Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Kilis'te yerel yönetim düzeyinde dikkat çekici bir siyasi gelişme yaşandı. Son yerel seçimlerin ardından göreve gelen belediye yönetimi ile parti genel merkezi arasında bir süredir devam eden idari ve koordinasyon sorunları resmi bir ayrılıkla sonuçlandı. Kentteki hizmetlerin sürdürülebilirliği, kentsel yatırımların finansmanı ve merkezi yönetimle ilişkiler konusunda yalnız bırakıldığını ifade eden yerel yönetim aktörleri, siyasi hatlarını yeniden şekillendirmek adına radikal bir adım attı. Bu karar, kent ölçeğindeki siyasi dengeleri ve belediye meclisindeki aritmetiği doğrudan etkileyecek yeni bir süreci tetikledi.
Genel merkezden destek alamama iddiası ipleri kopardı
Siyasi kulislerde bir süredir konuşulan ayrılık iddiaları, belediye yönetiminin tepe isminden gelen resmi açıklamalarla netlik kazandı. Kentteki yerel idarenin en üst makamında oturan Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, kamuoyuna yönelik yaptığı bilgilendirmede Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı. Seçim sürecinde planlanan projelerin hayata geçirilmesi ve şehrin altyapı sorunlarının çözülmesi noktasında güçlü bir kurumsal arkaya ihtiyaç duyduklarını belirten Bilecen, bu süreçte bağlı bulunduğu siyasi yapının yönetim kademelerinden beklenen lojistik ve idari katkıyı göremediklerini ileri sürdü. Şehre gerekli hizmeti sunma noktasında önlerinin tıkandığını savunan yerel yönetici, bu tablonun kendilerini yasal ve siyasi olarak yeni bir kurumsal yol haritası çizmeye zorladığını ifade etti.
Belediye meclis üyeleriyle birlikte kitlesel kopuş yaşandı
Ayrılık kararının kurumsal gerekçeleri ve genel merkez düzeyinde yaşanan fikir ayrılıklarının boyutu, ulusal basına yansıyan değerlendirmelerle daha görünür hale geldi. Gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Hakan Bilecen, partisinden gerekli kurumsal desteği temin edemediğini yineledi. Kilis halkına verdikleri sözleri yerine getirebilmek adına tek başına mücadele etmenin idari zorluklarına değinen Bilecen, bu kararı tek başına almadığını vurguladı. Şehrin yönetiminde aktif rol alan 7-8 belediye meclis üyesiyle birlikte partiden ayrıldıklarını açıklayan Bilecen, bu kitlesel kopuşla birlikte belediye meclisindeki mevcut dengelerin de değiştiğini ortaya koydu. Yaşanan bu istifa dalgasına ilişkin ana muhalefet partisinin genel merkezinden ise henüz resmi bir değerlendirme veya karşı açıklama yapılmadı.
Ankara koridorlarında yeni siyasi ortaklıklar aranacak
Partisiyle olan kurumsal bağını tamamen koparan yerel lider, Kilis halkına yönelik hizmetlerin aksamaması adına izleyeceği yeni idari patikayı da kamuoyuyla paylaştı. Alınan istifa kararının ardından kentsel projelerin sekteye uğramaması adına idari bir boşluğa izin vermeyeceğini kaydeden Bilecen, bundan sonraki süreçte belediye başkanlığı görevini bir süre bağımsız olarak sürdüreceğini ifade etti. Kentin menfaatlerini ön planda tutacağını belirten yerel yönetici, iktidar olanaklarından faydalanmak, bakanlık projelerine dahil olabilmek ve hibe programlarına erişebilmek amacıyla önümüzdeki dönemde AKP dahil olmak üzere mecliste grubu bulunan diğer siyasi partilerle resmi görüşmeler yürüteceğini dile getirdi.
Teşkilat yapısındaki idari kriz süreci hızlandırdı
Belediye yönetiminde meydana gelen bu sarsıntı, aslında partinin kentteki teşkilat yapısında bir süredir devam eden hukuki ve idari krizlerin bir devamı olarak değerlendiriliyor. Yerel yönetim ile il örgütü arasındaki koordinasyon bağlarının zayıfladığı kentte, yakın dönemde adli makamlara yansıyan gelişmelerin de ayrılık sürecinde çarpan etkisi yarattığı belirtiliyor. Nitekim belediye yönetiminin istifasından kısa bir süre önce, adli bir soruşturma kapsamında 12 gün boyunca tutuklu kalan ve ardından serbest bırakılan CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan da görevinden istifa ettiğini duyurmuştu. İl başkanlığının ardından belediye başkanı ve meclis üyelerinin de gemileri yakması, partinin bölgedeki kurumsal temsil yapısını tamamen yeni bir hukuki sürecin eşiğine getirdi.




