2Eeaad55 3B9C 4C49 8632 C61617501F85

Yunanlıların “Büyük Felaket” olarak adlandırdıkları 1922’deki geri çekilme ve bozgun döneminde askerlerin yanlarında götüremedikleri ya da hayatını kaybedenlerden kalan, çatışmalarda kullanılan 70 boş top mermisi kovanından oluşan koleksiyon paha biçilmez hale geldi. Üzerlerinde savaşın izlerinin yanı sıra sevgililere gönderilen mesajların da yer aldığı kovanları, Yunan askerlerinin torunları ciddi paralar teklif ederek satın almak istiyor. Ancak koleksiyonun sahibi İzmir Antikacılar Derneği Başkanı Cem Üsküp, bu objelerin o karanlık işgal günlerinin birer simgesi olarak Anadolu’da kaldığını belirterek teklifleri reddediyor. Üsküp, “Bir servet de verseler satmam mümkün değil” dedi.

E3Afb140 7Bbd 49Fa 952F 8018A92Cbf9C

Batı Anadolu’nun işgali döneminde Yunan askerleri, çatışmalarda kullanılan boş top mermisi kovanlarını toplayarak silindir biçimindeki pirinç kovanları cephe gerisindeki ustalara ve sanatkârlara işletti. Kovanların üzerinde çok farklı işlemeler görülüyor. Kimisinin üzerinde çatışmanın geçtiği yerin adı, kimilerinde Yunanlıların milli kahraman olarak gördüğü 1821 isyanının liderlerinden Kolokotronis gibi isimler, dönemin liderleri ya da Kral Konstantin’in tasviri yer alıyor. Bazılarında çiçekler, kuşlar, böcekler ve çeşitli figürler bulunurken, bazı Yunan askerlerinin ise sevgililerine mesajlarını bu kovanların üzerine işlettiği dikkat çekiyor.

“BÜYÜK FELAKET” DİYORLAR

İzmir Antikacılar Derneği Başkanı Cem Üsküp, Yunan işgal döneminin 15 Mayıs 1919’dan Eylül 1922’ye kadar sürdüğünü belirterek, “Yunanlılar, Küçük Asya Harekâtı’nın kendileri açısından felaketle sonuçlanması nedeniyle bu dönemi ‘Katastrofi’, yani ‘Büyük Felaket’ olarak adlandırıyor. Yunanlılar, Çanakkale’den Afyon’a kadar uzanan Batı Anadolu coğrafyasına Küçük Asya diyorlar. Bu, antik çağlardan gelen bir adlandırma. Onların ifadesiyle ‘Mikrasya’. Megali İdea hedefleri de bu alanlara hâkim olup Büyük Yunanistan’ı kurmaktı” dedi.

819D5E7B 2F99 4E6F B434 06E4Fd098B4A

CEPHE HATIRASINA DÖNÜŞTÜ

İşgal döneminde Yunan askerlerinin çatışmalarda kullanılan boş top mermisi kovanlarını topladığını anlatan Üsküp, “Silindir biçimindeki pirinç kovanları cephe gerisindeki ustalara ve sanatkârlara işletiyorlar. Bunları işleyenler askerler arasındaki sanatkârlar olabildiği gibi yerel bakırcılar da olabiliyor. Kovanların üzerinde çok farklı işlemeler görüyoruz. Kimisinin üzerinde çatışmanın geçtiği yerin adı bulunuyor. Kimilerinde Yunanlıların milli kahraman olarak gördüğü, 1821 isyanının liderlerinden Kolokotronis gibi isimler, o günün liderleri ya da Kral Konstantin’in tasviri yer alıyor. Bazılarında çiçekler, kuşlar, böcekler ve çeşitli figürler bulunuyor. Bazı Yunan askerleri ise sevgililerine mesajlarını bu kovanların üzerine işletmiş” diye konuştu. Üsküp, bu geleneğin yalnızca Yunan askerlerine özgü olmadığını belirterek, “Bu aslında bütün dünyada görülen bir cephe hatırası sanatı. Bizde de var. Türk askerlerinin özellikle Çanakkale Savaşı sırasında yaptığı benzer örnekler bulunuyor. Ancak Yunan askerlerinde bunun çok daha yaygın olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

75Cd8F9F 123C 4E3A Bbb2 6Eedc46F1Ad8

30 YILDA 70 ÖRNEK

Yaklaşık 30 yıldır kovanları topladığını anlatan Üsküp, “Ben yaklaşık 30 yıldır bunları topluyorum ve 70 örneğe ulaştım. Yunanlıların ‘Büyük Felaket’ olarak adlandırdıkları 1922’deki geri çekilme ve bozgun döneminde askerlerin yanlarında götüremedikleri ya da hayatını kaybedenlerden kalan bu objeler, bizim için o karanlık işgal günlerinin birer simgesi olarak Anadolu’da kaldı” dedi. Koleksiyonundaki parçaların nasıl kendisine ulaştığını da anlatan Üsküp, “Bunları nereden buluyorum? Eski İzmir evlerinden çıkıyor. Bazen meraklılardan ve obje koleksiyoncularından bana intikal ediyor. Tüm Ege’den zaman zaman benzer örnekler çıkıyor. Antika eşya toplamaya başladığınız zaman kimin ne topladığı bilinir. İzmir’den ve işgalin yaşandığı farklı bölgelerden Yunan askerlerinden kalan, vazo ya da kupa diyebileceğimiz bu örnekler çıktığı zaman haberim oluyor. Bir şekilde satın alıp koleksiyonumuza katıyoruz” dedi.

