YAĞMUR KARADAĞ/Dokuz Eylül TV’de yayınlanan ‘Gerçeğin Öteki Yüzü-Fikri İsyan’ programında, Türkiye ve İzmir siyasetinin sıcak gündemi masaya yatırıldı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Avukat Murat Aydın ve Gazeteci Ender Aldanmaz programda bu hafta; Ankara’daki NATO Zirvesi'nden İzmir yerelindeki idari krizlere, CHP’deki mutlak butlan kararından, kentin kronik çöp ve Körfez sorunlarına kadar pek çok konuyu detaylarıyla ele aldı.
ÇÖP SORUNU NİYE ÇÖZÜLMÜYOR?
Programda kentin acil çözüm bekleyen altyapı ve çevre sorunları ele alındı. Siyasetin iki halkaya bölündüğünü söyleyen Dilek Gappi, birinci halkada sorunların bilinçli olarak büyütüldüğünü, ikinci halkada ise hamaset yapıldığını savunarak İzmir’deki çöp sorununa tepki gösterdi. Gappi, "Çöp sorununu bir yıldır konuşuyoruz. Bir yıl önce tam bu aylarda İzmir çöp dağları yaşadı. Bir yıl geçti, bu konuda hangi gelişme oldu? Olmadı. Büyükşehir Belediyesi 11 yere başvuru istedi, izinler gelmedi. Harmandalı'daki tesiste bir yıldır yol alınamadı. Bu Temmuz'da çöp dağları bizim karşımıza gelecek. İki metropol belediye başkanı, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız artık diyorlar ki 'Manisa istemiyor İzmir'in çöpünü ve biz çöpleri topluyoruz, çöpleri yükleyeceğimiz tır bulamıyoruz.' Bu sorun niye çözülmüyor? Niye ÇED raporları zamanında ele alınamıyor?" diye konuştu.
Körfez’deki koku ve kirlilik sorununa da değinen Gappi, "Büyükşehir Belediyesi İZDENİZ aracılığıyla akıllı kil uygulaması yapıyordu. Koku engelleniyor, algler tabana çöküyordu. Bakanlık izin vermedi. Akıllı kil uygulamasına bir bakanlık niye izin vermez? Şimdi kokular başlasın diye mi?" sorusunu sordu.
Kentin stratejik sorunlarında ortak akıl çağrısı yapan Dilek Gappi, "Son bir yılda hangi konularda gelişme sağladık? Alsancak Limanı'nın özelleştirilmesi, Çeşme'de 16 hektarlık alanın yatırımlara açılması... Hep böyle rant projeleriyle ilgili gelişme oldu. İzmir'in ana sorunlarda, çağrılarda bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Bedeli halkın ödememesi için yapılması gereken ne varsa el birliğiyle yapılmalı" ifadelerini kullandı.

ÇEKİŞMENİN FAYDASI YOK
Murat Aydın da merkezi yönetimin engelleme politikası yürüttüğünü belirterek, "Çöp yerine siz kendiliğinizden gidip 'Ben buraya çöp dökeceğim' diyemiyorsunuz. Bunlar için izin süreçleri var ve bu izin süreçleri merkezi yönetim tarafından veriliyor. Onlar bu izinleri vermediği sürece siz paranız da olsa bu tesisleri kuramıyorsunuz. Hizmeti engellemek üzerinden bir çekişmenin kimseye faydası yok" dedi.
Belediye içindeki yönetimsel dağınıklığa değinen Ender Aldanmaz ise "İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde son dönemde bir ekip çatışması olduğu ile ilgili bilgiler mevcut, Belediye Şirketler Koordinatörü Ahmet Okyay’ın istifası var. Belediyenin içerisinde de bir dağınıklık, sistemin bir türlü işleyememesi ile ilgili problemler olduğu da görünüyor. Belki bu problem, yaşanan kaotik görev değişiklikleri çöp tesisi ile ilgili konsantrasyonu bozuyor. Diğer yandan Murat Kurum'un kentle ilgili majör problemler hakkında sistem işlemezken transfer görüşmeleri bilgilerinin gelmesi çok enteresan. Demek ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın da İzmir'le ilgili bir planı var ama 'Cemil Tugay'ı transfer edersek o zaman İzmir'in önünü açarız' gibi bir algı oluşturuluyor” değerlendirmesinde bulundu.
TUGAY AK PARTİ’YE Mİ GEÇECEK?
