10 Ekim Barış Derneği, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında getirilen eylem ve etkinlik yasakları nedeniyle bu ay 10 Ekim Ankara Gar Katliamı anmasını İzmir'de gerçekleştirdi. Derneğin her ay düzenli olarak yaptığı anma programının 129'uncusu, Alsancak Garı karşısındaki 10 Ekim Anıtı önünde yapıldı.

Anmaya katılan yurttaşlar, "Barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" mesajı verirken, basın açıklamasını 10 Ekim Barış Derneği Eş Başkanı İshak Kocabıyık okudu.

"NATO demek savaş, yıkım ve yoksulluk demek"

Konuşmasına Ankara'daki yasaklar nedeniyle bu ayki anmayı İzmir'de gerçekleştirdiklerini belirterek başlayan Kocabıyık, NATO'yu şöyle sözlerle eleştirdi.

"NATO kurulduğu günden beri bir savaş örgütüdür. NATO'nun bastığı yerde ölüm bitmiyor. NATO demek savaş demek, halkların birbirine boğazlatılması demek, yıkım demek, yoksulluk demek. Halklara, işçilere ve emekçilere ölümden başka hiçbir şey getirmedi. NATO'ya karşı çıkmak aynı zamanda IŞİD'e karşı çıkmaktır. Katliamlara, savaşa ve zulme karşı çıkmaktır. Bu yüzden barışı savunuyoruz, bu yüzden NATO'ya karşıyız."

Whatsapp Image 2026 07 10 At 10.04.38

"129 aydır adalet mücadelesi veriyoruz"

129 aydır her ayın 10'unda adalet talebini yinelediklerini söyleyen Kocabıyık, katliam davasının son duruşmasında yaşananlara da değindi. Mahkemeye getirilen IŞİD sanığının duruşmada söylediği "Başınız sağ olsun" sözlerine tepki gösteren Kocabıyık, yargılama sürecinde devletin sorumluluğunun ortaya çıkarılmadığını savundu.

Göztepe savunmaya tecrübeyi getirdi: Noah Sonko Sundberg resmen imzaladı
Göztepe savunmaya tecrübeyi getirdi: Noah Sonko Sundberg resmen imzaladı
İçeriği Görüntüle

"Biz de kendisine 'Keşke bu pişmanlığı 11 yıl önce gösterseydin de bu katliam yaşanmasaydı' dedik. Mahkeme heyeti buna bile tahammül edemedi. Ama biz 10 yıllık yargılama sürecinde neler yaşandığını biliyoruz. On yıldır yapılan tek şey devletin bu katliamdaki sorumluluğunu örtmeye çalışmak oldu. Gerçek sorumlular ortaya çıkarılmadı. Bizim için adalet henüz sağlanmış değil. On yıldır nasıl direndiysek bundan sonra da barış ve adalet mücadelesini sürdüreceğiz. Bizim yaşadığımız ömür, katledilen 104 arkadaşımızdan bize kalan bir emanettir. O emaneti adalet ve barış mücadelesiyle geleceğe taşıyacağız."

Whatsapp Image 2026 07 10 At 10.07.42 (1)

Davada ne oldu?

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamla ilgili Gaziantep Emniyet Müdürlüğü görevlileri hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin yeni gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.

Komisyonun açıklamasına göre, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesi gerektiğine karar vermesine rağmen, savcılık 17 Haziran 2026 tarihinde emniyet görevlileri hakkında zamanaşımı gerekçesiyle "soruşturma yapılmasına yer olmadığına" (SYOK) karar verdi.

Karara tepki gösteren Komisyon, kamu görevlilerine ilişkin sorumluluğun örtbas edildiğini savunarak şu açıklamayı yaptı:

"Kamu görevlilerine hiçbir kusur atfedilemeyeceğini iddia eden Savcılık, görevi ihmal iddiaları yönünden zamanaşımının dolduğunu ileri süren bir karara imza atmıştır. Savcılık; yıllarca adliye koridorunda kaybedilen, sonra şans eseri bulunduğunda da üstü örtülmek istenen bu dosya için her zaman elverişli olan o sığınağa arkasını yaslamıştır: Zamanaşımı!

Soruşturmanın en başından bu yana, faillerin sadece mahkemede yargılananlardan ibaret olmadığını; katliam yolunu açan ve onları görmezden gelen kamu görevlileri sayesinde katliamları gerçekleştirebildiklerini söyledik. Ve söylemeye devam ediyoruz: 10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz!

Sivas'tan Ankara'ya 30 yıldır süren bu yargı pratiği; yalnızca failleri aklamanın bir yolu değil, aynı zamanda iktidarların, kendi tahakkümleri için organize edilen katliamlar silsilesini de aklamanın bir parçasıdır. Katliamlarda sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanmasının sağlanması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha saygıyla duyururuz."

Komisyonun aktardığı bilgilere göre, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı'ndan dört yıl sonra, 2019'da Ankara Adliyesi'ne bırakılan dokuz klasör belgeyle saldırı sanıkları Yakub Şahin ve Hüseyin Tunç hakkında saldırıdan günler önce yürütülen soruşturmalar ortaya çıktı. Belgelerde, Nizip Emniyet Müdürlüğü'nün 2 Ekim 2015 tarihinde Gaziantep Emniyeti'ni şüpheliler hakkında uyardığı, buna rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığı belirtildi.

Bunun üzerine yaşamını yitirenlerin yakınları, yaralananlar ile mitingi düzenleyen KESK, DİSK, TMMOB ve TTB adına Gaziantep Emniyet Müdürlüğü görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Ön inceleme raporunda, saldırının faillerinden Yakub Şahin'in katliamdan üç gün önce teknik takibe alındığı ancak yakalanmadığı da yer aldı.

Gaziantep Valiliği iki kez soruşturma izni vermedi. Her iki karar da Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırılarak kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmedildi. Buna rağmen soruşturma sürecinin ilerlemediği belirtildi.

Kaynak: özge uyanık