Türkiye, yaz mevsimine girerken uzmanlardan peş peşe uyarılar gelmeye başladı. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini belirten bilim insanları, 2026 yazının son yılların en zorlu dönemlerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ile Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı, hem aşırı sıcaklıklar hem de artan orman yangını riski konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Uzmanlara göre özellikle temmuz ayının sonlarından itibaren Türkiye genelinde alışılmışın üzerinde sıcaklık değerleri görülebilir.

Temmuz sonrası rekor sıcaklıklar görülebilir

Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda daha net hissedildiğini belirterek bu yazın alışılmışın dışında geçebileceğini söyledi.

Kurnaz, özellikle temmuz ayının sonundan itibaren şimdiye kadar kaydedilmemiş düzeyde sıcaklıkların yaşanabileceğini ifade etti.

Uzmanlara göre risk yalnızca sıcaklıkla sınırlı değil. Yüksek sıcaklıkla birlikte nem oranının artması, insan sağlığı açısından çok daha büyük tehdit oluşturuyor.

Kurnaz, özellikle yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve çocukların bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğini belirterek sıcaklık ve nem birleşiminin ölümcül sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.

Asıl tehlike sıcaklık ve nem birleşimi

Uzmanlar, vatandaşların yalnızca termometrede görülen sıcaklık değerlerine odaklanmaması gerektiğini belirtiyor.

Prof. Dr. Levent Kurnaz, yüksek nem oranlarının insan vücudunun kendini serinletmesini zorlaştırdığını ve bunun ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.

2003 yılında Fransa’da yaşanan sıcak hava dalgasını hatırlatan Kurnaz, iki hafta içinde yaklaşık 17 bin kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı.

Benzer hava koşullarının farklı ülkelerde tekrar yaşanabileceğini belirten uzmanlar, özellikle sıcak hava dalgaları sırasında vatandaşların zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını, bol sıvı tüketmelerini ve güneşin en etkili olduğu saatlerde dikkatli davranmalarını öneriyor.

Yağışlar yangın riskini azaltmayabilir

Uzmanların dikkat çektiği bir diğer konu ise değişen yağış rejimi oldu.

Prof. Dr. Kurnaz'a göre gelecekte uzun süreli ve toprağı doyuran yağışların azalması bekleniyor. Bunun yerine kısa sürede çok yoğun yağış bırakan ve ardından yeniden sıcak havaya dönülen hava olayları daha sık görülebilir.

Bu durumun ormanlar açısından beklenen faydayı sağlamadığını belirten Kurnaz, toprağın yeterince nemlenememesi nedeniyle yangın riskinin devam ettiğini söyledi.

Özellikle kurak geçen dönemlerin ardından gelen kısa süreli sağanakların orman ekosistemini yeterince besleyemediğine dikkat çekiliyor.

Orman yangınlarında insan faktörü öne çıkıyor

Uzmanlara göre orman yangınları büyük ölçüde insan kaynaklı nedenlerle meydana geliyor.

Prof. Dr. Levent Kurnaz, vatandaşların yangın riskine karşı daha bilinçli davranması gerektiğini belirterek, dikkatsizliklerin büyük felaketlere yol açabildiğini söyledi.

Ormanların yalnızca doğal yaşam için değil, su kaynakları ve iklim dengesi açısından da hayati önem taşıdığını vurgulayan Kurnaz, toplumun yangınlara karşı daha fazla eğitim alması gerektiğini ifade etti.

Yangınla mücadelede yalnızca profesyonel ekiplerin değil, bilinçli vatandaşların da önemli rol oynayabileceğini belirten uzmanlar, afet gönüllülüğü sistemlerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor.

Yangın sezonu artık daha uzun sürüyor

Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı da son yıllarda yangın sezonunun belirgin şekilde uzadığına dikkat çekti.

Geçmiş yıllarda büyük yangınların daha çok temmuz sonu ve ağustos ayında görüldüğünü hatırlatan Kavgacı, artık haziran ayından kasım ayına kadar ciddi yangın riski yaşandığını belirtti.

Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu değişimin çok net hissedildiğini söyleyen Kavgacı, iklim değişikliğiyle birlikte yangın rejiminin de değiştiğini ifade etti.

Eskiden birkaç yüz hektarlık alanları etkileyen yangınların büyük felaket olarak değerlendirildiğini belirten uzmanlar, bugün binlerce hektarlık alanın zarar gördüğü yangınların yaşandığına dikkat çekiyor.

Ormanlar hızla kuruyor

Artan sıcaklıkların en büyük etkilerinden biri de ormanların daha hızlı nem kaybetmesi olarak gösteriliyor.

Prof. Dr. Ali Kavgacı, yüksek sıcaklık ve kurutucu rüzgarların etkisiyle bitki örtüsünün kolayca yanıcı hale geldiğini söyledi.

Kuruyan otlar, çalılar ve ağaçların yangının çok daha hızlı yayılmasına neden olduğunu belirten Kavgacı, özellikle rüzgarlı havalarda çıkan yangınların kontrol altına alınmasının son derece zorlaştığını ifade etti.

Uzmanlara göre büyük yangınların söndürülmesinde yalnızca insan gücü yeterli olmuyor. Hava sıcaklığının düşmesi, nem oranının yükselmesi ve rüzgarın etkisini kaybetmesi de mücadelede belirleyici rol oynuyor.

Kentten kıra taşınan nüfus risk oluşturuyor

Son yıllarda özellikle Ege Bölgesi'nde ormanlık alanlara yakın yerleşimlerin hızla arttığına dikkat çeken uzmanlar, bu durumun yangın riskini büyüttüğünü belirtiyor.

Prof. Dr. Kavgacı, kırsal yaşam deneyimi bulunmayan birçok kişinin ormanlık alanlara yakın bölgelerde yaşamaya başladığını ifade ederek, yangın farkındalığının artırılması gerektiğini söyledi.

Sigaraya bir zam daha: En ucuz paket 105 liraya yükseldi
Sigaraya bir zam daha: En ucuz paket 105 liraya yükseldi
İçeriği Görüntüle

Yangınların çoğunun kaynak makineleri, spiral kesiciler, mangallar ve benzeri ihmaller nedeniyle çıktığını belirten uzmanlar, vatandaşların özellikle sıcak ve rüzgarlı günlerde çok daha dikkatli davranması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: DHA