KAZİM BOZKURT/İzmir'in Aliağa ilçesi Horozgediği Mahallesi'nde faaliyet gösteren özel bir şirketin kömür depolama kapasitesini artırma ve açık alanda kükürt depolama projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı.
İzmir Valiliği'ne sunulan Proje Tanıtım Dosyası (PTD), ÇED Yönetmeliği'nin 16. maddesi kapsamında incelemeye alındı.
Horozgediği Mahallesi Sanayi Caddesi No:35 adresinde, 27 bin 996,56 metrekarelik alanda yürütülmesi planlanan projeyle tesisin yıllık toplam depolama kapasitesinin 936 bin 219,6 metreküpe ulaşması öngörülüyor.
PETROKOK KÖMÜRÜ KAPASİTESİ İKİ KATINA ÇIKIYOR
Özel şirketin 12 Şubat 2021 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararına konu olan kapalı katı yakıt depolama kapasitesi yıllık 434 bin 160 metreküp.
Yeni dosyaya göre 9 bin 94 metrekarelik alandaki altı kapalı depoya ek olarak, 7 bin 809 metrekarelik açık alanda yıllık 445 bin 113 metreküp petrokok kömürü depolanması planlanıyor.
Ayrıca 1.581,85 metrekarelik açık alanda yıllık 56 bin 946,6 metreküp kükürt depolanması öngörülüyor.
Böylece petrokok kömürü için yıllık toplam kapasite 879 bin 273 metreküpe, kömür ve kükürt birlikte değerlendirildiğinde ise 936 bin 219,6 metreküpe çıkacak.
Dosyanın kapasite hesabında kullanılan malzeme yoğunlukları ve yılda altı depolama çevrimi varsayımına göre tesisin yıllık toplam malzeme depolama kapasitesi yaklaşık 1 milyon 436 bin 790 ton olarak hesaplanıyor. Bu rakam, aynı anda sahada bulunacak malzeme miktarını değil, yıllık depolama çevrimleriyle hesaplanan kapasiteyi ifade ediyor.
GARCIA MUNTE'NİN TESİSİ 2026'DA DEVRALINDI
Proje Tanıtım Dosyası'na göre şirket, daha önce aynı bölgede Garcia Munte Enerji A.Ş. tarafından işletilen yıllık 150 bin ton kapasiteli açık katı yakıt depolama tesisini 12 Mart 2026 tarihinde devraldı.
Dosyada bu tesise ilişkin unvan ve adres değişikliği konulu ÇED görüşünün bulunduğu belirtiliyor.
Bu nedenle yeni kapasitenin ne kadarının daha önce izinlendirilmiş açık depolama faaliyetinden, ne kadarının fiilen yeni faaliyetten oluştuğunun açıklığa kavuşturulması önem taşıyor.
PROJE ALANINDA BELEDİYE TAŞINMAZI DA BULUNUYOR
Dosyanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de proje alanının mülkiyet durumu.
PTD'ye göre şirket, 1060 ada 10 numaralı parselde mülk sahibi, 11 numaralı parselde ise kiracı olarak faaliyet gösteriyor.
Bununla birlikte proje alanı içerisinde yer alan 1064 ada 12–18 parsellerin belediyeye ait olduğu belirtiliyor. Dosyada bu alan için Aliağa Belediyesi'nden görüş alınacağı ifade ediliyor.
Belediyeye ait taşınmazların projede hangi hukuki statüyle kullanılacağı ve gerekli görüşlerin tamamlanıp tamamlanmadığı, açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında yer alıyor.
TOZ EMİSYONU SAATTE 2,2 KİLOGRAM
Projenin çevresel etkilerine ilişkin önemli başlıklardan biri, petrokok kömürünün açık alanda boşaltılması, depolanması ve yüklenmesi sırasında oluşabilecek toz emisyonları.
PTD'nin 56. sayfasında, toz emisyonu kontrolsüz çalışma koşullarında 4,43 kg/saat, kontrollü çalışma koşullarında ise 2,20 kg/saat olarak hesaplanıyor.
Kontrollü emisyon değerinin ilgili yönetmelikte baca dışı kaynaklar için modelleme gerekliliği açısından esas alınan 1 kg/saat kütlesel debi eşiğinin üzerinde kalması nedeniyle AERMOD hava kalitesi dağılım modeli kullanılarak hesaplama yapıldı.
Modelleme sonucunda 24 saatlik PM₁₀ için 48,58 µg/m³, yıllık PM₁₀ için 18,61 µg/m³ proje kaynaklı katkı değerleri raporlandı.
Dosyada 24 saatlik PM₁₀ sınırının aşım sayısı yılda 33 olarak hesaplanırken, karşılaştırılan izin verilen aşım sayısı 35 olarak belirtildi.
Ancak bu hesaplamalar, bölgede yapılan doğrudan hava kalitesi ölçümleri değil, belirli varsayımlara dayanan model sonuçları.