İzmir kamuoyunun en çok konuştuğu konulardan biri olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın AK Parti’ye transfer olacağı iddiaları da programın en sıcak başlıklarından oldu. Kulis bilgilerini paylaşan Ender Aldanmaz, Ankara kanadında bu konunun ciddi şekilde ele alındığını belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cemil Tugay'ın AK Parti’ye geçişi ile ilgili sorular sormaya, yakın çalışma arkadaşları ile ilgili değerlendirmeler yapmaya başladığı hakkında kulis bilgileri mevcut. Yine aynı şekilde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Cemil Bey'in AK Parti'ye geçişi ile ilgili özellikle itici bir güç olarak yoğun bir mesai yaptığı, Erdoğan'a telkinlerde bulunduğu bilgileri mevcut. AK Parti MKYK üyesi ve Cemil Tugay'ın yerel seçimdeki rakibinin de 'Yolsuzluk yoksa, herhangi bir problemi yoksa partimize katılabilir' açıklaması vardı. İlk defa AK Parti cenahından bu konuda bir açıklama geldi ve açıklama itidalli idi” dedi.
Aldanmaz, bu iddiaların zeminini ise "Erdoğan'ın Cemil Tugay'ı transfer etmesi meselesini ülke genelinde bir kamuoyu oluşturmak üzerinden şekillendirmek istediği ile ilgili bir bilgi var. AK Parti'nin tercih edilen parti olduğu, CHP'nin ise kaçılan parti olduğu, kale olarak tabir edilen İzmir'in belediye başkanının da AK Parti'yi tercih ettiği algısını oluşturmak istiyorlar” sözleriyle değerlendirdi.

AK PARTİ’YE GEÇECEĞİNİ SANMIYORUM
Aydın ise böyle bir transfere ihtimal vermediğini net bir dille ifade ederek, "Ben böyle bir geçiş olacağını sanmıyorum. İzmir'deki seçmen belediye başkanına oy verirken birazcık da kimin olmaması gerektiğini düşünerek oy veriyor. İşte o olmasın denen kişinin ya da partinin cenahına geçmek İzmir'de çok daha ağır tepki görür. Sayın Cemil Tugay da 'Bu oyların bana neden verildiğini biliyorum, bu oyların emanet olduğunu biliyorum' diye söyledi. Bu büyük ve net cümleleri ortada durduğu sürece o geçmeyecektir” diye konuştu.
Aydın, bazı siyasetçilerin "kentime hizmet etmek için geçiyorum" savunmalarına da sert çıkarak, "Bu görevden istifa etmektir" dedi.
Dilek Gappi de Cemil Tugay’ı tanıdığı kadarıyla böyle bir adım atmasını beklemediğini belirterek, "Siyasi ve diplomatik bir dili terk etmemekle birlikte geçebileceğini düşünmüyorum. Kendine göre belli ilkeleri var. Zaten İzmir'de bunu yapmak mümkün değil, çünkü sokağa çıkamayacağını çok iyi biliyor" dedi.
GÖZLER NATO ZİRVESİ’NDEYDİ
Programda Ankara’da başlayan NATO Zirvesi’ni değerlendiren İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Türkiye’nin tarihi günlerden geçtiğini belirterek, "Küresel güçlerin Türkiye'de olması, Ankara'daki büyük hazırlığın ardından gerçekleşen ağırlamalar, NATO üzerinden yeni bir dünya düzeninin başkentte şekilleniyor olması Türkiye açısından çok önemli” dedi.
Avukat Murat Aydın ise küresel siyaset ile iç siyasetin bağını vurgulayarak, Türkiye’deki muhalefetin ve CHP’nin dizayn edilmek istendiğini dile getirdi. Aydın, "Türkiye, dünyadaki siyasetin yeniden yapılanmasının yansımalarını yaşıyor. Türkiye'deki siyasi yapıyı, özellikle muhalefeti ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni dizayn etme çabası ve bunun üzerinden de genel seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a AK Parti'nin bir kere daha aday olarak seçilmesini sağlama çabası, dünya düzeninin yeniden yapılanmasının bir parçası” dedi.
1900'lerin başında Orta Doğu şekillenirken Kuvay-ı Milliye’nin bu hesapları bozduğunu hatırlatan Aydın, "Şimdi yeniden benzer bir şey yaşıyoruz ve bu kez emperyalist sistem böyle bir karşı çıkışı en net yapabilecek yapı olan Cumhuriyet Halk Partisi'ni dağıtmaya çalışıyor. Buna karşı da Cumhuriyet Halk Partisi, yine 100 yıl önce yaptığı yöntemi uyguluyor: Halkla birlikte çalışmak" diye konuştu.
Yerel yönetimler üzerindeki hukuki ve idari baskıların da masaya yatırıldığı programda Dilek Gappi’nin son soruşturmalarda İzmir’deki tutuklu sayısını sorması üzerine Murat Aydın, "Belediye soruşturmalarında tutuklu olan kişi sayısı 75 oldu" bilgisini verdi.
