İzmir’in Foça ilçesinde taş ocaklarına yönelik tepkiler büyüyor. Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, Kocamemetler Mahallesi sınırlarında faaliyet gösteren taş ocaklarının çevreye zarar verdiğini belirterek, ruhsat süreleri dolacak işletmeler için yeni izin verilmemesi çağrısında bulundu. Platform üyeleri, bölgede yapılan çalışmaların yalnızca doğal yapıyı bozmadığını, aynı zamanda zeytinlikleri, yerleşim alanlarını ve bölgedeki yaşamı tehdit ettiğini savundu. Açıklamada, taş ocaklarının faaliyetlerine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda da çevresel zararların tespit edildiği vurgulandı.
Bilirkişi raporuna dikkat çekildi
Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam, taş ocaklarının ruhsat süresinin Ağustos 2026’da sona ereceğini belirterek, yeni dönemde çevresel etkilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. 2023 yılında konuya ilişkin dava açıldığını hatırlatan Sağlam, bilirkişi heyetinin bölgede yaptığı incelemelerde taş ocaklarının çevreye zarar verdiği ve yaşam alanlarını tehdit ettiği yönünde değerlendirme yaptığını ifade etti. Sağlam, “2005-2006 yıllarında açılan taş ocaklarının ruhsat süreci 2026 Ağustos ayında sona erecek. Daha önce açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti buradaki durumu inceledi ve çevreye zarar verildiğini ortaya koydu” dedi.
Bölgede zeytinliklerin bulunduğuna dikkat çeken Sağlam, taş ocaklarının zeytin alanlarına olan mesafesiyle ilgili de uyarılarda bulundu.
“Foçalıların artık tahammülü kalmadı”
Yeni ruhsat süreci için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin işletilmesi gerektiğini belirten Sağlam, ilgili kurumlara çağrı yaptı. Madencilik ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne seslenen Sağlam, çevreye zarar verdiği belirtilen taş ocakları için olumsuz karar verilmesini istedi. Sağlam, “Burası bilirkişinin de belirttiği gibi çevreye zarar veren, yaşam alanlarını tehdit eden bir bölge. Burada yaşayan yurttaşlar olarak artık bu taş ocaklarına tahammülümüz kalmadı. Foça’nın bu sorundan kurtarılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Yeraltı suları boşa akıyor iddiası
Platformun gündeme getirdiği bir diğer konu ise taş ocağındaki kazı çalışmalarının ardından ortaya çıkan yeraltı suları oldu. Kazıların derinleşmesiyle birlikte bölgede büyük miktarda su birikintisi oluştuğunu belirten Ramis Sağlam, bu suların çalışma alanından uzaklaştırılmak amacıyla boşa akıtıldığını öne sürdü. Su kaynaklarının giderek önem kazandığı bir dönemde bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade eden Sağlam, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün bölgede inceleme yapması gerektiğini söyledi. Sağlam, “Ülkemizde tarım ve hayvancılık yapılan birçok bölgede su sıkıntısı yaşanırken, yeraltı sularının burada boşa akıtılması büyük bir kayıp. DSİ’nin bu konuda mutlaka önlem alması gerekiyor” dedi.
Yol güvenliği için de uyarı
Taş ocağından çıkan suların çevrede güvenlik riski oluşturduğunu da belirten Sağlam, özellikle gece saatlerinde bölgede tehlike yaşandığını ifade etti. Daha önce kazı alanı çevresinde önlem amacıyla bariyerler bulunduğunu söyleyen Sağlam, bu önlemlerin kaldırıldığını ve çalışmaların sürdüğünü dile getirdi. “Gece karanlığında araçların veya insanların buraya düşme riski var. Daha önce yaşanan tehlikeler nedeniyle bariyerler konulmuştu ancak bunlar kaldırıldı. Kamu kurumlarının bu konuda sorumluluk alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“ÇED süreci tamamlanmalı, ruhsatlar iptal edilmeli”
Menemen'in Sesi Gazetesi'nde çıkan Seyfi Gül'ün haberine göre Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, taş ocaklarının faaliyetlerinin sonlandırılması için çağrısını yineledi. Platform, çevreye, zeytinliklere ve doğal yaşama zarar verdiğini savunduğu işletmelerin ruhsatlarının yenilenmemesini ve ÇED sürecinin çevresel etkiler dikkate alınarak sonuçlandırılmasını talep etti. Ramis Sağlam, “Burada doğaya ve zeytinciliğe verilmiş büyük bir zarar var. Çevre katliamının önüne geçilmesi için gerekli adımlar bir an önce atılmalı” dedi.







