Ege Bölgesi'nin jeolojik açıdan en zengin ve dikkat çeken sahalarından biri olan Manisa'nın Kula ilçesi, bu kez yer altındaki doğal mirasıyla bilim dünyasının odağında yer alıyor. UNESCO tescilli volkanik arazisiyle tanınan kentin saklı hazinelerinden biri olan Börtlüce Mağarası, gezegenimizin binlerce yıllık iklim tarihine tanıklık eden doğal bir veri deposu işlevi görüyor. Mağaranın zifiri karanlık dehlizlerinde çağlar boyunca süzülen suların bıraktığı izler, Batı Anadolu coğrafyasının geçirdiği çevre dönüşümlerini anlamak isteyen araştırmacılar için paha biçilmez bir arşiv sunuyor. Bilim insanları, bu yer altı atmosferinde yüzyıllar boyunca ağır ağır biriken mineral katmanlarını inceleyerek geçmiş dönemlerin hava sıcaklığı, yağış rejimi ve nem oranlarına dair somut bulgulara ulaşıyor.
Bölgede yürütülen bu kapsamlı çalışmalarda paleoiklim verilerinin elde edilmesi, modern iklim krizlerini anlama ve geleceğe dönük çevresel projeksiyonlar kurgulama açısından büyük önem taşıyor. Mağara içerisindeki mikro ortamın dış atmosferdeki aşırı hava olaylarından etkilenmeden korunmuş olması, analiz edilen numunelerin güvenilirliğini ve hassasiyetini üst seviyeye çıkarıyor. Çalışmalar kapsamında elde edilen ilk göstergeler, Anadolu coğrafyasının geçmiş dönemlerde geçirdiği kuraklık ve bolluk dönemlerinin doğal döngülerini ve bu döngülerin bölgesel ekosistem üzerindeki radikal değişimlerini gözler önüne seriyor.

Sarkıt ve karbonat çökellerindeki kimyasal izler
Mağara içerisinde yürütülen bilimsel araştırmaların odağında, tavan ve taban yüzeylerinde oluşan dikitler ile kireç taşı katmanları yer alıyor. Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ezgi Ünal İmer öncülüğünde sürdürülen incelemelerde, mağaradaki karbonat çökelleri ile sarkıt oluşumlarının kimyasal kompozisyonu ayrıntılı olarak taranıyor. Uluslararası ölçekte uzmanlıklarıyla tanınan Ulusal Tayvan Üniversitesi araştırmacılarının da aktif katılım sağladığı çalışmalarda, mağara içerisinden alınan hassas numuneler yüksek teknolojili laboratuvar ortamlarında tarihlendirme analizlerine tabi tutuluyor.
Karbonat minerallerinin oluşum tarihlerini radyoaktif ve izotopik yöntemlerle saptadıklarını aktaran Doç. Dr. Ezgi Ünal İmer, taşlaşmış bu yapıların birer yıllık iklim günlüğü gibi okunduğunu ifade ediyor. Elde edilen veriler sayesinde Batı Anadolu genelinde tarihin farklı dönemlerinde yaşanan iklim değişikliği süreçlerinin kronolojisi çıkarılıyor. Uzmanlar, mağaradan elde ettikleri bu özgün verileri bölgesel ölçekte doğrulamak amacıyla Ege Denizi tabanından alınan tortul örnekleri ve bölgedeki kadim göl çökellerinden çıkarılan paleoiklimsel kayıtlarla mukayese ederek bütüncül bir iklim modeli geliştiriyor.
Binlerce yıllık iklim şifreleri bilim dünyasıyla buluşuyor
Mağara araştırmalarının kökleri ve sahadaki ilk örnekleme süreçleri uzun soluklu bir emeğe dayanıyor. Bir dönem Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı bünyesinde harita ve eğitim sorumlusu olarak görev alan ve mevcut projede araştırmacı sıfatıyla yer alan Dr. Mesut Kolbüken, Börtlüce sahasındaki ilk numune toplama çalışmalarına 2011 yılında başladıklarını kaydediyor. Yıllar içerisinde gerçekleştirilen titiz analizler, mağaradaki dikitlerin kesintisiz olarak binlerce yıllık bir zaman dilimini kapsadığını ve kesintisiz bir doğa takvimi oluşturduğunu kanıtlıyor.
Laboratuvar çalışmalarından elde edilen ilk çıktılar uluslararası bilimsel kongrelerde araştırmacıların dikkatine sunulurken, hazırlanan kapsamlı araştırmalar saygın uluslararası akademisyen dergilerine gönderilerek tescilleniyor. Araştırma ekibi, yayımlanan çalışmalarda sadece iklimsel parametreleri ölçmekle kalmayıp, geçmiş dönemlerde yaşanan aşırı iklim değişikliği olaylarının o dönemde bölgede yaşamış olan insan toplulukları ve kadim uygarlıklar üzerindeki sosyo-ekonomik etkilerine dair çarpıcı çıkarımlarda bulunuyor. Kuraklık dönemlerinin tarımsal üretime, göç hareketlerine ve yerleşim dokularına olan etkileri bu jeolojik kayıtlar vasıtasıyla belgeli hale getiriliyor.

Yerel yönetimlerin desteğiyle Doğu Anadolu'ya uzanan araştırma ağı
Börtlüce Mağarası'nda sürdürülen ve uluslararası bilimsel iş birliklerine sahne olan bu çalışmalara yerel idareler de güçlü destek sağlıyor. Projenin saha operasyonlarına ve lojistik ihtiyaçlarına Kula Belediyesi ile Jeopark Belediyeler Birliği doğrudan katkı sunuyor. Bölgenin doğa tarihi değerlerinin ortaya çıkarılmasını yerel kalkınma ve bilimsel turizm açısından kritik gören yerel yönetimler, akademisyenlerin sahadaki çalışmalarını kolaylaştıracak teknik altyapıyı seferber ediyor.
Öte yandan, Manisa'da elde edilen metodolojik başarının ve deneyimin ardından araştırma ağının kapsamı genişletilerek Türkiye'nin farklı coğrafyalarına taşınıyor. Börtlüce Mağarası'ndaki çalışmalarla eş zamanlı olarak, benzer bir jeolojik ve iklimsel veri takibinin Diyarbakır sınırları içerisinde yer alan mağara sistemlerinde de başlatıldığı bildirildi. Doğu ve Batı Anadolu'daki mağara kayıtlarının birbirleriyle entegre edilmesi sayesinde, Türkiye coğrafyasının binlerce yıllık iklim ve çevre tarihinin tamamını kapsayan ulusal bir paleoiklim haritası oluşturulması hedefleniyor.




