İzmir'in Konak ilçesinde 12 Temmuz 2024 tarihinde saat 18.00 sularında aniden bastıran sağanak, kentin altyapı zafiyetini en acı biçimde yüzeye çıkarmıştı. Caddelerin göle döndüğü o yaz akşamında, yağmurdan korunmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi beşinci sınıf öğrencisi Özge Ceren Deniz, yer altından sızan elektrik akımı nedeniyle su birikintisinde aniden yere yığıldı. Çevredeki esnaflardan ikinci el eşya satıcısı İnanç Öktemay, genç kızı kurtarmak adına bir an bile tereddüt etmeden suya adım attığında aynı ölümcül akımın kurbanı oldu. Hastaneye kaldırılan iki yurttaş da kurtarılamazken, Deniz memleketi Osmaniye'de, Öktemay ise İzmir sınırları içinde son yolculuğuna uğurlandı.
Kamuoyunda derin bir infial yaratan olayın ardından yürütülen adli soruşturmada 42 şüpheli hakkında taksirle öldürme suçundan dava açıldı. Savcılık, eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirildiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca cezalarda yarı oranında artırım isteyerek sanıklar için 22 yıl 6'şar aya kadar hapis talep etti. Yargılama sürecinde Öktemay ailesinin şikayetinden vazgeçerek davadan çekilmesi dikkat çekerken, yerel mahkeme aşaması İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde karara bağlandı. Geçtiğimiz ekim ayında açıklanan kararda; Ali Külak, Doğan Kılıç, Fırat Akbay ve Mesut Türkan 10'ar yıl hapse mahkum edilirken, 12 sanığa 8 yıl 9 ay, 8 sanığa 5 yıl, 6 sanığa ise 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Yargılama neticesinde 9 sanık beraat etti, firari bir sanığın dosyası ayrıldı ve duruşma salonunda verilen yeni tutuklama kararlarıyla cezaevindeki sanık sayısı 15'e yükseldi.
İstinaf mahkemesinden bozma ve tahliye kararları
Yerel mahkemenin açıkladığı mahkumiyet kararlarına karşı tarafların yaptığı itirazlar dosyayı bir üst yargı merciine taşıdı. Başvuruları değerlendiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin hükümlerini esastan bozarak kaldırdı. Ceza dairesi, aralarında üst düzey teknik personelin de bulunduğu 12 sanık yönünden yeniden yargılama yolunu açtı. Yargılamanın ilk aşamasında bazı sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilse de ilerleyen süreçte dengeler bütünüyle değişti.
Bölge Adliye Mahkemesi; Gediz Elektrik bünyesinde görev yapan operasyon takım yöneticileri, teknik şefler, arıza onarım müdürleri ve sahada görevli teknisyenlerin tutuklulukta geçirdikleri süreleri dikkate alarak tahliyelerine hükmetti. Geçtiğimiz mayıs ayında görülen celsede verilen tahliye kararlarıyla birlikte davada tutuklu tek bir sanık dahi kalmadı. Adli kontrol tedbirlerinin bir kısmı kaldırılırken, sürecin seyri yalnızca elektrik dağıtım şirketiyle sınırlı kalmadı. Olayın diğer ayağını oluşturan belediye altyapısı kapsamında; İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, eski genel müdür Ali Hıdır Köseoğlu, eski kanalizasyon dairesi başkanı Barış Koç ve kurum bürokratlarının yargılanmasına başlanarak dosya kapsamı genişletildi.
Dokuz yıllık zincirleme ihmal raporda belgelendi
İstinaf incelemesi kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşturulan 5 kişilik bağımsız heyetin hazırladığı 3'üncü bilirkişi raporu, dava dosyasına resmen girdi. Teknik inceleme, facianın tek bir anlık hatanın ürünü olmadığını, 2015 yılından 2024 yılına kadar uzanan 9 yıllık köklü bir ihmaller zincirinin sonucu olduğunu bilimsel verilerle ortaya koydu.
Uzman heyetin tespitlerine göre, 2015 yılında yer altına döşenen elektrik kablosunun proje, yapım, kontrol ve kabul aşamalarında mevzuatın emrettiği yeterli derinlik ve mekanik koruma standartları sağlanamadı. Yıllar boyunca korunmasız kalan kablolar, cadde üzerindeki her türlü dış müdahaleye açık bırakıldı. Raporda ayrıca, 3-4 Ocak 2024'te yürütülen yağmur suyu ızgarası imalatı sırasında altyapı koridorunun daraltıldığı ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığı, 9 Ocak'ta yapılan arıza müdahalesinde ise kalıcı ve güvenli çözümler yerine geçici pansuman tedbirlerle yetinildiği vurgulandı. Şebekenin en kritik güvenlik mekanizması olan faz-toprak koruma sisteminin arıza anında akımı güvenli sürede kesememesi ve yüzey sularının sokaktan tahliye edilememesi, ıslak zemini ölümcül bir tuzağa dönüştürdü.
Raporda kusur paylaşımları da netleşti. Doğan Kılıç ile Gediz Elektrik personeli Fırat Akbay ve Mesut Türkan 'asli-ağır' kusurlu olarak nitelendirildi. Bilirkişi heyeti, 6 sanığı asli-ikincil, 7 sanığı tali-kuvvetli, 10 sanığı ise tali-zayıf derecede kusurlu bulurken, 13 sanığa hiçbir kusur atfetmedi.
Sorumluların yargılanmasına ikinci duruşmada devam ediliyor
Hazırlanan kapsamlı teknik raporun ışığında sanıkların istinaf mahkemesindeki yargılamasına bugün gerçekleştirilen ikinci celseyle devam ediliyor. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi'ndeki duruşma salonunda taraf avukatları ve tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Mahkeme heyeti, hem İZSU bürokratlarının hem de dağıtım şirketinin teknik sorumlularının kusur durumlarına ilişkin yeni bilirkişi tespitlerini tarafların savunmaları eşliğinde değerlendiriyor. Altyapı kurumlarının koordinasyonsuzluğu, denetim boşlukları ve standart dışı imalatların iki masum insanın yaşamına mal olduğu trajedide, adalet arayışı yargı koridorlarında sürüyor.




