İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialar kentte siyasi tartışmaları büyütürken, sivil toplum kuruluşlarından da tepki geldi. Birleşik Kamu-İş, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu/Derneği, Konak Meydanı’ndaki İlk Kurşun Anıtı önünde basın açıklaması yapmak istedi. İzmir Valiliği tarafından burada açıklama yapılmasına izin verilmemesi üzerine grup, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Ortak basın açıklamasını Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü okudu. Açıklama sırasında sık sık, “İzmir’e ihanet vatana ihanet” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı. Açıklamaya YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ Parti İzmir milletvekilleri Seda Kaya Ösen, Murat Bakan, Tuncay Özkan, Yüksel Taşkın ve Salih Uzun’un yanı sıra belediye başkanları ve yurttaşlar da katıldı.

Seçmen iradesine vurgu yaptı

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddianın gerçekleşmesi halinde konunun yalnızca bir siyasetçinin parti değiştirmesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Barış Düdü, meselenin siyasal etik, seçmen iradesi ve temsili demokrasi açısından tartışılması gerektiğini söyledi. İzmir seçmeninin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yalnızca bir belediye başkanı seçmediğini vurgulayan Düdü, seçmenin adayla birlikte adayın temsil ettiği siyasi programı, dünya görüşünü, belediyecilik anlayışını ve siyasi kimliği de değerlendirerek sandığa gittiğini ifade etti. Düdü, bu nedenle milyonlarca yurttaşın oyuyla kazanılan bir makamın siyasi kimliğinin seçimden sonra köklü biçimde değiştirilmesinin yalnızca “kişisel siyasi tercih” olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Konunun hukuki boyutundan önce demokratik meşruiyet ve siyasal etik açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Düdü, şöyle konuştu: “Demokrasi yalnızca sandığın kurulması değildir. Demokrasi aynı zamanda sandıkta ortaya çıkan iradeye seçimden sonra da saygı göstermektir.”

“Ne değişti?”

Cemil Tugay’ın 18 Haziran’da CHP’den istifa ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini açıkladığını hatırlatan Düdü, son günlerde kamuoyuna yansıyan AK Parti iddialarının ardından İzmir halkının açıklama beklediğini söyledi. Düdü, Tugay’a şu soruları yöneltti: “Şimdi İzmir halkının sormaya hakkı vardır: Ne değişmiştir? Bağımsız olarak sürdürüleceği açıklanan belediye başkanlığı görevinin başka bir siyasi partinin çatısı altında sürdürülmesi gündeme geldiyse, İzmir halkına bunun gerekçesi açıklanmalıdır.”

“31 Mart’ta AK Parti adayı olsaydı seçilir miydi?”

Barış Düdü, tartışılması gereken temel sorulardan birinin Cemil Tugay’ın 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde AK Parti’nin adayı olması halinde aynı sonucu alıp alamayacağı olduğunu söyledi. Düdü, bu sorunun yanıtını siyasi partilerin ya da Tugay’ın değil, yalnızca İzmir halkının verebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Cemil Tugay, 31 Mart 2024’te İzmir seçmeninin karşısına AKP adayı olarak çıksaydı bugün oturduğu makama seçilecek miydi? Bu sorunun yanıtını biz vermiyoruz. AKP de veremez, CHP de veremez, Cemil Tugay da veremez. Bu sorunun yanıtını verebilecek tek güç İzmir halkıdır.”

“Belediye başkanlığı makamları kişilerin mülkü değildir”

Siyasi transferlere hangi partiler arasında gerçekleştiğine göre farklı yaklaşılmaması gerektiğini savunan Düdü, demokratik ilkelerin bütün siyasi partiler açısından aynı şekilde korunması gerektiğini söyledi. Düdü, siyasi transferler konusunda ilkesel bir tutum alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bugün hoşumuza gitmeyen bir siyasi transfer karşısında savunduğumuz demokratik ilkeyi, yarın hoşumuza giden bir transfer karşısında terk edersek bunun adı ilke olmaz. Belediye başkanlığı makamları kişilerin siyasi kariyerlerinin mülkü değildir. O makamların tapusu seçilmişlere değil, halka aittir. İzmir halkının iradesi hiçbir siyasi hesabın, pazarlığın ya da kişisel siyasi geleceğin gölgesinde bırakılamaz.”

Tugay’a açık çağrı

Barış Düdü, Cemil Tugay’a doğrudan çağrıda bulunarak AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialar konusunda kamuoyunu bilgilendirmesini istedi. İddiaların doğru olup olmadığının İzmir halkına açık şekilde anlatılması gerektiğini belirten Düdü, şöyle konuştu: “AKP’ye katılacağınız yönündeki haberler gerçeği yansıtmıyorsa, bunu İzmir halkına açıkça söyleyin. Eğer doğruysa kararınızı ve gerekçelerinizi yine İzmir halkının karşısına çıkarak açıklayın. Çünkü bu kent kimsenin siyasi mülkü değildir.”

“İzmir’in iradesi bir rozetle değişmez”

Ortak açıklamada İzmir’in demokrasi tarihindeki yerine de vurgu yapıldı. Halkın oyuyla kazanılan bir makamın siyasi partiler arasında devredilebilecek bir yetki olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Düdü, seçmenin sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiğini söyledi. Düdü, şu ifadeleri kullandı: “İzmir’in iradesi bir rozetle değişmez. Sandıkta alınan yetki, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir senet değildir. Belediye başkanlığı makamı kişiye, siyasi irade halka aittir. Halkın oyuyla alınan bir makam, halka rağmen başka bir siyasi iradenin hanesine yazılamaz.”

AK Parti’den “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” mesajı! Tugay adım adım AK Parti’ye
AK Parti’den “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” mesajı! Tugay adım adım AK Parti’ye
İçeriği Görüntüle

“İzmir, İzmir halkınındır”

İzmir’in geleceğinin kapalı kapılar ardında yapılacak siyasi görüşmelerle değil, kent halkının iradesi doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini savunan Düdü, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “İzmir kimsenin siyasi ganimeti değildir; İzmir, İzmir halkınındır. Demokrasinin, siyasal etiğin ve halk iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz. İzmir halkının iradesi siyasi pazarlıkla devredilemez.”

Kaynak: AJANSLAR