Çeşme Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Musalla Mahallesi Sarnıç mevkisinde hayata geçirilmesi planlanan güneş enerjisi santrali (GES) projesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Dernek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 28 Temmuz 2026 tarihinde proje hakkında “ÇED Olumlu” kararı verilmesine sert tepki gösterdi. Açıklamada, Çeşme halkının yaklaşık üç yıldır doğal SİT statüsündeki tarım arazileri üzerine kurulmak istenen projeye karşı mücadele ettiği belirtildi. Projenin çevresel etkilerinin yanı sıra bölgenin tarımsal ve turistik geleceği açısından da ciddi riskler taşıdığı savunuldu.

ESHOT’tan 30 Temmuz duyurusu: 2 otobüs hattında güzergâh değişikliği
ESHOT’tan 30 Temmuz duyurusu: 2 otobüs hattında güzergâh değişikliği
İçeriği Görüntüle

20260730 A2 X1 Z N C B7 Q20260730 F21 X635 S55

Halkın katılımı toplantıları yapılamadı

ÇEŞÇEP, proje kapsamında düzenlenmek istenen halkın katılımı toplantılarının iki kez gerçekleştirilemediğini belirtti. Yüzlerce Çeşmelinin projeye karşı açık biçimde tavır aldığı kaydedilen açıklamada, bölge halkının itirazlarının ÇED sürecinde yeterince dikkate alınmadığı öne sürüldü. Dernek, projeye karşı yalnızca bölge sakinlerinin değil, Çeşme Kent Konseyi, Çeşme Çevre Derneği, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve farklı kent konseylerinin de itirazda bulunduğunu aktardı. Nihai ÇED raporuna gerekçeli itirazların sunulduğu belirtilirken, Bakanlıktan proje hakkında “ÇED Olumsuz” kararı verilmesinin talep edildiği ifade edildi.

600 dönümlük hazine arazisi için tahsis iddiası

Derneğin açıklamasında, yaklaşık 600 dönümlük hazine arazisinin 49 yıllığına Enerjisa’ya tahsis edilmek üzere olduğu ileri sürüldü. Enerjisa’nın yüzde 40’ının Sabancı Holding’e, yüzde 40’ının ise Alman enerji şirketi E.ON’a ait olduğu belirtilerek, kamuya ait değerli arazilerin özel ve yabancı sermayenin kullanımına bırakılmak istendiği savunuldu. Söz konusu alanın deniz manzarasına sahip olduğu ve yüksek turizm potansiyeli taşıdığı vurgulanan açıklamada, uzun süreli arazi tahsisinin kamu yararına aykırı olduğu öne sürüldü. Dernek, projenin yalnızca enerji yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, 49 yıllık tahsis süresinin bölgenin geleceği üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 181018

Tarım arazilerinin korunması istendi

Açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının da proje sürecinde Bakanlığa görüş sunduğu belirtildi. Belediyenin, tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmaması yönünde görüş bildirdiği aktarıldı. ÇEŞÇEP, doğal SİT statüsündeki ve tarımsal niteliğe sahip arazilerin enerji yatırımı gerekçesiyle yapılaşmaya açılmasının bölgenin doğal yapısına zarar vereceğini savundu. GES yatırımları için Türkiye genelinde çok sayıda alternatif alan bulunduğu belirtilen açıklamada, projenin neden özellikle Çeşme’nin doğal ve tarımsal açıdan değerli bölgelerinden birinde hayata geçirilmek istendiği soruldu.

“Amaç enerji üretiminden çok arazi tahsisi”

Dernek, projenin enerji üretiminden ziyade uzun vadeli arazi tahsisi amacı taşıdığı iddiasını da gündeme getirdi. Açıklamada, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olunmadığı ancak bu yatırımların tarım alanları, doğal SİT bölgeleri ve turizm potansiyeli yüksek araziler üzerinde gerçekleştirilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Enerji yatırımlarının çevre, tarım ve kamu yararı gözetilerek planlanması gerektiği vurgulandı.

Karar yargıya taşınacak

ÇEŞÇEP, Bakanlığın verdiği “ÇED Olumlu” kararına karşı yasal itiraz ve dava sürecinin başlatılacağını duyurdu. Dernek, kararın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunarak Çeşme’deki hazine arazilerinin özel şirketlere ve yabancı sermayeye tahsis edilmemesini talep etti. Açıklamanın sonunda Çeşme halkı, sivil toplum kuruluşları ve kent konseyleri projeye karşı ortak mücadeleye davet edildi. Dernek, Çeşme’nin doğal, tarımsal ve kamusal değerlerini korumak için hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürüleceğini bildirdi.

Kaynak: AJANSLAR