Evlilik hazırlığı yapan çiftler için aylar süren tatlı telaşın en zirve noktası, ailelerin ve sevenlerin bir araya geldiği düğün merasimleridir. Ömür boyu hatırlanacak bu özel anların somut birer hatıra olarak geleceğe aktarılması ise profesyonel kamera ve fotoğraf çekimleriyle mümkün oluyor. Ancak İzmir'de yaşayan genç bir çift, hayatlarını birleştirdikleri o en özel günün ardından adeta bir kabusu yaşadı. Düğün organizasyonunu tamamlayan çift, hayatlarının en mutlu gününe dair görsel hatıraları teslim almak istediklerinde, salon yönetiminin ihmalkarlığıyla karşı karşıya kaldı.
İzmir'in Bayraklı ilçesinde yaşamını sürdüren Feride ve Şeref Derin çifti, 27 Aralık 2023 tarihinde Karabağlar ilçesinde bulunan lüks bir düğün salonunda dünyaevine girdi. Genç çift, düğünden aylar önce gerçekleştirdikleri rezervasyon sürecinde, salon işletmesiyle tüm detayları içeren yazılı bir sözleşme imzaladı. Bu tüzük kapsamındaki en önemli maddelerden biri de düğün töreninin profesyonel kameralarla baştan sona kesintisiz olarak kaydedilmesi ve sonrasında çifte teslim edilmesiydi. Ancak düğün bittikten sonra heyecanla görüntüleri teslim almayı bekleyen çifte, salon yetkilileri tarafından video kaydının bulunamadığı bilgisi verildi. En mutlu günlerine ait canlı hatıraların hiçbir kopyasının bulunmadığını öğrenen Derin çifti büyük bir şok yaşadı.
Güvenlik kamerası görüntülerinden montaj yapma teklifi kabul görmedi
Yaşanan bu büyük mağduriyetin ardından çift, sorunu hukuki yollara başvurmadan önce uzlaşıyla çözmek amacıyla yasal süreçleri başlattı. Konu ilk olarak zorunlu arabuluculuk mekanizmasına taşındı ancak taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinden herhangi bir olumlu sonuç alınamadı. Bunun üzerine hakkını mahkemede aramaya karar veren Feride ve Şeref Derin, avukatları Ebru Bilgen aracılığıyla 16 Mayıs 2024 tarihinde İzmir 4. Tüketici Mahkemesinde manevi tazminat istemiyle resmi olarak dava açtı.
Davanın yargılama aşamasında, düğün salonu işletmesinin ihmali kapatmak adına mahkemeye sunduğu ilginç teklifler de dava dosyasına girdi. Davalı işletme, salonda bulunan sabit güvenlik kameralarının aldığı düşük çözünürlüklü ve açısı kısıtlı görüntüleri bir araya getirip, üzerine sonradan müzik ve ses ekleyerek çifte bir düğün videosu hazırlamayı teklif etti. Ancak hayatlarının en önemli gününü profesyonel bir video kaydıyla taçlandırmak isteyen ve dışarıdan kameraman getirilmesine izin vermeyen salon kuralları nedeniyle mağdur olan çift, bu teklifi kesin bir dille reddetti. İzmir 4. Tüketici Mahkemesi, tarafların tescil dökümlerini ve sunulan delilleri titizlikle inceleyerek 28 Nisan tarihinde nihai kararını verdi. Mahkeme, düğün görüntülerinin kaybedilmesinin çift üzerinde telafisi imkansız psikolojik ve manevi zararlar doğurduğuna hükmederek, işletmenin kişi başına 100'er bin lira olmak üzere toplam 200 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Yaşanan travma nedeniyle başka düğünlerde kamera kontrol ediyorlar
Kazanılan bu emsal niteliğindeki davanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan davacı çiftin avukatı Ebru Bilgen, müvekkillerinin yaşadığı derin üzüntüyü paylaştı. Düğün salonu işletmecilerinin sözleşme esnasında kamera ve fotoğraf çekim hizmetinin tamamen kendilerine ait olduğunu dayattığını, çiftlerin dışarıdan bağımsız bir fotoğrafçı veya kameraman getirmesine kesinlikle müsaade edilmediğini belirten Bilgen, tekelci bu yaklaşımın mağduriyeti daha da büyüttüğünü ifade etti.
Müvekkillerinin kazandıkları tazminata rağmen hala olayın şokunu ve üzüntüsünü üzerlerinden atamadıklarını belirten Avukat Bilgen, "Müvekkillerimiz çok üzgün. 'Keşke bu tazminat olacağına düğün videolarımız olsaydı' diyorlar. Hala olayın şokunu atlatamamışlar. Hatta müvekkillerde şöyle bir travma olduğunu biliyorum, bir yakınlarının düğününe gittiğinde 'bu kamera çekiyor mu çekmiyor mu?' diye de kendileri kontrol etme ihtiyacı duyuyor" diyerek yaşanan psikolojik etkinin boyutunu gözler önüne serdi. Tüketici mahkemesinin verdiği bu karar, benzer hizmet sözleşmelerinde ihmalkar davranan organizasyon firmaları için caydırıcı bir tescil niteliği taşırken, evlenecek çiftlerin de sözleşme tüzüklerini imzalarken teknik detayları daha sıkı denetlemesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.





