“Günler gelip geçmektedir,

Kuşlar gibi uçmaktadır”

(Aziz Mahmut Hüdai)

“Ölmeden İyi İnsanlar”, oldukça marifetli öğretmenim Yunus Bekir Yurdakul’un kitabının adı. Öğretmenim kitabında, kültüre sanata adanmış insanları, anılarını paylaşır.

Yurdakul’un kitabının girişinde Metin Demirtaş’ın dizeleri yer alır;

“…Benden şair dostlara bir öneri/ Birbirinizi sevin, sevmeyin/ Yaşarken bir anı edinin birbirimize ilişkin/ Gereksinim duyuluyor böyle günlerde/ Erken gidenin toprağına serpmek için/ Ve yaşanıyor yokluğunun mahzunluğu/ Hele bizim gibi, aydınlarını ve şairlerini/ Yok etmeye susamış, celladı bol ülkeler için/ Büsbütün geçerli bu…” (Bir Anı Edinin/ “Hazırol Kalbim” Toplu Şiirler Can Yayınları, 2004)

Devam eder Yurdakul, Bir Garip Orhan Veli ’nin pek ünlü dizesini anımsatarak; “Biz de ölünce iyi adam oluruz…”

Dizelerini, yazılarını, yapıtlarını okumaktan tanımaktan ezberlemekten haz duyduğumuz isimleri yaşarken anmak; ne doğru…

Zaten Yurdakul Öğretmenim de böylesi kültür sanat insanlarının izini sürmenin “güzelliğini” anlatmıyor mu Orhan Veli ile?

xxxx

“Bornova Kent Söyleşileri”, 2025 başından beri Bornova Belediyesi’nin -prestijli- etkinliğidir.

İki Bornovalı Şair Yazar Atila Er ile İbrahim Aktaş, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin verdiği destekle bu etkinliği düzenliyor her ay.

Artık etkinliğe belediyenin yanı sıra Bornova Kent Konseyi de katkı koyuyor.

Tiyatro Yönetmeni ve Yazarı Haluk Işık, Halit Özboyacı, Bilsen Başaran, Hidayet Karakuş, Aydın Şimşek, Yusuf Alper, Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Av.Ulvi Puğ, Tuğrul Keskin, Cafer Öz, Mehmet Nazım Kumpasoğlu, Ünal Ersözlü -anımsayabildiğim- konuklar. İsmini unuttuklarım varsa, bağışlasın.

”Atatürk ve Cumhuriyet” konulu söyleşi, “Bahara Veda, Yaza Merhaba” Şiir Dinletisi, “Dünya Şiir Günü” nedeniyle şiir şöleni de, “Şiir Yaşamı Değiştirir mi?” paneli de Atila Er ve İbrahim Aktaş’ın büyük emeğini yansıtır.

xxxx

İnsanları yaşarken anmak! Düşüncesi ne kadar güzel değil mi? Onlara mutluluğu yaşatmak! Şairin dediği gibi; “Yüreklerde solan çiçeklerde yeni filizler büyütmek”.
Tartışmasız insan ölüp sonsuzluğa gittikten sonra “Anısı Güzel” anmalar, etkinlikler de şık yerinde ama yaşarken anmak –bence- daha güzel sanki! Bir anlamda vefanın İstanbul’da bir semt olmadığını gösteren vefa kadirşinaslık, çok kıymetli. Yüreklerimizde o isimleri çoğaltmak ne kadar anlamlı

Değerli Meslektaşım ve Dostum Hakan Tartan Konak Belediye Başkanlığı sırasında böyle vefa örneği etkinliği her ay düzenlerdi, “İnsanın insana değer verdiğini göstermesi açısından altın gibidir” derdi hep.
Yaşarken o isimlere sevgiyi saygıyı sıcaklığımızı, ilgimizi neticede vefamızı göstermek.
Uzun yıllar topluma öncülük etmiş, yol göstermiş, bir entelektüele aydına, şaire yazara gazeteciye tiyatrocuya, kültür sanat spor insanlarına, ülkemizi daha güzel, daha iyi günlere nasıl götürebiliriz” derdi edinmişlere, hünerli ustalara değerimizi vermek; hem de hayattayken.

Hıncal Abi’nin (Uluç) bu konu tartışılırken “Ben, beni sevenleri yaşarken yaşamak isterim” sözünü hiç unutmam.

“Homeros’un Kenti” 8500 Yıllık İzmir’de Bornova Belediyesi ve diğer yerel yönetimlerin yaptığı böylesi etkinlikler artmalı.

Değer verdiğimiz değerleri “yaşarken” anmaya devam.

“O Güzel İnsanlar, O Güzel Atlara Binip Gitmeden” önce anılmalı.

Unutmayalım; “değerlerimiz” yani kültür sanat insanları, örnek aydınlar; sadece yapıtlarıyla değil, karakterleri, duruşları, tutkuları, ilginç yaşamlarıyla ve insani derinlikleriyle de anılmalı. Her birine ayrı ayrı gönül borcumuz var.