SİNAN GENÇ/ Bugün kirlilik, sığlaşma ve ekolojik sorunlarla gündemde olan İzmir Körfezi’nin geçmişine ışık tutan 300 yıllık tarihi belge gün yüzüne çıktı. İzmirli araştırmacı Bedri Cumhur Doğu’nun çalışmalarıyla ortaya çıkarılan belgeler, dünyanın en önemli bilim insanlarından biri kabul edilen Edmond Halley’nin bilimsel katkılarıyla hazırlanan 1728 tarihli İzmir Körfezi haritasını yeniden gündeme taşıdı. Halley Kuyruklu Yıldızı’na adını veren İngiliz astronom, matematikçi ve fizikçi Edmond Halley’nin adıyla anılan bu çalışma, İzmir’in yanı sıra Tunus, İskenderun gibi önemli Akdeniz limanlarının da yer aldığı “Atlas Maritimus & Commercialis” adlı tarihi deniz atlasında bulunuyor.
Halley’in rolü: Bilimsel doğrulama ve harita üretimi
Bedri Cumhur Doğu’nun aktardığı bilgilere göre, 18. yüzyıl başlarında İngiltere’de denizcilik haritaları farklı kaynaklardan toplanan bilgilerle hazırlanıyordu. İngiltere Kraliyet çevreleri, coğrafyacılar ve dönemin önemli haritacıları; Akdeniz’de faaliyet gösteren İngiliz tüccarların, Kraliyet Donanması kaptanlarının ve Doğu Akdeniz’e (Levant) sefer yapan denizcilerin hazırladığı seyir defterlerini, derinlik ölçümlerini (iskandil verileri) ve taslak haritaları bir araya getirerek kapsamlı deniz atlasları oluşturuyordu. Bu süreçte John Senex ve Nathaniel Cutler gibi dönemin önemli kartografları görev alırken, Edmond Halley ise atlasın bilimsel altyapısında yer alan isimlerden biri oldu. Halley’nin katkısı; haritaların matematiksel hesaplamaları, astronomik ölçümler ve projeksiyon doğrulamaları üzerine yoğunlaştı.
Gökyüzünü inceleyen deha denizlere de ışık tuttu
Edmond Halley, bilim tarihinde daha çok kendi adıyla anılan Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dönüşünü hesaplamasıyla biliniyor. Ancak Halley aynı zamanda güçlü bir matematikçi, fizikçi, astronom ve deniz bilimleri araştırmacısıydı. Döneminin denizcilik sorunlarına bilimsel çözümler geliştiren Halley, özellikle konum belirleme, manyetik sapmalar ve astronomik ölçümler üzerine çalışmalar yaptı. Bu nedenle 1728 tarihli Atlas Maritimus & Commercialis, yalnızca bir deniz haritası değil; dönemin bilimsel yöntemlerinin, ticari ihtiyaçlarının ve denizcilik bilgisinin birleştiği önemli bir eser olarak kabul ediliyor.
300 yıl önceki İzmir Körfezi haritada yaşıyor
Tarihi atlas içerisinde yer alan “The Gulf of Smyrna” başlıklı İzmir Körfezi haritası, kentin 18. yüzyıldaki görünümünü ortaya koyuyor.
Haritada İzmir ve çevresindeki bazı bölgeler dönemin isimleriyle yer alıyor:
- The Gulf of Smyrna: İzmir Körfezi
- C. Babernoll: Karaburun Burnu
- Long I.: Uzunada
- Partridge I.: Hekim Adası
- R. Hermes (River Hermus): Gediz Nehri
Harita, yalnızca geçmişteki kıyı çizgisini değil, İzmir’in Akdeniz ticaretindeki stratejik konumunu da belgeliyor.
