Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren gelir düzenlemelerini karara bağlamak üzere yoğun bir mesai yürütüyor. Komisyondaki son oturumda, kamuoyunda uzun süredir tartışılan en düşük emekli aylığı tutarının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini öngören kanun teklifi masaya yatırıldı. Teklifin komisyon görüşmeleri sırasında muhalefet temsilcileri ile hükümet kanadı arasında gelir adaleti ve alım gücü üzerinden hararetli tartışmalar gerçekleşti.
Görüşmeler sırasında söz alan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, hazırladığı özel bir sunumla dikkat çekti. Kürsüye komisyonda hazırladığı "Emeklinin Takvimi" çalışmasıyla çıkan Bakırlıoğlu, resmi enflasyon verileri ve saha araştırmalarından elde edilen rakamlarla emeklinin bir aylık yaşam döngüsünü gün gün hesapladığını ifade etti. Yapılan hesaplamalara göre, açıklanan yeni artış oranlarının mevcut ekonomik koşullarda emekli vatandaşlara nefes aldırmasının mümkün olmadığını belirten milletvekili, en düşük emekli aylığının reel piyasa fiyatları karşısında yetersiz kaldığını savundu.
Kira ve fatura tutarları aylık gelirleri aşıyor
Komisyondaki konuşmasında güncel yaşam maliyeti endekslerine ve temel ihtiyaç kalemlerine değinen Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Türkiye genelindeki barınma krizinin boyutlarını sayısal verilerle ortaya koydu. Türkiye'deki ortalama kira bedelinin 24 bin 179 liraya ulaştığını hatırlatan Bakırlıoğlu, bu miktarın tek başına yeni belirlenen en düşük emekli aylığının üzerinde olduğunu vurguladı. Barınma ihtiyacının ardından gelen fatura giderleri konusunda da somut araştırmalar yaptıklarını dile getiren milletvekili, tek başına yaşayan emekli vatandaşların fiili faturaları üzerinden bir ortalama çıkardıklarını anlattı.
Yapılan hesaplamalara göre, bir konutun asgari düzeydeki elektrik, su, doğalgaz ve cep telefonu giderlerinin aylık ortalama 2 bin 233 lirayı bulduğu komisyon dökümlerine geçti. Mevcut aylık gelir tavanı ile bu giderlerin karşılanmasının matematiksel olarak imkansız olduğunu belirten Bakırlıoğlu, "Emekli, maaşını aldığı gün kirasını ödüyor, ertesi gün faturalarını yatırıyor. Üçüncü gün cebinde tek kuruş kalmıyor. Dördüncü gün ise nasıl yaşayacağını düşünüyor" dedi. Ülkede açlık sınırının 36 bir lirayı aştığını hatırlatan milletvekili, 23 bin 552 liralık aylığın bu sınırın çok altında kaldığını ve emeklilere adeta sadece hayatta kalma mücadelesinin reva görüldüğünü iddia etti.

Taban maaşa mahkum olan kişi sayısı artıyor
Uygulanan sistemin emeklilik rejiminde yapısal bir bozulmaya yol açtığı ve sosyal güvenlik dengelerini uzun vadede olumsuz etkileyeceği yönündeki eleştiriler de komisyon oturumunda geniş yer buldu. Yapılan yasal düzenlemelerin kalıcı çözümler üretmek yerine mevcut sorunları daha da kronikleştirdiğini savunan Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, taban fiyattan maaş alan kişilerin toplam sayısal verilerindeki artış grafiğine dikkat çekti.
Resmi verilere göre, en düşük emekli aylığı alan vatandaşların sayısının kısa süre içerisinde 4 milyon 900 binden 5 milyon 100 bine yükseldiğini açıklayan Bakırlıoğlu, bu durumun sistemin tıkandığının en net göstergesi olduğunu söyledi. Mevcut sistemin her geçen gün daha fazla sigortalıyı en alt sınır olan taban maaşa mahkum ettiğini belirten milletvekili, komisyon üyelerine seslenerek altı ay sonra yeniden benzer bir acil düzenleme yapmak zorunda kalınacağını, çünkü reel enflasyon karşısında bu rakamların hızla eriyeceğini savundu.
Milli gelirden ayrılan payın düştüğü verilerle açıklandı
Ekonomik büyümeden ve gayri safi yurtiçi hasıladan emeklilere aktarılan kaynakların tarihsel gelişimi de toplantıda istatistiksel dökümlerle paylaşıldı. Türkiye'de emekli nüfusunun toplam nüfus içerisindeki demografik ağırlığı artmasına rağmen, bu kitlenin pastadan aldığı payın ters orantılı şekilde gerilediği verilerle belgelendi. 2020 yılında emekli maaşlarının milli gelire olan oranının yüzde 6,7 seviyesinde bulunduğunu belirten Bakırlıoğlu, bugün ise bu oranın yüzde 5,9'a kadar düştüğünü açıkladı.
Bu azalışa karşılık, aynı dönem içerisinde emekli nüfusunun toplam ülke nüfusu içindeki payının yüzde 14,9'dan yüzde 18,8'e yükseldiği tescil edildi. Nüfus artarken bütçeden ayrılan payın küçülmesini eleştiren Bakırlıoğlu, "Emekli sayısı artıyor ama emeklinin milli gelirden aldığı pay küçülüyor. Eğer bu pay korunmuş olsaydı bugün emekli maaşları yaklaşık yüzde 40 daha yüksek olacaktı. Ortalama emekli aylığı 27-28 bin lira değil, 38-39 bin lira seviyesinde gerçekleşecekti" ifadelerini kullandı. Komisyondaki konuşmasının son bölümünde çözüm önerilerini sıralayan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, emekli aylıklarının asgari ücret seviyesinin altına düşmeyecek şekilde yasal güvenceye kavuşturulması, tüm emekli sınıflarına seyyanen zam yansıtılması ve milli gelirden emeklilere ayrılan payın tüzük değişikliğiyle artırılması çağrısında bulunarak sunumunu tamamladı.