“İZMİR ÇIKMAZ SOKAĞIN İÇİNDE”
İzmir yerel siyasetinin bir kilitlenme yaşadığını ifade eden Gazeteci Ender Aldanmaz da kentin içinde bulunduğu tabloyu "Cumhuriyet Halk Partisi İzmir'dr ikiye bölündü. Bir belediye başkanının hakkında işlem yapıldı, bazıları tutuklandı, bir belediye başkanı ev hapsine atıldı. Bir seçilmiş il başkanı olarak kendini tanımlayan Çağatay Güç yeni bir alternatif bina açtı ve bu alternatif bina açılışını Özgür Özel'in katılımıyla gerçekleştirilmiş oldu. Ak Parti'nin, özellikle CHP'li belediyeleri felç etme, CHP siyasetini bölme, parçalama stratejisinin İzmir'deki yansımalarını görüyoruz. SGK ve vergi borçlarının peşin olarak ödenmesi ile başlayan süreçle belediye sistemi felç oldu, maaş ödeyemez hale geldi. Operasyonlarla ile birlikte CHP'nin İzmir siyaseti çıkmaz sokağın içine girdi" Sözleriyle aktardı.
Aldanmaz, kentteki yönetsel krize ilişkin olarak, "Bu süreç içerisinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay partisinden istifa etti. Hani burayla ilgili nasıl bir yol yürüyecek göreceğiz. Kentin kronik sorunları ile ilgili sorunlar giderilemiyor. İzmir şu an bir çıkmaz sokağın içerisinde. Şu an yapılan bir tane alt geçit yok, battı çıktı bile yok kentte. Bir fetret devri yaşıyor bu kent diyebilirim" dedi.
"HALK SİYASETÇİYİ İTEREK TAŞIYOR"
CHP İzmir İl Başkanlığı binasında yaşanan tahliye krizi ve hukuki tartışmalara değinen Murat Aydın, parti tüzüğüne göre de mevcut MYK’nın meşruiyetinin bulunmadığını, dolayısıyla kararlarının da yok hükmünde olduğunu belirtti. Aydın, "Çağatay Güç ve il yönetimini birlikte görevden aldılar ve il başkanına bir atama yaptılar. Bir ayı geçti, hala il yönetimi yok. Tek adam tarafından yönetilmeye çalışılan bir CHP il yönetiminden bahsediyoruz, bunun da bir anlamı yok" eleştirisinde bulundu.
Tüm olumsuzluklara rağmen tabanda güçlü bir dayanışma olduğunu ifade eden Aydın, Özgür Özel’in İzmir ziyaretindeki meydan tartışmalarına değinerek "Cumhuriyet Meydanı'nda kaç kişi vardı tartışmalarının bir önemi yok. Oradaki sayıdan daha önemli bir şey var; oradaki duygu, heyecan, samimiyet ve içtenlik. Biz il için yeni çalışma ofisini hazırlarken etraftaki bütün diğer dairelerden insanlar geldiler, sanki ev taşıyan komşuya yardım eder gibi 'Bir şey lazım mı?' dediler. Muazzam bir dayanışma duygusu var" dedi.
Aydın, toplumsal değişimin siyasetin önünde gittiğini belirterek, "Türk toplumu, siyaset kurumunun ve siyasetçilerin ötesinde, ilerisinde. Normalde siyaset kurumu önderlik yapar ama Türkiye'de öyle değil. Özellikle siyasi iktidarın temsil ettiği siyaset kurumu toplumsal kanalları o kadar iğdiş etmiş durumda ki toplum artık siyasetçiyi iterek taşıyor, yüreklendiriyor ve yönetiyor" değerlendirmesini yaptı.
Yeni bir parti kurulup kurulmayacağı ve mahkeme süreçleri hakkındaki soruya ise Aydın, "CHP içerisinde kalmak hala asıl seçenek. Kurultayla ilgili imza süreçleri ayın 10'unda ya da 11'inde bitiyor. Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği butlan kararında bir ihtiyati tedbir kararı var, bu itiraz sürecini beklemek gerekiyor" yanıtını verdi.
Aldanmaz ise Özgür Özel’in halkla kurduğu diyaloğa dikkat çekerek, "Bankın üzerinde, sandalye üzerinde, traktör kasasının üzerinde miting yapmak doğallığında bir hikayedir. Özgür Özel aslında toplumun içerisinde ama sadece bir adım önünde felsefesini benimsiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçime katılamama riski ile ilgili açıklama sıklıkla vurgulanıyor. Özgür Özel’in 'Eğer ki biz bu riski alamayız, yeni bir parti kurabiliriz' açıklamaları da var. Bu anlamda Temmuz ayı aslında birçok şeye gebe bir ay gibi görünüyor” dedi.




