Türkiye'de milyonlarca çalışanın ve emeklinin gözü kulağı Ankara'dan gelecek yasal düzenleme haberlerine çevrilmişken, Cumhur İttifakı ortağı MHP'den sisteme yönelik çok kritik bir çıkış geldi. Sosyal güvenlik sisteminin uzun süredir tartışılan aktüeryal dengesi ve adalet tüzüğü, iktidar ortaklarının da ana gündem maddesi haline geldi. Konuya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, mevcut emeklilik sisteminde prim gün sayısından ve aylık bağlama oranlarından kaynaklanan ciddi yapısal problemler olduğunu belirterek, sisteme ilişkin köklü değişiklikler yapılması gerektiğini söyledi.
Sistemin en büyük tıkanıklık noktasının çok prim ödeyen ile az prim ödeyen arasındaki adaletsizlik olduğunu vurgulayan Kalaycı, yıllarca çalışan vatandaşların hak kaybına uğradığı bir yapının sürdürülemez olduğunu ifade etti. Kalaycı, "Prim maaş dengesi bozulmuş durumda. 30-40 yıl prim ödeyen ile 10 yıl prim ödeyen neredeyse aynı maaşı alır hâle gelmiş. Yani burada bir köklü düzenleme gerekiyor. Prim maaş dengesini sağlayacak şekilde emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikler giderilmeli" sözleriyle, yapılacak yasal reformun felsefesini ortaya koydu. Bu durum, uzun yıllar boyunca sisteme yüksek katkı sunan sigortalıların haklarının korunacağı yeni bir modelin hazırlığı olarak değerlendiriliyor.
Farklı statüdeki emekliler tek bir çatı altında birleştirilecek
Mevcut sosyal güvenlik mevzuatında yer alan karmaşık yapı ve farklı kurumlara bağlı çalışanların maruz kaldığı eşitsizlikler, yeni reform paketinin en önemli tüzük başlıklarından birini oluşturuyor. SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı mensuplarının hem emekliliğe hak kazanma koşullarında hem de her yıl yapılan maaş artışlarında yaşadığı standardizasyon eksikliği, sistemin işleyişini zorlaştırıyor. MHP kurmayları, bu karmaşanın son bulması için tekil bir kriter tüzüğünün getirilmesini savunuyor.
Maaş artış oranlarındaki adaletsizliğe de değinen Mustafa Kalaycı, "Maaş artışında bile farklılık var. SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları farklı kritere göre, memur emekli aylıkları farklı artırılıyor. Bunların tek bir kritere tabi olması lazım" ifadelerini kullandı. Bunun yanı sıra esnaf ve sanatkarların uzun süredir dile getirdiği tescil adaletsizliğine de değinen Kalaycı, "Prim gün sayısında da SSK’lı 7.200 gün prim gününe tabi ama BAĞ-KUR’lu 9.000 prim gününe tabi. Bu konularda bir düzenleme yapılması gerekiyor" diyerek, özellikle küçük esnafın emeklilik şartlarını kolaylaştıracak ve prim gününü eşitleyecek bir düzenlemenin şart olduğunu belirtti.
Deprem maliyetlerinin azalması bütçeyi yeniden rahatlatıyor
Emeklilik reformunun ve maaş iyileştirmelerinin önündeki en büyük engel olarak görülen bütçe disiplini ve kamu maliyesi dengelerinde ise rüzgar tersine dönmeye başladı. 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan devasa yeniden inşa maliyetlerinin bütçe üzerindeki baskısı, son açıklanan mali verilerle birlikte hafifleme trendine girdi. Kamusal yatırımların tamamlanma aşamasına gelmesi, devlet hazinesine nefes aldırmaya başladı.
Asrın felaketinin bütçeye çok büyük bir yük getirdiğini, 3 yılda 100 milyar dolara yakın bir maliyetin ortaya çıktığını aktaran Kalaycı, deprem bölgesinde yapılan yatırım harcamalarının hemen hemen bittiğini söyledi. Yılın ilk yarısına ait resmi tescil dökümlerini incelediğini belirten Kalaycı, hazine nakit dengesindeki iyileşmeyi şu verilerle paylaştı: "Geçen yılki altı ayda 1 trilyon 293 milyar iken bu yıl 1 trilyon 57 milyar liraya düşmüş. Faiz dışı nakit dengesine baktığımız zaman geçen yıl 270 milyar faiz dışı açık, nakit açığı varken bu yılın altı ayında faiz dışı 368 milyar fazlamız var. Bu iyi bir gelişme." Bu finansal rahatlama, bütçe imkanlarını daha elverişli hale getirerek uzun süredir bekleyen sosyal taleplerin karşılanması için lojistik bir zemin hazırlıyor.
Kamu maliyesindeki iyileşme çalışanların ve emeklilerin yüzünü güldürecek
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yürüttüğü kararlı ekonomi politikaları ve tasarruf tedbirleri sayesinde elde edilen faiz dışı fazla, sosyal devlet ilkesinin yeniden ön plana çıkmasını sağlayacak. MHP cephesinden yapılan bu açıklamalar, son dönemde hayat pahalılığı karşısında alım gücü düşen dar ve sabit gelirliler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Maliye yönetiminin elinin rahatlamasının doğrudan halkın refahına yansıtılacağını kaydeden MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, "Maliyenin elini rahatlatacak, bütçe imkanlarını daha elverişli hale getirecek, bu anlamda da emeklimizin, çalışanın beklentilerini karşılayacak düzenlemeler yapma imkanı da olacak diye görüyoruz" şeklinde konuştu. Önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi beklenen yeni yasama tüzükleri kapsamında, emeklilikte adalet, prim-maaş dengesi ve sosyal refah payı artışlarının öncelikli olarak ele alınacağı tahmin ediliyor.




