İzmir'de 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen ve tüm kenti yasa boğan şiddetli deprem felaketinde, arama kurtarma çalışmalarının 75'inci saatinde 15 yaşındaki ikiz evlatları Çınar ve Sayra Alpgündüz'ün cansız bedenlerine ulaşılan Tülin Batmaz (55), yaşadığı tarif edilmez evlat acısını büyük bir toplumsal iyilik hareketine dönüştürdü. Yaşadığı ağır travmanın ardından hayata tutunmak ve melek olan evlatlarının adını ölümsüzleştirmek isteyen acılı anne, 3 yıl önce kurduğu Sayra&Çınar Vakfı ile kısa sürede Türkiye genelinde binlerce öğrenciye ulaşan dev bir eğitim ağının öncüsü oldu. Anadolu'nun dört bir yanındaki dezavantajlı okullarda kütüphaneler kuran, parklar açan ve öğrencilerin kırtasiye ile burs ihtiyaçlarını karşılayan acılı anne, kendini tamamen gençlerin eğitimine adadı.
Evlatlarının aziz hatırasını yaşatma gayesiyle yollara düşen acılı anne, Ağustos 2025 tarihinde Elazığ'daki vakıf temaslarının ardından dönüş yolundayken Sivas yakınlarında korkunç bir trafik kazası geçirdi. Yeğeninin kontrolündeki aracın kontrolden çıkarak şarampole yuvarlanması ve taklalar atması sonucu meydana gelen kazada Tülin Batmaz'ın erkek kardeşi olay yerinde yaşamını yitirirken, Batmaz ise çoklu vücut travmalarıyla ağır yaralandı. Beyin kanaması, omurga kırıkları, karaciğer parçalanması, şah damarında yırtılma ve sırtındaki kırık kemiğin kalbine batması gibi hayati tehlike arz eden yaralanmalarla hastaneye kaldırılan anne için zamana karşı amansız bir tıbbi mücadele başlatıldı.
Sivas'tan İzmir'e uzanan 11 aylık yaşam mücadelesi
Kaza sonrasında kaldırıldığı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi ve ardından sevk edildiği İzmir Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitelerinde aylarca yaşam savaşı veren Tülin Batmaz, doktorların dahi umudunu kestiği anlarda sergilediği yaşama azmiyle tıp dünyasını hayrete düşürdü. Hastanede kaldığı 11 aylık zorlu süreçte tam 15 ağır ameliyat geçiren, vücudunun pek çok noktasına platinler yerleştirilen ve operasyonlar neticesinde sol kolu ile ses telleri felç olan dirençli kadın, 26 Haziran tarihinde nihayet hastaneden taburcu edildi. Ağır tedavi sürecinde ve yoğun bakım şartlarında dahi bilinci açık kalan Batmaz, hastane odasında kendisini ziyarete gelen vakıf öğrencilerinin varlığıyla hayata tutundu.
Tıp insanlarının "mucize vaka" olarak nitelendirdiği hastane sürecini anlatan Tülin Batmaz, geçirdiği ağır kazaya rağmen kendisini ayakta tutan yegane kuvvetin yardım eli uzattıkları gençler olduğunu vurguladı. Hastanede ölümle burun buruna geldiği anlarda ikiz evlatları Sayra ve Çınar'ı rüyasında gördüğünü belirten acılı anne, melek olan çocuklarının kendisine başarması gereken daha çok görev olduğunu söylediğini ifade etti. Yaşadığı bu ağır tecrübenin ardından hayatın geçiciliğini bir kez daha idrak ettiğini vurgulayan Batmaz, taburcu olur olmaz ilk iş olarak evi ve arabası da dahil olmak üzere tüm kişisel mal varlığını resmi olarak Sayra&Çınar Vakfı mülkiyetine bağışladığını açıkladı.
Binlerce öğrenciye kırtasiye desteği ve büyük sanat sergisi hazırlığı
Taburcu olmasının hemen ardından vakıf merkezindeki çalışmaların başına geçen ve iyilik hareketini kaldığı yerden sürdüren Tülin Batmaz, yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde devasa projelere imza atmaya devam ediyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi ilkokul ve ortaokul öğrencileri için hazırlanan 5 bine yakın kırtasiye paketinin ilk partisi Erzurum'a sevk edilirken; Mardin, Rize ve Adıyaman gibi illerde de yeni kütüphaneler ve oyun parkları açıldı. Yeni dönem üniversite burs başvurularında 14 bin öğrenciye ulaşarak rekor bir talebe ev sahipliği yapan vakıf, gençlerin eğitim hayatındaki en büyük destekçilerinden biri haline geldi.
Vakfın burs ve yardım kaynaklarını genişletmek amacıyla son derece prestijli bir kültür sanat projesi de hayata geçiriliyor. Ünlü ressam Bedri Baykam küratörlüğünde 14 Ekim tarihinde İstanbul'da düzenlenecek olan dev resim ve heykel sergisinde, Türkiye'nin önde gelen sanatçılarının bağışladığı eserler sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Organizasyondan elde edilecek tüm gelirin eğitim desteği olarak doğrudan ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine aktarılacağı duyuruldu. Kardeşi Sezin Kiremitçi ve vakfın Gençlik Konseyi üyesi gönüllü üniversite öğrencileri de Tülin Batmaz'ın bu azimli mücadelesinin tüm Türkiye'ye umut ışığı olduğunu ifade ederek yürütülen çalışmalara aralıksız destek vermeyi sürdürüyor.




