Türkiye finans tarihine damga vuran, Türk lirasını desteklemek ve döviz talebini dizginlemek amacıyla Aralık 2021 tarihinde hayata geçirilen devasa finansal enstrümanda yolun sonuna gelindi. Ekonomi yönetiminin kararlılıkla yürüttüğü kademeli tasfiye stratejisi meyvelerini verdi ve piyasalarda uzun süredir beklenen tarihi dönüm noktası resmen gerçekleşti. Haftalık bankacılık verilerini kamuoyuyla paylaşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, ekonomi dünyasının kilitlendiği tabloyu ilan etti. Sıkı para politikaları, kademeli stopaj düzenlemeleri ve Türk lirası mevduatın cazibesini artıran adımlar neticesinde gerilemesini sürdüren Kur Korumalı Mevduat hesapları, yayımlanan son haftalık bülten verilerine göre tamamen sıfırlanarak finansal sistemdeki yolculuğunu noktaladı.

Adım adım sıfıra yürüyüşün matematiksel haritası

Geçmiş dönemlerde trilyonlarca liralık devasa bir büyüklüğe ulaşan ve ekonomi politikalarının odağında yer alan söz konusu hesap türünde erime son aylarda baş döndürücü bir hıza ulaştı. Yılbaşında yaklaşık 6,5 milyar TL seviyelerinde seyreden ve kademeli olarak tasfiye edilen bakiyelerde son birkaç haftalık periyotta tam anlamıyla kapanış maratonu yaşandı. BDDK bültenindeki haftalık değişim grafiklerine bakıldığında, üç hafta öncesine kadar 157 milyon lira seviyesinde bulunan toplam tutarın hızlı bir erimeyle önce 51 milyon liraya düştüğü görüldü. Bir sonraki hafta 4 milyon liraya kadar gerileyerek simgesel seviyelere inen hesaplar, 21 Ağustos ile biten işlem haftasında ise tam kapasiteyle tasfiye edilerek sıfırlandı. Böylelikle kamuoyunda yıllardır yoğun tartışmalara neden olan KKM bakiyesi fiilen tarihe karıştı.

Altında yükseliş serisi kaldığı yerden devam ediyor
Altında yükseliş serisi kaldığı yerden devam ediyor
İçeriği Görüntüle

Sektörün toplam kredi hacmi ve borçluluk yapısında yeni rekorlar

Finansal piyasaları yakından ilgilendiren tek gelişme mevduat kanadındaki sıfırlanma olmadı. BDDK’nın 21 Ağustos haftasını kapsayan verilerinde toplam krediler hacmindeki büyüme trendi dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, önceki haftalık döneme kıyasla yaklaşık 51 milyar TL artış göstererek 27 trilyon 734,3 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu devasa hacmin alt kalemleri incelendiğinde ise ticari ve tüketici tarafında farklılaşan seyirler göze çarptı.

Uygulanan sıkılaşma adımları ve kredi kartı limit düzenlemelerinin etkisiyle tüketici bazlı borçlanmada geri çekilmeler yaşandı. Sektör genelindeki tüketici kredileri 3 trilyon 423,5 milyar TL seviyesine gerilerken, vatandaşların günlük harcamalarında kullandığı bireysel kredi kartları toplam tutarı da düşüş kaydederek 3 trilyon 353,3 milyar TL sınırına çekildi. Buna karşın üretim ve ticaret çarklarını döndüren reel sektörün finansman arayışı rakamlara doğrudan yansıdı. Ticari ve diğer krediler kalemi 20 trilyon 957,5 milyar TL seviyesine tırmanırken, işletmelerin yatırımlarında önemli yer tutan taksitli ticari krediler ise 4 trilyon 230,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Şirketlerin kullanımındaki kurumsal kredi kartları hacmi de 1 trilyon 82,9 milyar TL olarak kaydedildi. Kredi piyasasındaki bu hareketlilikle birlikte, zamanında ödenemediği için yasal takibe intikal eden takipteki alacaklar tutarı da 838,97 milyar TL seviyesine çıktı.

Mevduat yapısı ve bankacılık sektörünün finansal bünyesi güçleniyor

KKM mekanizmasının devreden çıkmasıyla birlikte vatandaşların ve kurumların fonlama tercihleri doğrudan standart TL mevduata ve yatırım araçlarına yöneldi. BDDK tarafından açıklanan son tablodaki verilere göre, bankacılık sistemindeki toplam mevduat 32 trilyon 316,5 milyar TL gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Sektör bünyesindeki toplam menkul değerler 7 trilyon 970,0 milyar TL’ye yükselirken, kredilerin ve teminatların teminat yapısını oluşturan gayrinakdi kredi ve yükümlülükler toplamı da 11 trilyon 214,3 milyar TL seviyesine çıktı.

Sermaye piyasalarının derinliğini ve saklama altyapısını gösteren finansal göstergeler de olumlu seyretti. Finansal kurumlarda güvenli şekilde saklanan menkul değerlerin toplam büyüklüğü 4 trilyon 600,9 milyar TL'ye ulaşırken; bu tutarın 3 trilyon 700,4 milyar TL’lik kısmını yurt içi yerleşiklerin, 900,54 milyar TL’lik bölümünü ise yurt dışı yerleşik yatırımcıların varlıkları oluşturdu. Bankacılık sisteminin kur riskine karşı direncini gösteren bilançolar incelendiğinde; bilanço içi yabancı para pozisyonu -2 trilyon 813,4 milyar TL olurken, bilanço dışı yabancı para pozisyonu 2 trilyon 854,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu dengelenmeyle birlikte sektörün yabancı para net genel pozisyonu 41,43 milyar TL seviyesine yükseldi. Sektörün olası krizlere karşı koruma kalkanı işlevi gören yasal özkaynakları ise 5 trilyon 983,4 milyar TL seviyesine ulaşarak finansal sistemin ne derece güçlü bir sermaye yapısına sahip olduğunu kanıtladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