Sinema dünyasında fırtınalar estiren ünlü yönetmen Christopher Nolan'ın son yapıtı The Odyssey, beyaz perdeye adım attığı ilk hafta sonunda 264,1 milyon dolarlık devasa bir küresel hasılata ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Ancak filmin yarattığı bu devasa ticari ve sanatsal etki, sinema salonlarının sınırlarını aşarak insanlık tarihinin en büyük edebi mirasına uzandı. Yaklaşık 3 bin yıl önce kaleme aldığı ölümsüz destanlarla insanlık tarihine yön veren büyük ozan Homeros, filmin yakaladığı bu ivmeyle birlikte yeniden dünya entelektüel kamuoyunun ana gündem maddesi haline geldi. Yüzyıllardır felsefenin ve edebiyatın temel taşlarını oluşturan kader, kimlik, sadakat ve seçim gibi kavramları insanlığın hafızasına kazıyan ozanın gerçekte kim olduğu ve hangi coğrafyada nefes aldığı sorusu bir kez daha tırmanışa geçti. Antik kaynaklarda geçen bilgiler doğrultusunda, edebiyat tarihçileri ve arkeologlar büyük ozanın Batı Anadolu’da, antik çağdaki adıyla Smyrna yani bugünkü İzmir’de yaşadığı yönündeki tarihsel tezleri yeniden masaya yatırdı.

Klaros Antik Alanı’ndaki benzersiz buluntu İzmir’in iddialarını güçlendiriyor
Büyük ozanın Ege kıyılarıyla ve İonia uygarlığıyla olan kopmaz bağını kanıtlayan en somut ve heyecan verici arkeolojik veri, İzmir'in Menderes ilçesi sınırlarında yer alan Klaros Antik Alanı’nda gün ışığına çıkarıldı. Antik kehanet dünyasının en önemli üç Apollon merkezinden biri sayılan Klaros'taki geçmiş dönem kazılarında bulunan ve M.Ö. 2'nci yüzyıla tarihlendirilen dev eser, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı. Günümüzde İzmir Kültür Sanat Fabrikası bünyesindeki Troya Savaşı temalı özel bölümde ziyaretçilerin odak noktası olan bu Homeros heykeli, dünyadaki diğer benzerlerinden son derece radikal bir farkla ayrılıyor. Roma ve Yunan coğrafyasındaki diğer antik kentlerde sadece büst veya baş betimlemeleri şeklinde korunan örneklerin aksine, İzmir’de sergilenen bu eser baştan ayağa bütünsel bir portre heykeli olma özelliğini taşıyor. Sanat tarihçileri, eserin stilistik detaylarını incelediklerinde Klaros'taki Apollon Klarios Tapınağı'nda yer alan devasa Apollon, Artemis ve Leto kült heykelleriyle büyük bir işçilik benzerliği tespit etti. Bu durum, heykellerin aynı usta ellerden ve aynı heykeltıraşlık atölyesinden çıktığı tezi üzerinde uzmanları birleştiriyor.
Kazı başkanı bilimsel verilerle tarihsel bağı doğruluyor
Son iki yıldır Saya Holding'in ana sponsorluğunda ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi izinleriyle yürütülen Klaros Kazısı’nın başındaki isim olan Doç. Dr. Onur Zunal, alanda elde edilen verilerin büyük ozanın kentle olan bağını şüpheye yer bırakmayacak şekilde desteklediğini vurguluyor. Ele geçen bütünü korunmuş heykelin benzersiz niteliklerine dikkat çeken Kazı Başkanı Doç. Dr. Zunal, eserin antik çağdaki imalat teknikleri ve sanatsal üslubu açısından tapınaktaki ana tanrı heykelleriyle birebir aynı atölye imzasını taşıdığını aktardı. Alandaki epigrafik metinlerin ve diğer arkeolojik verilerin Ege'nin bu yakasını işaret ettiğini belirten Zunal, bu nadide eserin Homeros’un İonia dünyasına aidiyetini gösteren en güçlü kanıtlar arasında bulunduğunu ifade etti. Öte yandan, tarih ve kültür meraklıları için müzedeki orijinal eserin yanı sıra, Menderes’teki kazı alanında kurulan arkeopark bünyesinde heykelin birebir ölçülerdeki özel mulajı da ziyaretçilerin seyrine sunuluyor.




