tescillenmesi için ter döktüklerini dile getirdi.

Projeye yıllardır emek veren araştırmacılardan Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu Melis Sucuoğlu da saha izlenimlerini paylaştı. Yaklaşık 8 yıldır çalışma grubu içerisinde aktif olarak yer aldığını belirten Sucuoğlu, Bozcayaka Mahallesi genelinde yürütülen ev ziyaretlerinin kendileri için muazzam bir deneyim sunduğunu söyledi.

Bölgedeki giyim-kuşam alışkanlıklarını ve kostüm detaylarını yerinde gözlemleme şansı yakaladıklarını ifade eden genç araştırmacı, yörede düzenlenen otantik düğün törenlerine katılarak ritüelleri canlı olarak izlediklerini aktardı. Özellikle bölgeye has Sepetçioğlu gibi ikonik zeybek formlarının yerel halk tarafından nasıl icra edildiğini sahada deneyimlediklerini vurgulayan Sucuoğlu, dolu dolu geçen 3 günlük saha çalışmasının ardından elde edilen verilerin tasnif edilerek arşivleneceğini belirtti.

Kaynak: AA