Alaçatı Port yangınında 2 şüpheli gözaltında
Alaçatı Port yangınında 2 şüpheli gözaltında
İçeriği Görüntüle

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yayımlanan bir video aracılığıyla gençlere seslendi. Yapay zekâ ile seslendirilen açıklamasında yargılandığı davalara, Türkiye’deki adalet sistemine ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu, İBB’ye yönelik davada kendisi ve avukatlarına ayrılan savunma süresinin yeterli olmadığını savunarak, mahkeme sürecinin kamuoyundan uzak tutulmaya çalışıldığını ileri sürdü.

“Savunmamız için yalnızca birkaç saat bırakılıyor”

Hakkında 143 ayrı suç isnadı bulunduğunu ve dosyanın yaklaşık 4 bin sayfadan oluştuğunu belirten İmamoğlu, savunma için bir buçuk gün ve toplam yedi-sekiz saatlik süre ayrıldığını ifade etti. Bu süre içerisinde kendisinin yanı sıra üç avukatının da savunma yapacağını, savcı, mahkeme heyeti, sanıklar ve sanık avukatlarının sorular yönelteceğini dile getiren İmamoğlu, şöyle konuştu: “Bana ‘Savunmanı yap’ diyorlar. 143 suç isnadıyla, 4 bin sayfalık dosyaya bu kadar sürede savunma yapmam isteniyor. Ekrem İmamoğlu savunma yapacak, üç avukat savunma yapacak; savcı, hâkim, sanıklar ve sanık avukatları soru soracak. Hepsi yedi-sekiz saate sığacak. Üzerime atılan her suçlama için kendimi savunabilmem adına neredeyse yalnızca üç dakika veriliyor.” İmamoğlu, iddia makamı ve mahkeme heyetinin kendisine yöneltecek sorusunun bulunmadığını ileri sürerek, asıl amacın savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engellemek olduğunu savundu.

Canlı yayın kararına tepki gösterdi

Duruşmaların canlı yayımlanması yönündeki çağrıların Meclis’te reddedilmesine de değinen İmamoğlu, yargılamanın kamuoyuna açık biçimde yürütülmemesini eleştirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin canlı yayın konusunda olumlu açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, buna rağmen teklifin AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini söyledi. İmamoğlu, yaşanan sürecin Türkiye’deki yargı sistemine duyulan güveni zedelediğini öne sürerek, “Türkiye çok yönlü bir yargı çöküşü tehdidiyle karşı karşıyadır” ifadelerini kullandı.

“Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığına dönüştü”

İmamoğlu, açıklamasında Adalet Bakanlığı ve hükümete yönelik sert eleştirilerde de bulundu. Yargıdaki uygulamaların yalnızca siyasetçileri değil; iş insanlarını, sanatçıları, gazetecileri, öğrencileri ve toplumun farklı kesimlerini tehdit ettiğini savundu. Adalet Bakanlığı’nın görevini yerine getiremediğini ileri süren İmamoğlu, kurumun “Çöküş Bakanlığı” haline getirildiğini iddia etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da yargı süreçlerinin siyasi sorumlusu olmakla suçlayan İmamoğlu, operasyonların ve davaların muhalefeti etkisizleştirmek amacıyla kullanıldığını öne sürdü.

NATO Zirvesi ve dış politika eleştirisi

Ankara’da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi’ne de değinen İmamoğlu, Türkiye’nin dış politikada tutarsız bir çizgi izlediğini savundu. F-35 savaş uçakları, KAAN’ın motorları, S-400 hava savunma sistemi ve CAATSA yaptırımları üzerinden hükümeti eleştiren İmamoğlu, Türkiye’nin yıllardır sürdürülen politikalar nedeniyle ekonomik ve diplomatik kayıplar yaşadığını ifade etti. İmamoğlu, Erdoğan’ın dış politikada sık sık yön değiştirdiğini ileri sürerek, yaşananları “zigzag diplomasisi” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin NATO’da saygın bir konuma sahip olmasının ve savunma projelerinde ihtiyaç duyduğu sistemleri temin etmesinin ülkenin hakkı olduğunu belirten İmamoğlu, hükümetin bu konuları siyasi başarı gibi sunduğunu savundu.

CHP’ye yönelik operasyonları hedef aldı

CHP’li belediyelere ve parti örgütlerine yönelik yargı ve emniyet operasyonlarına da değinen İmamoğlu, iktidarın yargı yoluyla muhalefeti şekillendirmeye çalıştığını iddia etti. İmamoğlu, CHP yönetimine ilişkin “butlan” tartışmalarını hatırlatarak, partiye kayyum atanması girişimlerinin iktidarın siyasi planlarının parçası olduğunu öne sürdü. Belediyelere yönelik operasyonların yanı sıra atanamayan öğretmenlere, zeytinliklerini savunan yurttaşlara, emekçilere ve protesto gösterilerine katılanlara yönelik müdahaleleri de eleştiren İmamoğlu, Türkiye’de bir “korku düzeni” kurulmak istendiğini savundu.

Gençlere birlik ve mücadele çağrısı

Konuşmasının son bölümünde gençlere seslenen İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderliğinde yeni bir siyasi yolculuğa çıkacaklarını söyledi. Destek veren ya da vermeyen bütün gençlere seslendiğini belirten İmamoğlu, cezaevinde bulunmasına rağmen mücadele kararlılığını koruduğunu ifade etti. Türkiye’nin geleceği için gençlerin umutlarını ve iradelerini kaybetmemesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Sizin nefesiniz bir avuç insandan daha kuvvetlidir. Gücünüzü, iradenizi ve yüreğinizi muhafaza edin” dedi. İmamoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatan sevgisi ruhları kurtaran en kuvvetli rüzgârdır” sözünü hatırlatarak açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek demiştim. Haberiniz olsun, hep birlikte daha yolun başındayız. Hepinizi çok seviyor, sizlere kavuşacağım günü hasretle bekliyorum.”

Kaynak: AJANSLAR