0118715D D07A 4F50 8836 22530C049B6A

Mansur Yavaş Kılıçdaroğlu'nun davetine katılmayacak!
Mansur Yavaş Kılıçdaroğlu'nun davetine katılmayacak!
İçeriği Görüntüle

AYNI MERMİLERLE SAVAŞTILAR

Kovanların bugün tarihî birer obje ve koleksiyon ürünü olduğunu belirten Üsküp, “Bir evde dekoratif obje olarak bulunabilir ya da benim yaptığım gibi yan yana sıralanarak koleksiyon haline getirilebilir. Rum kültürüyle ya da Milli Mücadele ile ilgili koleksiyonlarda da yer alabilir. Sonuçta bunlar tarihî objeler ve koleksiyon ürünleri” dedi. Kovanlarla ilgili dikkat çekici bir ayrıntıya da değinen Üsküp, “Bu kovanların enteresan bir özelliği daha var. Milli Mücadele’de Türk ve Yunan orduları aynı marka Schneider top mermilerini kullanmış. Yani iki ordu da birbirine aynı tür mermilerle ateş ediyor. Bu da enteresan ve ironik bir durum.

258C66C0 716D 4Fe4 A181 D41682Aea764

İŞGAL GÜNÜNÜN HATIRASI

Koleksiyonundaki en özel kovanlardan birini gösteren Üsküp, “Elimdeki örneklerden anlamı en özel olanlardan bir tanesi bu. Kovanın ana ekseninde bir lir görüyoruz. Lir, Antik Yunan’da Ionia’nın, yani Ege Bölgesi’nin simgelerinden biri. Üzerinde Yunanca bir not bulunuyor. ‘2 Mayıs 1919’ tarihi yazılı. Yazının tercümesi ise ‘Helenlerin İzmir zaferi hatırası’ anlamına geliyor. 2 Mayıs onların kullandıkları takvimde, bizim takvimimizde 15 Mayıs’a denk geliyor. Yani İzmir’in işgal edildiği günün hatırası olarak yapılmış” dedi. Kovanın hikâyesini anlatan Üsküp, “Bu kovanı yaptıran da Artis gemisinde görevli Hristoforos isimli bir Yunan subayı. İzmir’in işgaline gelen gemilerden Artis’te görevli bu subayın, 15 Mayıs’ı o gün kendileri açısından bir zafer olarak görerek hatırasına yaptırdığı bir obje” diye konuştu.

Üsküp sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak çok şükür ki üç yılın sonunda onlar açısından ‘Katastrofi’, yani ‘Büyük Felaket’ oldu; bizim açımızdan ise Büyük Zafer’le sonuçlandı. Bu toprakları terk ederken geride bıraktıkları bir nişane olarak bugün benim koleksiyonumda yer alıyor.”

8D648E07 Ad6F 4Cf3 A19D 10D740C53B02

SERVET VERSELER SATMAM

Koleksiyonundaki yaklaşık 70 parçaya Yunanistan’dan da yoğun ilgi olduğunu anlatan Üsküp, Yunan müşterileri ve dostları arasında bu kovanları satın almak isteyenlerin bulunduğunu söyledi.

Üsküp, “Koleksiyonumda bugün yaklaşık 70 örnek var. Oldukça fazla Yunan müşterim ve dostum var. Gelip giden, yıllardır alışveriş ettiğimiz insanlar var. Bunları almak isteyen çok kişi oluyor. Çok ciddi rakamlar teklif ettiler. Bir servet de verseler satmam mümkün değil” dedi. Koleksiyonundan bazı parçaları Türkiye’deki müze ve kent arşivlerine verdiğini belirten Üsküp, “Birkaç örneğini müzelere ve kent arşivlerine verdim. Ödemiş Kent Arşivi’nde örnekleri var. Turgutlu’da da var. Kamuya ait birkaç yere daha örnek verebilirim. Ama karşı kıyıya verme ihtimalimiz yok” ifadelerini kullandı. Üsküp, kovanların Anadolu’da kalması gerektiğini vurgulayarak, “Bunları toplayıp bizim zaferimizin birer nişanesi, onların da ‘Büyük Felaket’ olarak adlandırdığı dönemin birer nişanesi olarak burada tutmak ve sergilemek gerektiğini düşünüyorum” dedi.

ATALARIMIZA KARŞI ÖDEVİMİZ

Bugüne kadar çok sayıda Milli Mücadele sergisi açtığını belirten Üsküp, “İzmir’de ve Ege Bölgesi’nin birçok yerinde bunları teşhir ediyorum ve gelenlere anlatıyoruz. İşgal yıllarını objeler üzerinden anlatmanın özellikle öğrenciler ve sergiyi gezen insanlar üzerinde çok daha etkili olduğunu düşünüyorum. İnsan o dönemde kullanılan süngüyü, tüfeği, alınan madalyaları, üniformaları ya da bu kovanları gördüğü zaman öğrendiklerini pekiştiriyor” diye konuştu. Tarihî objelerin özellikle çocukların Milli Mücadele’yi anlamaları açısından önemli olduğunu vurgulayan Üsküp, “Bir sergiyi yalnızca yazıları okuyarak gezmek yerine o dönemin ürünlerini ve orijinal objelerini görmek, anlatılanların akılda kalıcılığını artırıyor. Özellikle çocukların o günleri unutmaması, Milli Mücadele’nin hangi zorluklarla kazanıldığını hatırlaması açısından bunların önemli olduğunu düşünüyorum. Ben de bunu bir nevi atalarımıza karşı ödevimiz, aynı zamanda bir kamu görevi olarak görüyorum. Zaman zaman elimden geldiğince bunu yerine getirmeye çalışıyorum” dedi.

Muhabir: İNCİ ONGUN