AYNI DOSYADA TOZ HESABI TUTARSIZLIĞI
PTD'nin 62. sayfasındaki kümülatif etki değerlendirmesinde ise kontrollü toplam toz emisyonunun 1 kg/saat sınırının altında kaldığı yönünde bir değerlendirmeye yer veriliyor.
Bu ifade, dosyanın 56. sayfasındaki 2,20 kg/saatlik kontrollü emisyon hesabıyla çelişiyor.
Hava kalitesi modellemesinin yapılmasına gerekçe gösterilen emisyon değerinin, kümülatif etki değerlendirmesinde farklı biçimde ele alınması, dosyadaki teknik hesaplamaların tutarlılığına ilişkin soru işareti yaratıyor.
DİĞER SANAYİ TESİSLERİNİN TOPLAM ETKİSİ BELİRSİZ
Aliağa, demir-çelik, petrokimya, enerji ve gemi söküm faaliyetlerinin bir arada bulunduğu yoğun bir sanayi bölgesi.
PTD'nin kümülatif etki değerlendirmesinde proje çevresinde hava emisyonu oluşturan başka endüstriyel tesislerin bulunduğu kabul ediliyor.
Buna karşın çevredeki sanayi tesislerinin hava kirletici emisyonlarının proje kaynaklı emisyonlarla birlikte nasıl hesaplandığı, ana değerlendirme metninde açık biçimde ortaya konulmuyor.
Bu durum, yalnızca proje kaynaklı emisyonlara dayanan hava kalitesi sonuçlarının, bölgenin toplam kirlilik yükünü ne ölçüde yansıttığı sorusunu gündeme getiriyor.
OKULA 1,6 KİLOMETRE UZAKLIKTA
Proje Tanıtım Dosyası'na göre faaliyet alanının en yakın yerleşim yerine uzaklığı 1.500 metre. Horozgediği İlköğretim Okulu ise yaklaşık 1.600 metre mesafede bulunuyor.
Modelleme çalışmasında okul için hesaplanan 24 saatlik PM₁₀ katkısı 0,49 µg/m³ olarak gösteriliyor.
Bu değer proje kaynaklı hesaplanan katkıyı ifade ederken, okul çevresindeki mevcut ortam hava kirliliğini tek başına ortaya koymuyor.
GÜNLÜK 241 METREKÜP SU KULLANIMI
Projede açık depolama alanlarında toz oluşumunu önlemek için yoğun sulama yapılması planlanıyor.
Dosyaya göre 30 portatif fıskiyeyle günde 216 metreküp, arazözle nemlendirme için 24 metreküp, personel kullanımı için 1,05 metreküp olmak üzere toplam 241,05 metreküp günlük su kullanımı öngörülüyor.
Yılda 300 çalışma günü esas alındığında hesaplanan toplam yıllık su kullanımı 72 bin 315 metreküpe ulaşıyor.
Suyun taşıma su yöntemiyle sağlanacağı, toz bastırma ve drenaj sularının çöktürme havuzlarında toplanarak yeniden kullanılacağı, alıcı ortama proses suyu deşarjı yapılmayacağı taahhüt ediliyor.
Ancak yeniden kullanım miktarı ile dışarıdan temin edilmesi gereken net su miktarının ayrıntılı olarak açıklanması önem taşıyor.
24 SAAT FAALİYET, 5 PERSONEL
Tesiste yılda 300 gün, üç vardiya sistemiyle çalışılması ve toplam beş personelin görev yapması öngörülüyor.
Depolama işlemlerinin kamyonlar ve yükleyici iş makineleriyle gerçekleştirilmesi planlanırken, proje kapsamında yeni inşaat çalışması yapılmayacağı belirtiliyor.
Toplam proje bedeli 3 milyon 823 bin 300 TL olarak açıklanıyor. Dosyada bu tutarın iki kamyon ve 30 portatif fıskiyenin ekipman bedelinden oluştuğu ifade ediliyor.
DEPREM VE KAZA RİSKİ
Dosyada yangın, patlama, kimyasal dökülme ve doğal afet risklerine ilişkin önlemler de ele alınıyor.
Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre proje alanı için 475 yıllık tekrarlanma periyoduna karşılık gelen en büyük yer ivmesi 0,478 g olarak belirtiliyor.
Büyük endüstriyel kazalara ilişkin mevcut bildirim belgeleri dosyada yer alırken, planlanan depolama miktarlarına göre BEKRA kapsamında yeniden değerlendirme yapılacağı da ifade ediliyor.
ÇED SÜRECİNDE YANIT BEKLEYEN SORULAR
Proje, ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesindeki petrokok ve kömür depolama tesislerine ilişkin düzenleme kapsamında değerlendiriliyor.
İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün incelemesinde, toz emisyon hesapları arasındaki tutarsızlık, çevredeki tesislerin birikimli hava kalitesi etkileri, suyun net kullanım miktarı ve belediye taşınmazlarına ilişkin izin durumunun açıklığa kavuşturulması önem taşıyor.
ERÇEV Danışmanlık tarafından hazırlanan ve Ekim 2026 tarihini taşıyan dosyaya ilişkin ÇED inceleme süreci devam ediyor.




