Özgür Özel'in CHP grup toplantısında yaptığı veda konuşması ve "Yeni Parti" açıklaması, parti içindeki çözülmenin en görünür halkası oldu. Özel'in CHP'den istifa ettiği, yeni partinin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verilmesinin beklendiği bu süreçte, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel de partisinden ayrıldığını kamuoyuna ilan etti. Yücel'in açıklaması, Özel'in çıkışının ardından gelen en dikkat çekici bireysel istifalardan biri olarak öne çıktı.

"Saray yargısı eliyle yeniden dizayn girişimine sessiz kalamazdım"

Sosyal medya hesabından uzun bir metin paylaşan Yücel, kararının gerekçesini açık ifadelerle ortaya koydu. "Saray yargısı eliyle, “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden dizayn etme girişimine sessiz kalmam mümkün değildi" diyen Yücel, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve millet iradesine olan inancı gereği bu hukuksuz sürecin parçası olmayı reddettiğini vurguladı. 27 yıldır üyesi olduğu partiden ayrıldığını belirten Yücel, bu adımı "bir veda değil; demokrasiye, hukuka ve millet iradesine sahip çıkma iradesinin yeni bir başlangıcı" olarak tanımladı.

Yücel'in açıklamasının tamamı:

Yeni Parti kurulduğu gün ana muhalefet oldu
Yeni Parti kurulduğu gün ana muhalefet oldu
İçeriği Görüntüle

"1999 yılında üye olduğum, siyasete gözümü açtığım ve bugüne kadar sandık görevliliğinden mahalle delegeliğine, belediye meclis üyeliğinden İl başkanlığına; milletvekilliğinden Parti Meclisi ve MYK üyeliğine kadar her kademesinde görev yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürdüğüm demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinden her zaman onur ve gurur duyuyorum. 2023 seçimlerinin ardından CHP’de bir değişime, gençleşmeye ve yenilenmeye ihtiyaç vardı. Bunu da 4-5 Kasım 2023 tarihinde, tamamen demokratik ve şeffaf bir ortamda gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayımızda sağladık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde girdiğimiz ilk seçimde, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yapmayı başardık. Ve işte ne olduysa ondan sonra oldu… Önce Esenyurt, ardından Beşiktaş, sonra İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve diğer belediyelerimize yönelik operasyonlar; tutuklamalar ve görevden almalar peş peşe gelmeye başladı. Ardından, yetkisiz bir mahkeme tarafından verilen ve kamuoyunda “mutlak butlan” olarak bilinen hukuksuz karar… Bugün itibarıyla 27 belediye başkanımız tutuklu... Ve biz belediye başkanlarımızı tutuklatan, görevden aldıran yargı içindeki iradeyle, bu hukuksuz “mutlak butlan” kararını verdiren iradenin aynı aynı merkezden beslendiğini çok iyi biliyoruz. Gelinen noktada, Mustafa Kemal Atatürk’ün “İki büyük eserimden biri” dediği Cumhuriyet Halk Partisi ne yazık ki ele geçirilmiştir, işgal altındadır. Son dönemde yaşananlar ne Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasi, hukuk ve adalet anlayışına ne de tarihsel misyonuna yakışmaktadır. Saray yargısı eliyle, “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden dizayn etme girişimine sessiz kalmam mümkün değildi. Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve millet iradesine olan inancım gereği bu hukuksuz sürecin parçası olmayı reddediyorum. Bu nedenle, 27 yıldır üyesi olduğum; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etmiş bulunmaktayım. Bu bir veda değil; demokrasiye, hukuka ve millet iradesine sahip çıkma iradesinin yeni bir başlangıcı…"

Kaynak: HABER MERKEZİ