Gediz’in Körfez üzerindeki etkisi 300 yıl önce kayıt altına alındı
Haritanın en dikkat çekici bölümü ise Gediz Nehri ile ilgili. 1728 tarihli belgede River Hermus olarak gösterilen Gediz Nehri’nin, bugünkü Mavişehir ve Çiğli açıklarına döküldüğü görülüyor. Gediz’in taşıdığı alüvyonların zaman içinde İzmir Limanı’nın dolmasına ve Körfez’in sığlaşmasına neden olabileceği, geçmişte de kentin en önemli coğrafi sorunlarından biri olarak değerlendirildi. Bu nedenle 1886 yılında büyük bir mühendislik çalışması gerçekleştirilerek Gediz Nehri’nin yatağı değiştirilmiş ve nehir Foça yönüne yönlendirilmişti.
Liman dolmasın diye nehrin yatağı değiştirilmişti
Haritadaki en çarpıcı detay Gediz Nehri (River Hermus) ile ilgili. 1728 yılında nehir, doğrudan bugünkü Mavişehir ve Çiğli açıklarına akıyordu. Nehrin taşıdığı alüvyonlar zamanla İzmir Limanı’nı doldurma ve körfezi kapatma noktasına getirdi. Dönemin yöneticileri, limanın işlevini kaybetmesini önlemek adına 1886 yılında devasa bir mühendislik hamlesiyle nehrin yatağını bugünkü Foça yönüne doğru kaydırdı.
Gediz’in Körfez üzerindeki etkisi 300 yıl önce kayda geçti
Tarihi belgede en dikkat çekici ayrıntılardan biri Gediz Nehri’nin eski yatağı. Haritada River Hermus olarak gösterilen Gediz Nehri’nin, 1728 yılında bugünkü Mavişehir ve Çiğli açıklarına ulaştığı görülüyor. Gediz’in taşıdığı alüvyonların zaman içerisinde İzmir Körfezi’nde dolmaya ve özellikle liman bölgesinde sığlaşmaya neden olması, kentin geçmişten bugüne karşı karşıya kaldığı en önemli doğal sorunlardan biri oldu. Bu nedenle Osmanlı döneminde büyük bir mühendislik çalışması gerçekleştirilerek 1886 yılında Gediz Nehri’nin yatağı değiştirilmiş ve nehir Foça yönüne aktarılmıştı. Amaç, İzmir Limanı’nın dolmasını önlemek ve ticari işlevini korumaktı.
Tarihi harita bugünün Körfez tartışmalarına ışık tutuyor
Bugün İzmir Körfezi’nin temizlenmesi, su kalitesinin artırılması ve ekolojik dengenin korunması için çalışmalar sürerken, 300 yıllık bu atlas geçmiş ile bugün arasında önemli bir bağ kuruyor. Bedri Cumhur Doğu’nun ortaya çıkardığı belgeler, İzmir Körfezi’nin yalnızca yerel bir doğal alan değil, yüzyıllardır dünya ticaret ve bilim tarihinin önemli merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor. Halley’in bilimsel katkılarıyla hazırlanan bu tarihi çalışma, İzmir’in geçmişini anlamak ve geleceğine dair doğru adımlar atmak açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Yıldızları çözen bilim insanı: Edmond Halley kimdir?
Edmond Halley (1656-1742), bilim tarihinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kendi adıyla anılan Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dönüşünü hesaplayan bilim insanı olan Halley, Isaac Newton’un yerçekimi kanunlarını anlattığı “Principia Mathematica” adlı eserinin yayımlanmasına da büyük katkı sağladı. Newton’un çalışmalarına inanan Halley, kitabın basım maliyetini karşılayan isimlerden biri oldu. Astronomi dışında matematik, fizik, meteoroloji ve denizcilik alanlarında da çalışmalar yapan Halley, bilimin farklı alanlarını bir araya getiren çok yönlü bir bilim insanı olarak tarihe geçti. 1728 tarihli Atlas Maritimus & Commercialis ise onun doğrudan çizdiği bir harita olmasa da, matematiksel ve bilimsel katkılarıyla şekillenen, dönemin dünya denizciliğini belgeleyen önemli eserlerden biri olarak bugün İzmir’in geçmişine ışık tutuyor.










