Ege'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan İzmir'in Çeşme ilçesinde, deniz ekosistemini ve kıyı şeritlerini korumaya yönelik çevre çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bu kapsamda, dünya genelinde eş zamanlı yürütülen küresel bir çevre hareketi olan Uluslararası Kıyı Temizliği (International Coastal Cleanup - ICC) etkinliklerinin İzmir durağı Çeşme oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen kapsamlı deniz temizliği operasyonunda, hem karada hem de maviliklerin altında yoğun bir mesai harcandı. Çeşme'nin simge noktalarından biri olan Çeşme Yıldızburnu Balıkçı Barınağı ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, çevreye duyarlı kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir hedef etrafında bir araya getirdi.
Ege kıyılarında deniz ekosistemini korumak için dev adım
Mavi vatanın korunması ve gelecek nesillere temiz bir kıyı mirası bırakılması amacıyla düzenlenen etkinliğe katılım ve destek üst düzeyde gerçekleşti. Çeşme Belediyesi ile Yıldızburnu Balıkçı Barınağı ev sahipliğinde düzenlenen çevre hareketine, denizlerin korunması alanında öncü sivil toplum kuruluşlarından TURMEPA (Deniz Temiz Derneği) ve Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi de güçlü bir destek sundu. Saha çalışmalarına doğrudan katılarak ekiplere moral veren Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, yerel yönetimlerin çevre bilincini artırmaya yönelik bu tür ortak projelerde yer almasının önemine vurgu yaptı. Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin sergilediği bu dayanışma, Ege sahillerindeki canlı yaşamının ve kentin doğal güzelliklerinin korunması adına kararlı bir tutum ortaya koydu.
Dalgıçlar deniz tabanından tonlarca çöp çıkardı
Görsel kirliliğin ötesinde su altı yaşamını doğrudan tehdit eden atıkların temizlenmesi için karada ve denizde eş zamanlı bir operasyon yürütüldü. Kıyı şeridinde İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki temizlik personelleri hummalı bir çalışma yürütürken, deniz tabanındaki kirliliğe ise uzman ekipler müdahale etti. İzmir İtfaiyesi AKS dalış ekipleri, su altına dalarak dipte biriken ve deniz canlılarının yaşam alanlarını adeta felç eden atıkları tek tek su yüzeyine çıkardı.
Birkaç saat süren yoğun su altı mesaisinin ardından deniz tabanından çıkarılan plastik şişeler, ambalaj malzemeleri, paslanmış metal parçaları ve çok sayıda evsel nitelikli atık kıyıda bir araya getirildi. Toplanan yaklaşık 1,5 ton ağırlığındaki atık yığını, insan eliyle yaratılan kirliliğin boyutlarını bir kez daha kanıtladı. Çıkarılan tüm malzeme, türlerine göre ayrıştırılmak ve doğaya zarar vermeden geri dönüşüme kazandırılmak üzere yetkili birimlere teslim edildi.
Deniz kirliliğine karşı toplumsal duyarlılık çağrısı
Çalışmaların ardından saha değerlendirmesinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Koruma Şube Müdürlüğü Bölge Sorumlusu Saygın Yörük, deniz kirliliğinin ana kaynağının insan faaliyetleri olduğuna dikkat çekti. Kısa süren bir çalışma neticesinde ortaya çıkan 1,5 tonluk atık tablosunun düşündürücü olduğunu belirten Yörük, denizlerin birer çöp depolama alanı gibi görülmesine kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Suda biriken atıkların sadece bir görüntü kirliliğinden ibaret kalmadığını, doğrudan kıyı ekosistemi ve biyolojik çeşitlilik üzerinde geri dönülemez tahribatlar yarattığını ifade eden Yörük, temizlik çalışmalarının aralıksız süreceğini ancak asıl kalıcı çözümün atıkların henüz kaynağındayken denize ulaşmasını engellemekten geçtiğini kaydetti. Saygın Yörük, tüm yurttaşlara çağrıda bulunarak denizleri ve kıyıları koruma konusunda çok daha hassas ve sorumlu davranılması gerektiğini dile getirdi.
Uluslararası kıyılarda çevre için güç birliği
Dünyanın dört bir yanındaki sahil kentlerinde eş zamanlı olarak hayata geçirilen Uluslararası Kıyı Temizliği etkinlikleri, denizel atıkların azaltılması ve toplumda çevre kültürünün yaygınlaştırılması adına hayati bir rol üstleniyor. Çeşme sahilinde gerçekleştirilen bu son çalışma da yerel yönetimlerin, sivil toplum teşekküllerinin ve çevre gönüllülerinin doğayı koruma ortak paydasında nasıl kenetlenebileceğini gösteren somut bir örnek oldu. Kıyı kirliliğiyle mücadelenin yalnızca temizlik operasyonlarıyla sınırlı kalmayıp bireysel farkındalıkla desteklenmesi gerektiği mesajı bir kez daha güçlü şekilde vurgulandı.




