İzmir'in en hareketli yerleşim yerlerinden biri olan Karşıyaka ilçesine bağlı Bostanlı Mahallesi'nde 29 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen feci olay, yetkisiz mekanlarda ve merdiven altı koşullarda yürütülen estetik operasyon tehlikesini bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Güzellik uzmanlığı eğitimi veren bir iş yerinde kalça dolgusu yaptırdıktan hemen sonra fenalaşarak hayatını kaybeden 59 yaşındaki Melike Çiftçi'nin ölümüne ilişkin duruşma, Karşıyaka 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Ailenin acısını tazeleyen adli süreçte, tutuksuz yargılanan sanıklar ilk kez hakim karşısına çıkarak savunmalarını sundu. Ancak ana sanık konumundaki doktorun sergilediği tutum, duruşma salonunda gerilimli anların yaşanmasına neden oldu.

Maktulün yakınları ile taraf avukatlarının hazır bulunduğu oturumda, sağlık alanındaki yetki sınırlarının ihlal edilmesi ve tıbbi müdahale standartlarının hiçe sayılması iddiaları detaylıca ele alındı. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında, estetisyenlik ve güzellik uzmanlığı kursu adı altında faaliyet gösteren merdiven altı yapının klinik gibi kullanıldığı gerçeği bir kez daha gözler önüne serildi. Melike Çiftçi'nin işlem sırasında yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybettiği netlik kazanırken, duruşmadaki sanık beyanları ve ailenin adalet haykırışı kentte geniş yankı uyandırdı.

Adli tıp raporu ölüm nedenini silisyum kaynaklı yağ embolisi olarak açıkladı

Olayın hemen ardından başlatılan adli soruşturma çerçevesinde hazırlanan kapsamlı adli tıp raporu, 59 yaşındaki kadının kalça dolgusu operasyonu sırasında maruz kaldığı dehşeti teknik verilerle ortaya koydu. Uzmanların hazırladığı raporda, Çiftçi'nin ölümünün meşru tıbbi alanların dışında, silisyum içerikli kimyasal maddenin enjeksiyonu sonrasında gelişen yağ embolisi sonucunda gerçekleştiği resmen belgelendi. Damar yoluna nüfuz eden yabancı maddenin akciğer ve kalp işlevlerini aniden durdurduğu, maktulün operasyon masasında veya hemen sonrasında bilincini kaybederek ağır tabloya girdiği kaydedildi.

Dosyadaki tanık ifadeleri de tıbbi yetkisi bulunmayan veya tıp etiğine aykırı biçimde merdiven altı mekanları kullanan kişilerin usulsüz uygulamalarını doğruladı. Duruşmada dinlenilen tanık M.S., sanık doktor Ö.Ö.'nün daha önce kendisine de benzer şekilde dolgu işlemi uyguladığını ve kurs alanını adeta bir ameliyathane veya estetik klinik gibi kullandığını beyan etti. Binanın güvenlik kameraları ile Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarına yansıyan görüntülerde ise talihsiz kadının kurs yerine yürüyerek girdiği, kısa süre sonra fenalaşması üzerine çalışanlarca kucaklanarak binadan çıkarıldığı ve özel bir araçla hastaneye sevk edilmeye çalışıldığı anlar saniye saniye yer aldı.

Sanık doktor Ö.Ö. benzer suçtan hapis cezası almıştı

Davaya damga vuran en sarsıcı unsurlardan biri ise sanık doktor Ö.Ö.'nün geçmiş adli sicilindeki detaylar oldu. Mahkeme dosyasına giren belgelerde, sanığın 19 Eylül 2020 tarihinde İstanbul Beylikdüzü'nde yaşanan ve kamuoyunda büyük tepki toplayan Kübra Boyraz'ın ölümüyle ilgili davada da baş şüpheli olarak yargılandığı ortaya çıktı. Benzer bir kalça dolgusu uygulaması sonrasında Boyraz'ın hayatını kaybetmesiyle ilgili görülen davada Ö.Ö.'ye, 'Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma' suçundan 14 Temmuz 2023 tarihinde 6 yıl hapis cezası verildiği belirlendi.

Hakkında verilmiş kesinleşmiş hapis cezasına ve benzer vakalardaki hukuki sorumluluklarına rağmen merdiven altı uygulamalara devam ettiği iddia edilen doktor Ö.Ö., Karşıyaka'daki ilk duruşmada avukat değişikliği yapacağı gerekçesini öne sürerek ifade vermekten kaçındı. Sanık doktor ve beraberindeki E.B., avukat tutanaklarını bahane ederek savunmalarını hazırlamak üzere ek süre talep etti. Bilinçli taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla 9 yıla kadar hapsi istenen sanık doktorun bu tavrı, mağdur ailesi ve avukatları tarafından mahkeme sürecini uzatmaya yönelik bir hamle olarak değerlendirildi.

Fatma Betül Sayan Kaya AK Parti’den ihraç edildi
Fatma Betül Sayan Kaya AK Parti’den ihraç edildi
İçeriği Görüntüle

Sanıkların çelişkili ifadelerine karşılık mağdur ailesi tutuklama talep etti

Duruşmada söz alan tutuksuz sanıklar E.B., B.E., B.B. ve N.E. ise üzerlerine atılı suçlamaları reddederek Melike Çiftçi'ye herhangi bir tıbbi müdahalede bulunulmadığını iddia etti. Sanık çalışanlar, maktulün kuruma sadece bilgi almak veya sohbet etmek amacıyla geldiğini, aniden fenalaşması üzerine insani yardımda bulunup hastaneye götürdüklerini savunarak suçluyu kayırma suçlamasını kabul etmedi. Ancak sanıkların bu iddialarına karşılık, duruşmada gözyaşlarıyla ifade veren Melike Çiftçi'nin ablası G.K., sanıkların yalan söylediğini vurgulayarak kardeşinin olaydan iki gün önce sanık Ö.Ö.'ye dolgu yaptıracağını kendisine açıkça söylediğini belirtti.

Ailenin avukatı Ali Balcı da dosyadaki somut deliller, kamera kayıtları, adli tıp raporu ve sanığın geçmişteki vukuatları göz önüne alınarak sanık doktor Ö.Ö.'nün tutuklanması yönünde talepte bulundu. Taraf beyanlarını ve dosyadaki eksiklikleri değerlendiren mahkeme hakimi, sanıklara savunmalarını hazırlamaları için son kez süre vererek eksik hususların tamamlanması amacıyla duruşmayı 21 Ocak 2027 tarihine erteledi. Karşıyaka'da yaşanan bu trajik vaka, İzmir haberleri gündeminde merdiven altı estetik uygulamalarının yarattığı hayati riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: DHA