Denizlerde balık popülasyonunun korunması ve deniz ekosisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla her yıl 15 Nisan tarihinde uygulanan av yasağında sona yaklaşılıyor. 1 Eylül itibarıyla yeniden denizlere açılacak olan balıkçılar, Ege’nin bereketli sularına vira demeden önceki son hazırlıklarını İzmir’in Güzelbahçe Balıkçı Limanı’nda aralıksız sürdürüyor. Sezonun açılmasına sayılı günler kala limandaki hareketlilik en üst seviyeye çıkarken, tekne sahipleri ve tayfalar karada yürüttükleri zorlu mesaide teknelerin motorlarından yıpranan ağların ilmeğine kadar her ayrıntıyı titizlikle gözden geçiriyor.
Güzelbahçe Limanı'nda hummalı bakım ve onarım çalışması
Yasağın başladığı günden itibaren karaya çekilen teknelerin bakımı, yeni sezonda denizcilerin can ve mal güvenliğini doğrudan etkiliyor. Limanda yürütülen hummalı çalışmalarda teknelerin ahşap ve metal aksamlarında biriken kabuklular temizlenip raspa işlemleri yapılırken, gövde boyaları yenileniyor. Denize indirilecek teknelerin motor donanımları, halat sistemleri ve makaraları baştan sona elden geçiriliyor. Zorlu kış şartlarında ve açık denizde sorun yaşamamak adına 15 Nisan’dan bu yana karadaki mesailerine devam eden denizciler, teknelerini denize indirmeden önce kısa bir dinlenme molası vermeyi planlıyor.
Ağ tamiratı büyük sabır ve ustalık gerektiriyor
Hazırlıkların en meşakkatli boyutunu ise deniz altındaki kayalara takılarak yırtılan ya da akıntının etkisiyle deforme olan ağların onarımı oluşturuyor. Güneş altında saatlerce oturarak ağ ilmeklerini tek tek yenileyen ustalar, maliyetleri son derece yüksek olan balıkçılık ağlarını çöpe atmak yerine sabırla ilmek atarak kullanıma hazır hale getiriyor. Yunusların avlanma esnasında açtığı yırtıklar, taşlık alanlarda meydana gelen deformasyonlar ve insan hataları nedeniyle zarar gören malzemeler, tecrübeli ellerde yeniden hayat buluyor. Ağların uzun ömürlü olması için doğrudan güneş ışığından korunması gerektiğini vurgulayan ustalar, yapılan bu incelikli işin geleneksel bir zanaat niteliği taşıdığını dile getiriyor.
Geçen sezonun zararları yeni sezonda telafi edilecek
Geçtiğimiz av sezonunda denizlerde yaşanan rekolte bolluğuna rağmen pazar ve dağıtım zincirinde yaşanan tıkanıklıklar üreticinin yüzünü güldürmemişti. Balık miktarının fazlalığına karşın hallerde ve soğuk hava depolarında yaşanan doluluk, fiyatların düşmesine ve ürünün tüketiciye taze ulaştırılmasında aksamalara yol açmıştı. Aynı zamanda Karadeniz’de yaşanan hamsi bolluğu, Ege deniz ürünlerine olan talebi bir miktar baskılamıştı. Bu yıl Karadeniz’de palamut beklentisinin yüksek olması nedeniyle Ege bölgesine özgü balık türlerine olan ilginin artacağı tahmin ediliyor. Yaklaşan yeni dönemde özellikle sardalya, istavrit ve uskumru avcılığından yüksek verim alınması hedefleniyor.
Sektörde yetişecek yeni nesil tayfa bulunamıyor
Sektörün geleceğini tehdit eden en büyük unsurlardan biri ise genç kuşakların balıkçılık mesleğine ilgi göstermemesi olarak öne çıkıyor. Limanlarda ve gırgır teknelerinde ağ tamiri yapan ya da güvertede çalışan personelin yaş ortalaması her geçen gün yükseliyor. Çıraklıktan yetişen genç sayısının neredeyse sıfıra inmesi nedeniyle yetenekli ve tecrübeli eleman bulmakta büyük güçlük yaşanıyor. Ağır çalışma koşulları, fiziki yorgunluk ve uzun süre karadan uzak kalma zorunluluğu gibi etkenler gençlerin bu alana yönelmesini engellerken, mesleğin emektarları ata mesleğinin geleceğinden endişe duyuyor. Tüm bu imkânsızlıklara ve ekonomik zorluklara rağmen İzmirli balıkçılar, 1 Eylül gecesi ağlarını Ege’nin serin sularına bırakarak rızıklarını aramayı sürdürecek.




