Türkiye ekonomisinin 2025 yılına ilişkin temel performans göstergeleri resmen kamuoyuna duyuruldu. Yıllık verilere dayalı olarak hesaplanan bağımsız yıllık gayrisafi yurt içi hasıla, zincirlenmiş hacim endeksi esas alındığında 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,7 oranında artış gösterdi. Üretim yöntemi kullanılarak cari fiyatlarla hesaplanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), söz konusu dönemde yüzde 41,6 oranında artarak 63 trilyon 240 milyar 524 milyon TL seviyesine ulaştı. Ekonominin genel yapısı incelendiğinde, toplam katma değer içerisindeki en büyük payı her zaman olduğu gibi sanayi üretimi üstlendi. Toplam GSYH içerisinde imalat sanayi yüzde 15,6'lık oranla ilk sırada yer alırken; bu sektörü yüzde 12,9 ile toptan ve perakende ticaret ile motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı, yüzde 9,2 ile gayrimenkul faaliyetleri takip etti. Yıllık bazda en düşük pay ise hanehalklarının işverenler olarak yürüttüğü faaliyetlerde kaydedildi.
Kişi başına düşen milli gelir 18 bin dolar sınırını geçti
Açıklanan ekonomik verilerin en dikkat çekici başlıklarından birini refah göstergeleri oluşturdu. 2025 yılı cari fiyatlarıyla yapılan hesaplamalara göre kişi başına GSYH değeri 714 bin 682 TL olarak gerçekleşti. Bu miktar ABD doları cinsinden değerlendirildiğinde ise kişi başına düşen milli gelir 18 bin 103 dolar seviyesine yükselmiş oldu. Ülke genelinde üretim çarklarının dönmesiyle birlikte kişi başına düşen gelirde yaşanan bu nominal artış, ekonomik büyüklüğün küresel ölçekteki yansımasını bir kez daha gözler önüne serdi.
İnşaat sektörü büyümede liderliği göğüsledi
Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH verileri sektörel performanslar açısından incelendiğinde, yılı zirvede tamamlayan kol inşaat alanı oldu. 2025 yılı zincirlenmiş hacim endeksi verilerine göre inşaat sektörü yüzde 11,0’lik büyüme oranıyla tüm sektörleri geride bırakarak ekonominin sürükleyici gücü haline geldi. İnşaat sektörünü yüzde 8,5’lik büyüme performansı ile kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor faaliyetleri izlerken, bilgi ve iletişim sektörü de yüzde 7,9’luk artışla öne çıkan diğer alanlar arasında yer buldu. Buna karşın bazı temel sektörlerde daralma eğilimi gözlendi. Yıl boyunca mevsimsel şartlar ve üretim maliyetlerinden etkilenen tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü yüzde 8,5 oranında küçülerek en çok kan kaybeden alan oldu. Su temini, kanalizasyon ve atık yönetimi faaliyetleri yüzde 5,0 oranında gerilerken, hanehalklarının işveren olarak yürüttüğü faaliyetler ise yüzde 4,2 oranında küçülme kaydetti.
Hanehalkı tüketiminde aslan payı gıda ve konutun oldu
Ekonominin harcama yönü incelendiğinde, bireysel tüketim talebinin büyümedeki ağırlığı hissedilmeye devam etti. Yerleşik hanehalkı nihai tüketim harcamaları, 2025 yılında bir önceki yılın zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 4,2 oranında artış gösterdi. Tüketim harcamalarının cari değerlerle toplam GSYH içerisindeki payı ise yüzde 54,4 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Vatandaşların bütçelerinden ayırdığı paylar incelendiğinde, en yüksek harcama kalemi yüzde 21,4 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Barınma ve temel ihtiyaçları kapsayan konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar harcamaları yüzde 18,0 ile ikinci sırada yer alırken, ulaştırma harcamaları yüzde 15,0’lik payla üçüncü sıradaki yerini korudu.
Dış ticarette ithalat artarken ihracat sınırlı geriledi
Kamu harcamaları ve yatırımlar tarafında da ılımlı bir seyir izlendi. Devletin nihai tüketim harcamaları 2025 yılında zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 1,0 oranında artarken, bu harcamaların milli gelir içerisindeki payı yüzde 13,9 olarak kayıtlara geçti. Yatırım iştahını simgeleyen gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 7,3 oranında büyüyerek toplam GSYH içinde yüzde 30,7’lik bir paya ulaştı. Uluslararası ticaret dengesinde ise ithalat lehine bir tablo şekillendi. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatı hacim endeksi olarak yüzde 0,6 oranında azalırken, ithalat ise yüzde 4,6 oranında artış kaydetti. Cari GSYH bileşenleri arasında toplam ihracatın payı yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşirken, ithalatın payı yüzde 25,0 olarak öne çıktı.
İşgücü ödemelerinin katma değerdeki payı hafif geriledi
Gelir yöntemiyle yapılan gayrisafi yurt içi hasıla hesaplamalarında, üretimden elde edilen gelirin dağılımı netleşti. 2025 yılında toplam işgücü ödemeleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 40,0 oranında artış gösterirken, sermaye ve girişimci gelirini temsil eden brüt işletme artığı/karma gelir yüzde 41,3 oranında yükseldi. Ancak işgücüne yapılan ödemelerin cari gayrisafi katma değer içerisindeki payında küçük çaplı bir gerileme yaşandı. 2024 yılında yüzde 36,9 olan işgücü ödemelerinin payı 2025 yılında yüzde 36,6 seviyesine geriledi. Buna karşılık net işletme artığı ve karma gelirin payı 2024 yılındaki yüzde 43,3 seviyesinden 2025 yılında yüzde 44,3 seviyesine yükselerek büyümeden sermayenin aldığı payın arttığına işaret etti.




