Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan sanatçı ve dernek kurucusu Haluk Levent’in sosyal medya hesabından “Veda Öncesi” ve “Veda” başlıklarını taşıyan iki mektup paylaşıldı.
Levent, mektuplarında geçmişte kumar oynadığını, yüksek miktarda borçlandığını ve borçlarını ödemek için bazı kişilerden ağır şartlarla para aldığını kabul etti. Ancak Ahbap Derneği’ne yönelik suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savunan Levent, soruşturmanın planlı şekilde yürütüldüğünü iddia etti.
Haluk Levent ile avukat Ece Güner’in de aralarında bulunduğu 14 şüpheli, Ahbap adına toplanan bağışların kullanımı ve bazı mali işlemlere ilişkin soruşturma kapsamında 16 Temmuz 2026’da tutuklanmıştı.
“Ben dolandırıcı değilim”
“Veda Öncesi” başlıklı mektubunda kendisine yönelik suçlamalara yanıt veren Levent, dolandırıcılık suçundan hüküm giymediğini ifade ederek, borçlarını gecikmeli de olsa fazlasıyla geri ödediğini savundu.
Geçmişte özellikle ekonomik açıdan zor durumda olduğu dönemlerde kumar oynadığını belirten Levent, bu alışkanlığını “kötü bir hastalık” olarak nitelendirdi. İnsanlardan borç alabilmek için geri ödeme sırasında iki veya üç katını vadettiğini anlatan Levent, yaşadıklarının gençler için ders olmasını istedi.
Ece Güner açıklaması
Levent, soruşturma kapsamında tutuklanan avukat Ece Güner’in Ahbap Derneği’nin faaliyetleriyle ilgisinin bulunmadığını öne sürdü.
Güner’den kişisel olarak borç aldığını ve bu borcu parça parça ödediğini belirten Levent, avukatın Ekrem İmamoğlu’nun hukuk danışmanlığını yapması nedeniyle hedef alındığını iddia etti.
Soruşturma kapsamında Ece Güner’in de aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında tutuklama kararı verilmiş, 11 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Akın Gürlek’e seslendi
Levent, mektubunda Adalet Bakanı Akın Gürlek ile iş insanı Yüksel Ersoy arasında görüşme gerçekleştiğini öne sürdü.
Emniyetteki sorgusu sırasında bu konuları anlatmak istediğini ancak ifadelerinin alınmadığını savunan Levent, bir emniyet görevlisinin savcıyla telefon görüşmesi yaptığını iddia etti.
Akın Gürlek’in Yüksel Ersoy’dan kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmasını istediğini ileri süren Levent, Ersoy’un aynı günün akşamında suç duyurusunda bulunduğunu öne sürdü. Levent’in dile getirdiği bu iddialara ilişkin Akın Gürlek veya Adalet Bakanlığı tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor.
Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevini yürüttüğü, Bakanlığın 16 Temmuz 2026 tarihli resmî açıklamasında da yer aldı.
“HTS kayıtları devletin elinde”
Levent, Akın Gürlek’in İstanbul Beylerbeyi’nde Yüksel Ersoy ile görüştüğünü öne sürerek, söz konusu görüşmenin HTS kayıtlarıyla ortaya çıkarılabileceğini savundu.
Tapu ve hesap işlemlerinin tamamlanmasını engellemek amacıyla pazar günü Bursa’da gözaltına alındığını iddia eden Levent, soruşturmanın Ahbap çalışanları, gönüllüler, bağışçılar ve ailesi üzerinde büyük mağduriyet oluşturduğunu belirtti.
“Bugünden sonra gün yüzü göremeyeceğimi biliyorum”
Levent, mektubunun devamında Akın Gürlek’e doğrudan seslenerek şu ifadeleri kullandı:
“Size bu cümleleri kurduğum için benim sonumun göründüğünü biliyorum. Başıma gelecekleri biliyorum.”
Hakkındaki dosyada en fazla Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla karşılaşacağını savunan Levent, susmadığı ve “kumpas” olarak nitelendirdiği süreci anlattığı için uzun süre cezaevinde tutulacağını düşündüğünü ifade etti.
Soruşturma sürüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Ahbap adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddia ediliyor.
Soruşturma kapsamında para transferleri, hesap hareketleri, şans oyunları hesaplarına yapıldığı ileri sürülen ödemeler ve taşınmaz devirleri inceleniyor. Suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanmazken, şüphelilerin hukuki süreçleri devam ediyor.




