Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyası, Türkiye’nin en çok tartışılan yapılarından birinin mali ve gayrimenkul haritasını tüm detaylarıyla gözler önüne serdi. Kamuoyunda Süleymancılar olarak tanınan dini grubun lideri Alihan Kuriş ve birinci derece aile fertlerinin mülkiyet edinimi incelemeye alındı. Hazırlanan ve adli makamlara sunulan resmi tapu kayıtlarına göre, İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Bademli mahallesi açıklarında yer alan ve doğal güzellikleriyle "Ege'nin Maldivleri" şeklinde nitelendirilen turistik Kalem Adası'nın devasa bir bölümünün aile mülkiyetine geçtiği saptandı.

O kentimiz delik deşik oldu!
O kentimiz delik deşik oldu!
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, dosyaya giren resmi tescil belgelerine göre, Kalem Adası üzerindeki 258 dönümlük geniş arazinin 2021 yılında Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Kuriş adına tescil edildiği belirlendi. Turizm ve gayrimenkul kulislerinde büyük yankı uyandıran bu tescil işlemi için Kuriş ailesinin kasasından yaklaşık 45 milyon dolar gibi astronomik bir meblağın çıktığı iddiası dosyadaki yerini aldı. Turizm cenneti adadaki bu mülkiyet hamlesi, yürütülen finansal takip adımlarının en kritik halkasını oluşturdu.

Beş farklı ilde aile üyeleri adına kayıtlı 191 ayrı taşınmaz tespit edildi

Başsavcılık koordinasyonunda sürdürülen derinlemesine incelemeler, Kuriş ailesinin gayrimenkul yatırımlarının yalnızca Ege sahil şeridiyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sistemleri üzerinden yürütülen geriye dönük taramalarda; Türkiye genelinde başta İstanbul ve Sakarya olmak üzere İzmir, Antalya ve Bolu illerinde çok sayıda lüks konut, stratejik iş yeri, arsa ve geniş tarım arazisinin aile üyeleri üzerinde toplandığı belirlendi.

Resmi kayıtlardan derlenen verilere göre, Kuriş ailesi fertlerinin üzerinde görülen aktif ve pasif mülk dağılımı çarpıcı boyutlara ulaştı. Yapılan resmi tespitlerde, anne Ayşe Gülderen Kuriş adına kayıtlı 138 aktif taşınmaz bulunurken, hayatını kaybeden baba Mahmut Sabri Kuriş üzerinde 26, grup lideri Alihan Kuriş üzerine 14 ve kardeş Hilmi Tuna Kuriş adına kayıtlı 13 taşınmaz olmak üzere toplamda 191 taşınmaz varlığı resmen belgelendi. Mülklerin edinilme süreçleri ve finansman kaynakları adli birimlerce incelemeye alındı.

Adres aramasında ele geçirilen çelik kasadan milyonlarca liralık servet fışkırdı

Soruşturma talimatı doğrultusunda harekete geçen emniyet güçleri, örgütlü yapının tepe yöneticisi Alihan Kuriş'in ikamet ettiği adrese operasyon düzenledi. Adli arama kararı kapsamında uzman ekiplerce gerçekleştirilen arama faaliyetlerinde, ev içerisinde yer alan devasa boyuttaki çelik kasa açıldı. Kasanın içerisinden çıkan nakit, kıymetli evrak ve ziynet eşyalarının bilançosu arama tutanaklarına geçirildi.

Arama neticesinde çelik kasanın gizli bölmelerinden piyasa değeri yaklaşık 3 milyon doları bulan ticari çek ve senet grubu ile piyasa değeri 27 milyon 548 bin lira olarak hesaplanan işlenmiş altın ve değerli ziynet eşyası ele geçirildi. Güvenlik güçleri el konulan kıymetli evraklar ile ziynet eşyalarını muhafaza altına alırken, bu kayıt dışı servetin cemaat kaynakları ve toplanan bağışlarla olan bağlantısı adli finans uzmanlarınca mercek altına alındı.

Yurt binalarını birbirine bağlayan 400 metrelik gizli tünel ve skandal iddialar

Uluslararası ağları, Almanya ve ABD bağlantıları bulunduğu öne sürülen ve Türkiye genelinde geniş bir yurt ağı üzerinden faaliyet yürüten yapının geçmişte karıştığı karanlık olaylar da dosyada yeniden gündeme taşındı. Cemaatin 2018 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesinde karıştığı sıra dışı bir olay hatırlatıldı. Bölgedeki kronik su kaçağının kaynağını tespit etmek isteyen mahalle sakinleri ve belediye ekipleri, yapıya ait iki ayrı öğrenci yurdunu yer altından birbirine bağlayan, profesyonelce kazılmış 400 metre uzunluğunda devasa bir yer altı tüneli tespit etmişti.

Öte yandan, soruşturma dosyasına giren iddialar sadece tünel ve gayrimenkul ağıyla sınırlı kalmadı. Yapıya ait yurtlarda kalan öğrencilere sunulan yemeklerde tahrifat yapılarak at eti kullanıldığının resmi denetimlerle tespit edilmesi ve grubun Almanya'da gurbetçi Müslümanlara yönelik pazarladığı "helal gıda" etiketli ticari ürünlerin içerisinden domuz eti çıkması gibi geçmişteki skandallar da kamuoyunun bilgisine sunulan diğer çarpıcı kayıtlar arasında yer aldı.

Kaynak: CUMHURİYET