Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası kapsamında iletişim fakültelerinin dekanları ve öğretim üyeleriyle istişare toplantısında bir araya geldi.
Başkentte gerçekleştirilen toplantıda iletişim eğitiminin geleceği, dijital dönüşümün sektöre etkileri, yapay zekâ teknolojilerinin iletişim alanındaki yeri ve akademi-sektör iş birliği ele alındı.
Duran, iletişim alanında güçlü bir vizyon oluşturmanın önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin iletişim kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
“Bizler ülkemizin iletişim kapasitesini geliştirmeye, iletişim alanında kamu politikalarını güçlendirmeye ve Türkiye’nin sesini ulusal ve uluslararası platformlarda duyurmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullanan Duran, akademinin bu sürecin en önemli paydaşlarından biri olduğunu vurguladı.
425 uzman 16 çalışma grubunda buluştu
Duran, 2. İletişim Şûrası’nın uzun soluklu bir hazırlık sürecinin ardından gerçekleştirildiğini belirtti.
2025 yılının başında hazırlık çalıştaylarıyla başlayan süreçte kamu kurumları, akademi, medya, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörden 425 uzmanın yer aldığını aktaran Duran, 16 farklı çalışma grubunda iletişim alanındaki kritik başlıkların değerlendirildiğini söyledi.
Şûra kapsamında siber güvenlik, dijital egemenlik, dezenformasyonla mücadele, algoritmaların toplumsal etkileri ve yeni iletişim teknolojileri gibi birçok konunun masaya yatırıldığını ifade eden Duran, toplantılardan çıkan görüşlerin şûra raporlarına yansıtılacağını kaydetti.
Yeni iletişim düzeninde yapay zekâ vurgusu
İletişim dünyasının büyük bir dönüşüm içerisinde olduğunu belirten Duran, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin iletişim ekosistemini yeniden şekillendirdiğini dile getirdi.
Duran, günümüzde insanların tarihin hiç olmadığı kadar fazla bilgiye ulaşabildiğini ancak aynı zamanda manipülasyon risklerinin de arttığını söyledi.
Dezenformasyon, algoritmik yönlendirme ve dijital tekelleşme nedeniyle hakikate ulaşmanın daha karmaşık hale geldiğini ifade eden Duran, teknoloji kullanımında etik değerlerin korunmasının önemine dikkat çekti.
Duran, iletişim alanında yetişecek yeni neslin yalnızca teknik becerilere değil; eleştirel düşünme, etik sorumluluk ve doğru bilgiye ulaşma yetkinliklerine de sahip olması gerektiğini belirtti.
“Veri sahipliği egemenlik meselesidir”
Dijital çağda verinin stratejik önem kazandığını vurgulayan Duran, veri güvenliği ve veri sahipliğinin artık ülkelerin bağımsızlığı açısından önemli bir konu haline geldiğini söyledi.
Duran, “Verinin yeni petrol olarak tanımlandığı çağımızda, veri sahipliği aynı zamanda bir egemenlik meselesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel iletişim gücünün belirli dijital platformlarda yoğunlaştığını belirten Duran, ülkelerin kendi teknolojik altyapılarını, dijital kaynaklarını ve iletişim kapasitesini geliştirmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Duran, kendi hikâyesini anlatabilmenin günümüzde güçlü devlet olmanın temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi.
İletişim politikalarında yeni hedefler
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının iletişim ve medya alanındaki stratejik çalışmaları yürüttüğünü belirten Duran, kurumun 2018 yılında kurulduğunu hatırlattı.
Duran, kamu diplomasisinden stratejik iletişime, medya ilişkilerinden ülke markasının güçlendirilmesine kadar geniş bir alanda çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Türkiye’nin uluslararası kamuoyundaki görünürlüğünü artırmak amacıyla farklı ülkelerde panel, konferans ve çalıştaylar düzenlediklerini ifade eden Duran, Stratcom Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nin küresel ölçekte önemli bir marka haline geldiğini belirtti.
Duran ayrıca, dezenformasyonla mücadele çalışmalarının iletişim politikalarının önemli başlıklarından biri olduğunu dile getirdi.
Üniversitelere iletişim eğitimi için iş birliği çağrısı
İletişim fakültelerinin geleceğin iletişim dünyasını şekillendiren merkezler olduğunu belirten Duran, üniversitelerde verilen eğitimin sektör ihtiyaçlarıyla uyumlu hale gelmesinin önemine dikkat çekti.
Duran, iletişim fakültelerinin yalnızca gazeteci ve iletişim uzmanı yetiştirmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin gelecekteki iletişim kapasitesini oluşturduğunu ifade etti.
Toplantıda iletişim eğitiminin geleceği için beş temel başlık üzerinde duruldu. Bu başlıklar arasında mevcut durum analizi ve müfredat, dijital dönüşüm ve yapay zekâ, istihdam ve kariyer olanakları, sektör-akademi ilişkisi ve kurumsal iş birlikleri yer aldı.
Duran, bu alanlarda yapılacak çalışmaların hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iletişim dünyasına yön vereceğini söyledi.
Yapay zekâ ve medya okuryazarlığı öncelikli alanlar arasında
İletişim Başkanlığının iletişim eğitimine yönelik çeşitli projeler yürüttüğünü aktaran Duran, yapay zekâ, dijital habercilik ve dezenformasyonla mücadele alanlarında eğitim programları düzenlediklerini belirtti.
Medya mensuplarına yönelik hazırlanan rehber ve eğitim içeriklerinin de bu çalışmaların bir parçası olduğunu ifade eden Duran, özellikle gençlerin dijital dünyadaki risklere karşı bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Duran, yapay zekâ destekli içerikler, sahte görüntüler ve dijital manipülasyon yöntemlerinin iletişim alanında yeni tehditler oluşturduğunu belirterek medya ve dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Akademinin yanında olmaya devam edeceğiz”
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kamu kurumları ile üniversiteler arasındaki iş birliğinin sürdürüleceğini belirtti.
Akademik birikimin iletişim politikalarının gelişmesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Duran, ortak projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi.
Toplantıya Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay da katıldı.



