YAĞMUR KARADAĞ/İzmir’de evli olduğu erkek tarafından öldürüldüğü iddia edilen Gözde Çetin davasının karar duruşması Bayraklı Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaya; Gözde Çetin’in annesi Dilek Erdemir, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri katıldı.
Duruşmada anne Dilek Erdemir, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Söz verilen sanık ise beraat talebinde bulunarak, "Eşimi öldürmedim, intihar etti. Boş yere cezaevinde yatıyorum" savunmasını yaptı. Mahkeme, 'Kasten öldürme' suçuna ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vererek sanığın tahliyesini hükmederken, dosyada yer alan silah bulundurma suçlamasın ayrı davada görülmesi kararlaştırıldı. Kararın, mahkeme başkanının şerh koymasıyla, oy çokluğuyla alındığını açıkladı.
Gözde Çetin’in annesi Dilek Erdemir dava sonrası karara tepki gösterdi. Erdemir, “Evladım öldürüldü, somut kanıt yok deniyor. Bu alınan kararın neresi doğru? Evin anahtarını, savcı sanığın babasına teslim etti. Olay yeri komple yok edildi. Doğru karar alınmadı” dedi.
AMBULANSTAN ÖNCE AİLESİNİ ARAMIŞ
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, davanın intihar süsü verilmiş bir cinayet olduğunu iddiasında bulundu. Olay sonrası yaşananların şüpheleri kuvvetlendirdiğini savunan Osmanoğulları, "Sanığın ifadesine göre, Gözde kendini vurduktan sonra, sanık telefonunu, cüzdanını ve anahtarını alıp evden dışarı çıkıyor. Silah sesini duyan ev sahibine 'Bir şey yok' diyerek kapı önünde oturuyor. 112’yi aramadan önce ailesinden beş ayrı kişiyle görüşme yapıyor. Hayatın olağan akışına aykırı olan bu HTS kayıtlarını mahkeme incelemeye gerek dahi duymadı” açıklamasında bulundu. Sanığın elinde atış artıkları, olay yerinde boğuşma izleri, dağınık kan lekeleri bulunduğunun raporlarda yer aldığını hatırlatan Osmanoğulları, "Bu karar, faillere kadın cinayetlerinden nasıl kurtulacaklarını öğreten bir cezasızlık örneğidir" görüşünü aktardı.
ANNEYE YÖNELİK SUÇLAMALARA TEPKİ
Duruşma sırasında sanık tarafının Gözde Çetin’in geçmişi üzerinden annesi Dilek Erdemir’i suçladığına dikkat çeken Osmanoğulları, “Mahkemede 'Sen iyi anne olsaydın bunlar kızının başına gelmezdi' diyerek anneyi suçladılar. Soruyoruz; 14 yaşında bir çocuk uyuşturucuya, 20 yaşında bir genç silaha bu kadar kolay ulaşıyorsa burada bakanlıkların hiç mi sorumluluğu yok? Silahlandırma politikaları neden sorgulanmıyor?" ifadelerini kullandı.
"İSTİNAFTAN DÖNECEĞİNE İNANIYORUZ"
Mahkeme başkanının şerh düşmesiyle "oy çokluğuyla" alınan beraat kararının peşini bırakmayacaklarını belirten Osmanoğulları, "Bu şüpheli kadın ölümlerini artıracak kötü bir karardır. Ancak oy çokluğuyla alınmış olması ve savcının cinayet yönündeki mütalaası umudumuzu koruyor. İstinaf sürecinin takipçisi olacağız; Duygu Bölükbaşı davasında olduğu gibi bu kararın da döneceğine inanıyoruz” diye konuştu.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİYLE YARGILANDI
İzmir’de, Gözde Çetin, 29 Nisan 2025 tarihinde yaşadığı evde başından silahla vurulmuş halde bulundu. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken ağır yaralı durumdaki Gözde, kaldırıldığı hastanede müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olay sonrası polis tarafından gözaltına alınan Gözde’nin eşi E.G., eşinin intihar ettiğini savundu.
Soruşturmanın ardından savcılığın hazırladığı iddianamede sanık E.G.'nin “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “ruhsatsız ateşli silahla mermi bulundurma” suçundan ise 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamenin kabul edilmesinin ardından tutuklu yargılanan sanık E.G., eşini öldürmediğini ve olayın intihar olduğunu savundu.




