Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkez binası, Türk siyasi tarihinin en karmaşık ve hukuki açıdan en tartışmalı idari krizlerinden birini yaşıyor. Mahkeme tarafından verilen mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlık makamına getirilmesi, parti içindeki dengeleri kökten sarstı. Seçilmiş kadroların iradesini yok sayan bu karara karşı, CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetimi, partinin geleceğini yeniden sandık ekseninde şekillendirmek için geniş kapsamlı bir karşı hamle başlattı. Atanmış yönetimin kurumsal işleyişi kilitlediğini ve parti tüzüğünü işlevsiz hale getirdiğini belirten Özel kurmayları, delegelerin iradesine başvurarak tıkanıklığı aşmayı hedefliyor.
Siyaset kulislerinde "delege harekatı" olarak adlandırılan bu yeni süreç, hukuki tartışmaların gölgesinde kalmak istemeyen seçilmiş iradenin en somut duruşu olarak öne çıkıyor. Özel ve ekibi, mahkeme kararlarıyla partinin kurumsal kimliğine müdahale edildiğini savunurken, tabanın ve seçmen kitlesinin sesini duyurabilmek adına meclis grubunu ve örgütleri dinamik tutmaya özen gösteriyor. Ankara'da sıcak saatlerin yaşanmasına neden olan bu tüzük savaşı, ana muhalefet partisinin sadece liderini değil, önümüzdeki döneme dair siyasi vizyonunu da doğrudan belirleyecek bir nitelik taşıyor.
Atanmış idarenin seçim kapılarını tamamen kapatması ve olağan kongre sürecini belirsiz bir takvime yayma isteği, seçilmiş yönetimin tüzükten doğan haklarını sonuna kadar kullanma kararı almasına yol açtı. Bu doğrultuda, partinin en üst karar organı olan delegeler arasında gizlilikle yürütülen çalışmalar neticelendirildi ve olağanüstü kurultay talebi resmiyet kazandı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın da teyit ettiği üzere, 1 Haziran tarihi itibarıyla noterlerin katılımıyla başlatılan imza toplama sürecinde tarihi bir rekora imza atıldı. Kampanyanın daha ilk gününde 700 barajının aşılması, örgütlerdeki değişim ve sandık arzusunun ne denli güçlü olduğunu tescilledi.
Yeni haftanın ilk günlerinde, toplanan tam 900 delege imzası resmi bir dosya halinde CHP Genel Merkezi'ne teslim edilecek. Parti tüzüğünün açık hükümleri uyarınca, olağanüstü büyük kongrenin toplanabilmesi için toplam delege sayısının beşte birinin noter onaylı beyanı yeterli sayılırken, 900 imza bu yasal sınırın ve seçimli bir genel kurul için aranan salt çoğunluğun çok üzerinde bir iradeye tekabül ediyor. İmzaların teslim edilmesinin ardından, genel başkanlık makamının en geç 45 gün içinde partiyi kurultaya götürmesi kanuni bir zorunluluk teşkil ediyor. Ancak mutlak butlan yönetiminin bu yasal başvuruyu yargı kararlarını bahane ederek erteleme ya da işleme koymama ihtimali de kulislerde şimdiden alternatif senaryolar arasında konuşuluyor.
İL BAŞKANLARI DA HEDEFTE
Öte yandan mutlak butlan yönetiminin hedefinde il başkanları da var.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun iletişim koordinatörü Ali Haydar Fırat, tv100'de yaptığı açıklamada, "CHP İstanbul, Ankara ve İzmir İl Başkanlarının görevden alacağını" iddia etti.
11 İSME İHRAÇ TALEBİ
Mutlak butlan yönetimi şu ana kadar 11 ismin ihracını talep etmişti.
İhracı istenen isimler şöyle:
• Ensar Aytekin
• Ali Mahir Başarır
• Gökhan Günaydın
• Nurhayat Altaca Kayışoğlu
• Özgür Karabat
• Umut Akdoğan
• Veli Ağbaba
• Turan Taşkın Özer
• Burhanettin Bulut
• Tanju Özcan (Bolu Belediye Başkanı)
• Ahmet Serkan Tuncer (Mezitli Belediye Başkanı)




