SEMİ TEKTAŞ / Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken iktidarın açıkladığı milyonluk öğrenci ve yüz binlerce derslik rakamlarının ardında eğitimin giderek ağırlaşan sorunları bulunuyor. İzmir’de kimi sınıflarda öğrenci sayısı 30-35’e ulaşırken deprem sonrası yıkılan bazı okulların yerine yenileri yapılmadığı için iki okul aynı binada eğitim vermek zorunda kalıyor. Temizlik ve güvenlik hizmetleri güvencesiz istihdama bırakılırken ekonomik kriz nedeniyle çok sayıda çocuk sıralara aç oturuyor. Norm fazlası ilan edilen öğretmenler de kendi iradeleri dışında başka okullara gönderiliyor.
Bir dersliğe yaklaşık 24 öğrenci
Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2024-2025 eğitim öğretim yılı verilerine göre okul öncesinden ortaöğretime kadar örgün eğitim kapsamında 17 milyon 956 bin 523 öğrenci bulunuyor. Öğrencilerin eğitim gördüğü kurumlarda toplam 753 bin 571 derslik yer alıyor. Bu rakamlar, Türkiye genelinde bir dersliğe ortalama 24 öğrencinin düştüğünü gösteriyor.
MEB istatistiklerine göre Türkiye’de toplam 74 bin 40 okul ve kurum faaliyet gösterirken bu kurumlarda 1 milyon 187 bin 409 öğretmen görev yapıyor. İlkokulda 5 milyon 704 bin 483, ortaokulda 5 milyon 181 bin 914, ortaöğretimde ise 5 milyon 328 bin 812 öğrenci eğitim görüyor.
“Eğitim hakkı tehdit altında”
Yeni eğitim öğretim döneminde yaşanması beklenen sorunları değerlendiren Eğitim-Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Bülent Karakaş, okullardaki temizlik ve güvenlik hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekti.
Karakaş, “Her eğitim öğretim yılının başında okullarımızda karşı karşıya kaldığımız en temel sorunların başında temizlik ve güvenlik hizmetlerindeki yetersizlikler gelmektedir. Bu hizmetlerin yeterli, düzenli ve sürekli biçimde sağlanamaması; öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamında bulunma hakkını doğrudan tehdit etmektedir” dedi.
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan her üç kişiden birinin güvencesiz koşullarda istihdam edildiğini belirten Karakaş, bunun yalnızca çalışanların iş güvencesini değil, eğitim hizmetlerinin niteliğini de olumsuz etkilediğini söyledi. Karakaş, okullarda ihtiyaç duyulan temizlik, güvenlik, teknik ve idari personelin kalıcı ve güvenceli biçimde istihdam edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Öğrenciler yeterli beslenemiyor”
Ekonomik krizin çocukların beslenme hakkını doğrudan etkilediğini belirten Karakaş, çok sayıda öğrencinin okula yeterli beslenmeden geldiğini, bazı çocukların ise gün boyunca aç biçimde derslere girmek zorunda kaldığını söyledi.
Karakaş, “Yeterli ve sağlıklı beslenemeyen bir çocuğun derse odaklanmasını, öğrenme süreçlerine etkin biçimde katılmasını ve akademik başarı göstermesini beklemek mümkün değildir. Çocukların eğitim hakkı yalnızca okula kayıt yaptırabilmeleriyle sınırlı değildir. Sağlıklı beslenme ve temiz suya erişim de eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır” diye konuştu.
Her çocuğa en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi gerektiğini kaydeden Karakaş, okullarda erişilebilir temiz içme suyu sağlanmasının artık ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Kalabalık sınıflar eğitimi zorluyor
İzmir’deki okul ve derslik sayısının mevcut öğrenci nüfusunu karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Karakaş, bazı sınıflarda 30-35 öğrencinin aynı derslikte eğitim gördüğünü söyledi.
Kalabalık sınıfların öğretmenin öğrencileriyle birebir ilgilenmesini güçleştirdiğine dikkat çeken Karakaş, bu durumun çocukların nitelikli eğitim alma hakkını olumsuz etkilediğini belirtti. Karakaş, İzmir’deki okul ve derslik ihtiyacının öğrenci nüfusu dikkate alınarak bilimsel ve uzun vadeli bir planlamayla giderilmesi gerektiğini vurguladı.
