NALAN KOLAĞASI İMRE - Gayrimenkul sektörünün hızla büyüyen ancak bir o kadar da karmaşıklaşan yapısına dikkat çeken İzmir Emlak Komisyoncuları Derneği Başkanı Serhat Gültekin, sektörde birlik ve beraberliği sağlamanın önemine vurgu yaptı. Derneğin kuruluş amacının mesleki dayanışmayı artırmak ve eğitim odaklı bir yaklaşım benimsemek olduğunu belirten Gültekin, özellikle Buca merkezli başlayan çalışmalarını İzmir’in geneline yaymayı hedeflediklerini kaydetti.

DOĞRU ADIMLARIN ÖNEMİ

Eğitimin sektördeki tüm aksaklıkların aşılmasında temel unsur olduğunu dile getiren Gültekin, “Eğitimin olduğu yerde, liyakatin olduğu yerde doğru adımlarla zirveye gidersiniz. Eğitimle bugün bir müşteri geldiğinde kişiye nasıl davranılacağını öğrenebilirsiniz” dedi. Gayrimenkul danışmanlarının sadece bir gayrimenkulü gösteren kişiler olmadığını, aynı zamanda hukuki ve psikolojik açılardan da donanımlı olmaları gerektiğini ifade eden Gültekin, “Biz yeri geldiğinde emlakçı değiliz; bazen avukat oluyoruz, bazen psikolog oluyoruz. Bol bol kendimizi geliştirmemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Danışmanların geniş bir coğrafyada dağınık çalışmak yerine belirli alanlarda bölge uzmanlığı edinmelerinin şart olduğunu vurgulayan Gültekin, paslaşarak çalışmanın iş birliğini artıracağını belirtti. Bir gayrimenkulün yetkisini almadan işlem yapmanın danışmanlar için emek kaybı yaratacağını hatırlatan Gültekin, “Çıraklığını yapmadığınız şeyin ustalığını yapamazsınız. Doğru bir broker, doğru bir patron ve doğru bir bölge uzmanlığıyla bu yola çıkmak şart” şeklinde konuştu.

KAYIT DIŞILIKLA MÜCADELE

Sektörün en büyük problemlerinden biri olarak kayıt dışılığı ve internet portallarında yer alan sahte ilanları işaret eden Gültekin, “Kayıt dışılıkla mücadele etmemiz lazım. Bugün herkes emlakçı. Avukat, market, kasap, mahallenin kuaförü, kıraathaneyi işleten kişi... Bunları denetim altına almamız lazım” açıklamasını yaptı. Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nin (EİDS) sektöre disiplin getirdiğini ifade eden Gültekin, benzer doğrulama mekanizmalarının sosyal medya mecralarında da uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Sosyal medyada ciddi anlamda bilgi kirliliği ve sahte ilan portföyü oluştuğunu belirten Gültekin, kuralına uygun çalışan dürüst emlakçıların bu denetimler sayesinde korunduğunu söyledi.

Sektördeki kurumlar arası iletişimsizliğe de değinen Gültekin, İzmir Emlak Komisyoncuları Odası (İZEKO), Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB), İzmir Emlak Komisyoncuları Derneği (İZEKDER) ve Ticaret Odası Meslek Komitesi'nin ortak hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

İzmir’de kayıtlı ve kayıtsız toplamda 10 binin üzerinde gayrimenkul danışmanı bulunduğunu tahmin ettiklerini aktaran Gültekin, mesleğin itibarını korumak için tüm temsilcilerin tek bir vizyonda birleşmesi gerektiğini belirtti.

İzmir ve Manisa'daki yangınlar kontrol altında
İzmir ve Manisa'daki yangınlar kontrol altında
İçeriği Görüntüle

‘GAYRİMENKUL HER ZAMAN KAZANDIRIR’

Gayrimenkulün her zaman en güvenli yatırım aracı olduğunu ifade eden Gültekin, “Altın, dolar, borsa, kripto ne olacağı belli değil; insanların psikolojisini bozar ama gayrimenkul değil. Gayrimenkul her zaman yukarı çıkıyor” dedi. İzmir özelindeki yatırım trendlerini de değerlendiren Gültekin; Buca, Menemen ve Bornova gibi bölgelerin üniversite nüfusu ve amortisman süreleri nedeniyle yatırımcılar için cazibesini koruduğunu, Urla, Güzelbahçe ve Seferihisar hattının ise daha çok sakinlik arayan ve oturum amaçlı alım yapan kişilere hitap ettiğini ifade etti.

DEĞİŞEN AİLE YAPISI

Son dönemde 1+1 ve stüdyo dairelere olan talebin belirgin şekilde arttığını aktaran Gültekin, bunun nedenini değişen aile yapısı, ekonomik dinamikler ve riski farklı gayrimenkullere bölme arzusu olarak açıkladı. Yüksek banka faizleri ve artan inşaat maliyetlerinin piyasayı duraklatma noktasına getirdiğini söyleyen Gültekin, temelden satış projelerinin risk taşıdığını ve bitmiş konutların her zaman daha güvenli bir liman olduğunu kaydetti. Gayrimenkul alım-satımı yapacak vatandaşlara da uyarılarda bulunan Gültekin; tapu kayıtlarının detaylı incelenmesi, yetki belgesine sahip kurumsal danışmanlarla çalışılması ve İzmir’in bir deprem kenti olduğu gerçeği unutulmadan fay hatları üzerindeki yapılara karşı tedbirli olunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: NALAN KOLAĞASI İMRE