Küresel iklim krizinin ve plastik kirliliğinin deniz ekosistemleri üzerindeki yıkıcı etkileri her geçen gün artarken, yeni nesillere çevre farkındalığı aşılamak adına yerel düzeyde yürütülen sivil inisiyatif projeleri büyük bir önem kazanıyor. Ege'nin en temiz deniz ekosistemlerine ev sahipliği yapan İzmir'in Karaburun ilçesi, sıra dışı bir çevre ödüllendirme organizasyonuna sahne oldu. Dünya Çevre ve Dünya Okyanus günleri kapsamında, kentsel altyapının yoğun olduğu Karşıyaka Eren Şahin Eronat Ortaokulu öğrencilerine yönelik kapsamlı bir farkındalık kampanyası başlatıldı. Karaburun Dalış Merkezi eğitmeni Arzu Arslan, çocukların plastiklerin deniz canlılarına verdiği zararları sadece kitaplardan okumakla kalmaması, doğanın kalbinde bizzat deneyimlemesi amacıyla bütüncül bir çevre eğitimi programı tasarladı.
Projenin lojistik ve teorik altyapısı, çocukların dijital dünyadaki öğrenme alışkanlıklarına uygun olarak kurgulandı. Uluslararası düzeyde kabul gören tescilli bir çevre izleme müfredatını çevrimiçi platformlar üzerinden tamamlayan öğrenciler, kazandıkları bilgileri pratik sahada da uygulamaya döktü. Okul çevrelerinde, sokaklarda ve parklarda seferberlik ilan ederek atık toplayan öğrencilerin gösterdiği üstün performans, projeye olan kurumsal katılımı bir anda tırmandırdı. Kampanyaya katılan 300 istekli öğrenci arasından gerçekleştirilen şeffaf kurumsal çekilişin ardından, şanslı çocuklara hayatları boyunca unutamayacakları bir su altı lojistik tescil ödülü sunulacağı ilan edildi.
Üç yüz öğrenci arasından seçilen şanslı çevreciler bodrum koyunda sahaya indi
Teorik derslerin ve sokaklardaki atık toplama mesailerinin tamamlanmasının ardından, Karaburun Dalış Merkezi koordinesinde büyük heyecanla beklenen kura tescil aşamasına geçildi. Çekiliş sonucunda ödül almaya hak kazanan şanslı çocuklardan 2 öğrenci tüplü, 4 öğrenci ise özel kıyafetlerle su yüzeyinde süzülmeyi sağlayan deniz kızı dalışı hakkı elde etti. Profesyonel rehberler eşliğinde Karaburun’un ünlü Bodrum Koyu’na getirilen çevre elçileri, dalış öncesinde ekipman kullanımı, su altı haberleşme işaretleri ve basınç dengeleme teknikleri gibi hayati konularda hızlandırılmış bir temel eğitim aldı.
Maskelerini ve paletlerini kuşanarak eğitmenlerin gözetiminde berrak sulara kendilerini bırakan çocuklar, Ege'nin zengin biyoçeşitliliğiyle saniyeler içinde yüzleşti. Rengarenk deniz iğneleri, balık sürüleri ve deniz çayırları arasında serbestçe süzülen çocukların bu ilk deneyimi, su altı kameraları tarafından da siber arşivlere eklenmek üzere saniye saniye kaydedildi. Ancak çocukların su altındaki mesaisi sadece manzara izlemekle sınırlı kalmadı; teoride öğrendikleri kirlilik gerçeğini kayaların arasında gören minik dalgıçlar, anında refleks göstererek deniz tabanındaki plastik çöpleri ve poşetleri tek tek toplayıp yanlarındaki lojistik filelere doldurdu.
İnsan tanıdığı ve bağ kurduğu ekosistemi korumak için isyan eder
Etkinliğin fikir mimarı olan ve çocukların çevre farkındalığını üst seviyeye çıkarmak için tüm imkanlarını seferber eden dalış eğitmeni Arzu Arslan, organizasyonun ardından yaptığı değerlendirmede eğitim metodolojisinde yaşanarak öğrenmenin gücüne değindi. Sadece sınıfta verilen kuramsal bilgilerin kalıcı bir davranış değişikliği yaratmakta yetersiz kaldığını savunan Arslan, "Öğrencilere plastik atıkların denizlere, denizlerdeki canlılara verdiği zararı anlattım. Teoride anlattık ancak insan tanıdığını sever ve sevdiğini korur diyerek onları su altında gerçeklikle buluşturmak istedim. Onlara da güzel bir karne hediyesi oldu. İleride yaşadıklarını diğer arkadaşlarına anlatarak bu farkındalığı daha fazla kişiye yayabilirler" diyerek projenin kentsel diplomasi boyutuna vurgu yaptı.
Plastiklerin mikro parçacıklara ayrılarak besin zinciri vasıtasıyla insan sofralarına kadar geri döndüğü tehlikesine işaret eden Arslan, geleceğin tescilli koruyucularının bugünün çocukları olduğunu belirtti. Merkezin sahibi ve tecrübeli eğitmen Hamdullah Aras da çocukların gözlerindeki mutluluğun kendileri için en büyük kurumsal kazanç olduğunu söyleyerek doğaya sahip çıkan bir neslin yetişmesine katkı sunmaktan gurur duyduklarını ifade etti.
Deniz canlılarının evini kirleten insanlığa karşı çocuklardan temiz dünya çağrısı
Mavi derinliklerden çıktıktan sonra duygularını ve su altındaki gözlemlerini büyük bir heyecanla paylaşan çocukların anlatımları ise büyüklere adeta bir insanlık dersi niteliğindeydi. Tüplü dalış ekipmanlarıyla derinlere inerek deniz yaşamını tescilleyen öğrencilerden Yağız Süllü, balıklarla omuz omuza yüzmenin yarattığı adrenalini aktarırken bir diğer çevre ödüllü öğrenci Duru Erdemir ise şu tarihi uyarıyı yaptı:
"Bir sürü balık gördüm. Bir sürü hayvanla birlikte yüzdüm. Suda birkaç poşet gördük. Onları da topladık, denizler kirlenmesin, hayvanlar zarar görmesin, daha temiz bir dünyamız olsun diye. İnsanlar çevreye o kadar fazla atık atıyor ki denizde bile bir sürü geri dönüştürülebilen atık oluyor. Hiç atmamalıyız aslında. Hiç atmayarak çevremizi daha temiz tutarız. Canlılara zarar vermemeliyiz." Özel kuyruklarla su üstünde süzülerek deniz kızı dalışı gerçekleştiren Defne Futacı da denizlerin altındaki bu mucizevi dengenin korunması adına tüm akranlarını ve yetişkinleri daha sorumlu davranmaya davet etti.




