SEMİ TEKTAŞ/İzmir Barosu 2026 Olağan Genel Kurulu öncesinde başkan adaylığını açıklayan Av. Tacettin Çolak, adaylık gerekçelerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Çolak, geçmiş dönemlerde “Mücadeleci Avukatlar” olarak katıldıkları seçim süreçlerine değinerek, baro yönetimlerinde çoğulcu bir anlayışın hâkim olması gerektiğini savundu.

2022 ve 2024 Genel Kurullarında aday olduklarını hatırlatan Çolak, her iki seçim döneminde de meslektaşlarından destek aldıklarını belirtti. Çolak açıklamasında, “Her iki Genel Kurul sürecinde de meslektaşlarımızdan olumlu tepkiler ve övgüler almamıza karşın, ne yazık ki Baro’daki grupçu eğilimler ağır bastı. Yine de tüm engellere rağmen 2022 Genel Kurulu’nda 219, 2024 Genel Kurulu’nda ise 221 meslektaşımızın güvenini kazandık. Bize oy veren ya da vermeyen tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

“Baro’da grup anlayışına son verilmeli”

Çolak, baro seçim sistemine ilişkin eleştirilerde bulunarak, seçimlerin çarşaf liste yöntemiyle yapılması gerektiğini ifade etti. Baro yönetimlerinde farklı görüşlerin temsil edilmesinin önemine dikkat çeken Çolak, “Baro’da ‘grup’ anlayışına son verilmelidir. Seçimler çarşaf liste ile yapılmalı ve bütün gruplardan temsilcilerin baro yönetimlerinde yer alması sağlanmalıdır. Maalesef bu görüşümüz İzmir Barosu’nda bugüne kadar karşılık bulamadı” dedi.

Farklı anlayışların bir çatışma unsuru değil, gelişim kaynağı olduğunu belirten Çolak, “Baro yönetimlerinde farklı anlayış ve yaklaşımların varlığı bir çatışma unsuru değil; zenginlik ve gelişim kaynağıdır. Gerçeğin ışığının yansımasına katkı sunar. Nitekim ‘Bârika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar’ sözünde olduğu gibi gerçek, fikirlerin çarpışmasından doğar” değerlendirmesinde bulundu.

“Mesleğin temel sorunlarına çözüm üretilemiyor”

Çolak, blok listelerle oluşturulan yönetimlerin avukatların temel sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ileri sürdü. Avukat cinayetleri ve intiharları, mesleğin itibarsızlaştırılması, Avukat Hakları Merkezi, CMK, adli yardım uygulamaları, genç avukatların yaşadığı ekonomik sorunlar, avukat emeğinin sömürülmesi ve yeni iş alanlarının oluşturulması gibi başlıkların çözüm beklediğini belirten Çolak, bu konularda daha etkin mücadele gerektiğini söyledi.

“Barolar hukukun üstünlüğünü savunmalı”

Çolak, “Siyasi iktidar, Mecliste bir oldu bitti yaratarak; Batılı emperyalistlerin Osmanlı’ya dayattığı Sevr Antlaşması’nın imzalandığı 10 Ağustos gününde, içeriğini milletvekillerinden dahi gizledikleri ‘Çerçeve Yasa’yı çıkarmıştır” ifadelerini kullandı.

Söz konusu düzenlemeye ilişkin eleştiriler yönelten Çolak, “Özel af niteliğindeki bu yasa; klasik yasa yapma tekniğine uymadığı gibi, başta Anayasa olmak üzere diğer tüm temel yasaları da yok saymaktadır. Evrensel hukuka aykırı olan bu düzenleme, geleceğimiz için son derece tehlikeli bir başlangıçtır” dedi.

Avukatlık Kanunu’na vurgu yaptı

Çolak, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını, yargı alanında hukuka aykırı kararların arttığını savundu.
Baroların bu süreçlerde daha etkin rol alması gerektiğini belirten Çolak, baroların görevlerinin Avukatlık Kanunu’nda açık şekilde düzenlendiğini hatırlattı.
Çolak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinde baroların görevinin “hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak” olarak tanımlandığını belirtti.

Ayrıca Kanun’un 95/21 ve 110/17. maddelerinde yer alan “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevlerine dikkat çekti.

“Halk için hukuk, halk için baro mücadelesi”

Çolak, bugün hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve halk için hukuk anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İzmir Barosu’nun geçmiş dönemlerde toplumsal konularda aldığı tutumları hatırlatan Çolak, baronun savaş tezkerelerine karşı olağanüstü genel kurul topladığını, “Savaşa Hayır” bildirileri yayımladığını ve cübbeli yürüyüşler düzenlediğini belirtti.

İzmir’de elektrik kesintisi alarmı: 2 Eylül’de birçok ilçede saatlerce elektrik olmayacak
İzmir’de elektrik kesintisi alarmı: 2 Eylül’de birçok ilçede saatlerce elektrik olmayacak
İçeriği Görüntüle

Çolak, “Bugün de Birinci Kurtuluş Savaşı’nın Komutanı ve Laik Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’ sözünden ilham alarak anti-emperyalist, tam bağımsız, laik ve demokratik bir Türkiye mücadelesine omuz veren bir baro olmayı hedeflemeliyiz” dedi.

Genç avukatlar için çağrı

Mesleki sorunlara ilişkin önerilerini de paylaşan Çolak, genç avukatların önündeki 5 yıllık kıdem barajının kaldırılması gerektiğini savundu. Genç meslektaşların baro yönetimlerinde daha fazla yer alması gerektiğini belirten Çolak, geçmiş seçim süreçlerinde bazı grupların bu konuda ortak adım atma sözü verdiğini ancak bu sözlerin yerine getirilmediğini öne sürdü.

“Bir grubun listesiyle değil, başkan adayı olarak yarışacağım”

Çolak açıklamasının sonunda adaylık kararını şu sözlerle duyurdu:

“İzmir Barosu’ndaki hiçbir meslektaşımızı ayrıştırmadan, her birimizin başlı başına bir değer olduğu bilinciyle ve Genel Kurul'da seçilecek tüm arkadaşlarımızla uyum içinde çalışabileceğim inancıyla, 2026 Genel Kurulu’nda bir grubun listesiyle değil, başkan adayı olarak yer alacağımı bildiriyorum.”

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