“Depremde yıkılan okullar hâlâ yapılmadı”
İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen deprem sonrasında yıkılan veya boşaltılan bazı okulların hâlâ yeniden yapılmadığını belirten Karakaş, Balçova Anadolu Lisesi ile Orhangazi İlkokulu’nu sorunun belirgin biçimde yaşandığı okullar arasında gösterdi.
Karakaş, “Deprem güvenliği açısından riskli olduğu tespit edilen bazı okullar yıkılmış, bazıları ise güçlendirme ve tadilat amacıyla eğitim öğretime kapatılmıştır. Ancak aradan geçen yıllara rağmen yıkılan bazı okullar hâlâ yapılmamıştır” dedi.
Okul eksikliği nedeniyle bazı binalarda iki farklı okulun eğitim vermek zorunda kaldığını belirten Karakaş, öğrencilerin sabahçı ve öğlenci olarak eğitim gördüğünü söyledi. Bu uygulamanın hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından ciddi bir yük oluşturduğunu vurgulayan Karakaş, yıkılan ve ekonomik ömrünü tamamlayan okulların güvenli, erişilebilir ve modern eğitim kurumları olarak yeniden inşa edilmesi çağrısında bulundu.
“Öğrenci az diye sınıf kapatıyorlar”
Bazı okullarda öğrenci sayısının az olduğu gerekçesiyle sınıfların kapatılmasına tepki gösteren Karakaş, “Kamu zararı oluşmasın” gerekçesiyle hayata geçirilen uygulamanın uzun vadede eğitim hakkı ve kamu yararı açısından daha büyük zarara yol açtığını söyledi.
Karakaş, “Otuz öğrenci yerine 20 öğrencinin bulunduğu bir sınıfta öğretmenin öğrencileriyle daha yakından ilgilenmesi ve bireysel farklılıkları gözetmesi mümkündür. Dolayısıyla sınıf mevcutlarının azaltılması, öğrencinin üstün yararı ve nitelikli eğitim açısından olumlu bir uygulamadır” ifadelerini kullandı.
Okulda yeterli derslik ve öğretmen bulunması durumunda sınıfların kapatılmaması gerektiğini belirten Karakaş, öğrenci sayısı yerine nitelikli eğitim koşullarının esas alınmasını istedi.
Norm fazlası öğretmenlere resen atama talebi
Öğretmenlerin de yeni eğitim yılına ciddi sorunlarla girdiğini belirten Karakaş, norm fazlası durumuna düşürülen çok sayıda öğretmenin kendi iradesi dışında başka okullara gönderildiğini söyledi.
Karakaş, “Bir öğretmenin yıllardır görev yaptığı okuldan kendi isteği dışında başka bir okula gönderilmesi; çalışma düzenini, aile yaşamını ve motivasyonunu olumsuz etkilediği gibi öğrenciler açısından da eğitim sürecinde süreklilik sorununa yol açmaktadır” diye konuştu.
Aile bütünlüğünün bozulmasına ve ekonomik mağduriyetlere neden olan resen atamalardan vazgeçilmesini isteyen Karakaş, öğretmen ihtiyacının gerçekçi biçimde belirlenmesi, yeni dersliklerin açılması ve ihtiyaç bulunan branşlarda yeterli sayıda öğretmen istihdam edilmesi gerektiğini ifade etti.
Talepler tek tek sıralandı
Eğitim emekçilerinin taleplerini sıralayan Karakaş; her çocuğa ücretsiz ve sağlıklı en az bir öğün yemek verilmesini, okullarda temiz içme suyu sağlanmasını, yeterli sayıda güvenceli temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmet personeli istihdam edilmesini istedi.
Resen atama uygulamasından vazgeçilmesi ve norm fazlası öğretmen sorununa kalıcı, adil bir çözüm bulunması çağrısında bulunan Karakaş, yıkılan ve tadilata alınan okulların bir an önce yeniden eğitime kazandırılması gerektiğini söyledi. Karakaş ayrıca öğrenci sayısı az olduğu gerekçesiyle sınıfların kapatılmamasını ve İzmir’deki okul ile derslik ihtiyacının bilimsel bir planlamayla giderilmesini talep etti.
Karakaş, “Çocuklarımızın eğitim hakkı, bütçe yetersizliği ya da tasarruf gerekçeleriyle sınırlandırılamaz. Eğitim bir tasarruf alanı değil, kamusal bir haktır. Çocuklarımızın sağlıklı, güvenli, nitelikli ve eşit koşullarda eğitim alabilmesi için gerekli bütçe ve kaynaklar ayrılmalı; okullarımızın ihtiyaçları yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce karşılanmalıdır” dedi.



