YAĞMUR KARADAĞ/İzmir'de mart ayında bir apartmanın 4'üncü katından düştüğü belirtilerek hastaneye kaldırılan, ağır yaralanan Aylin Güler davasına ilişkin hazırlanan iddianame, olayın perde arkasına ilişkin çarpıcı iddiaları ortaya çıkardı. Dosyada, boşanma aşamasındaki eşi Okan Güler ile ona yardım ettikleri öne sürülen A.E ve karısı E.A.E hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Sadece fotoğraf çekmedik, tarihi kaydettik
Sadece fotoğraf çekmedik, tarihi kaydettik
İçeriği Görüntüle

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, Aylin Güler'in devlet korumasına alınan çocuğuyla ilgili bilgi edinmek için A.E ile karakola gittiği, karakol çıkışı sonrası A.E'nin de yardımıyla Okan Güler tarafından silah tehdidiyle zorla olayın yaşandığı eve götürüldüğü, burada darbedildiği, para ve ziynet eşyalarının zorla alındığı yer aldı. Gördüğü şiddet sırasında fırsat bularak balkona çıkan ve yardım isteyen kadının 4'ncü kattaki evin balkonundan eşi tarafından aşağı itildiği iddia edildi.

Okan Güler hakkında, kasten öldürme teşebbüs suçunun tasarlayarak işlenmesi, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve ısrarlı takip suçlarından müebbet hapis ve 40 yıla kadar hapis, A.E (42) hakkında 'Kasten öldürmeye teşebbüs suçuna iştirakten' ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 'hürriyetinden yoksun kılma' ve 'ısrarlı takip' suçlarından 9 yıla kadar hapis, A.E'nin eşi E.A.E (48) hakkında ise 'Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçuna iştirak'ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları istendi.

"ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ CEZASIZLIK POLİTİKASININ BİR SONUCU"

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, şüpheli kadın ölümlerindeki artışa ve yargı süreçlerindeki cezasızlık tehlikesine dikkat çekerek, adaletin gecikmeden tecelli etmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından kadın cinayetlerinin boyut değiştirdiğini belirten Tülin Osmanoğulları, "Kadın cinayetleri artık 'yüksekten düştü', 'kaza oldu' ya da 'intihar etti' denilerek kapatılmaya çalışılıyor. Şüpheli kadın ölümleri ciddi anlamda artmış durumda ve artık normal kadın cinayeti vakalarını geçmiş vaziyette. Erkek failler, 'biz olaya intihar süsü verirsek ceza almadan kurtulabiliyoruz' diye düşünerek bu durumdan güç alıyorlar. Bu cezasızlık politikasının sonucudur” dedi.

Aylin

Aylin Güler

"AYLİN HAYATTA OLMASAYDI BU DOSYA DA İNTİHAR DENİLEREK KAPATILACAKTI"

4.kattan aşağıya atılan ve şans eseri hayatta kalan Aylin Güler davasını çok önemsediklerini dile getiren Osmanoğulları, "Aylin dördüncü kattan aşağıya atıldı. Şükür ki orada bir aracın üstüne düştü ve kurtuldu. Aylin kurtulduğu için biz onun intihar etmediğini, aşağıya atıldığını net olarak biliyoruz; çünkü kendi söylüyor. Eğer bugün Aylin hayatta olmasaydı, büyük bir ihtimalle bu dosya da 'intihar' denilerek kapatılmaya çalışılan ve bizim cinayet diye mücadelesini verdiğimiz dosyalardan biri olacaktı. Failin arkadaşları ilk elden 'Aylin kendini attı' demişti. Sokaktaki görgü tanıklarını bile bizler bulup ortaya çıkardık. Biz bu davadan emsal kararlar çıkmasını istiyoruz. Davanın ilk duruşması 29 Eylül’de görülecek” diye konuştu.

Tüli̇n Osmanoğullari (2)

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları

"BAKAN YA DA SAVCI DEĞİŞMESİNİ Mİ BEKLEYECEĞİZ?"

Şüpheli ölümlerin aydınlatılması için kamuoyu baskısının ve bürokratik değişimlerin beklenmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Osmanoğulları, "Gülistan Doku örneğinde gördük; 6 yıl boyunca ailesi 'ne oldu' diye sordu. 6 yıl sonra bir bakan, bir savcı değişti ve ancak o zaman olay açıklanmaya çalışıldı. Biz her şüpheli kadın ölümünde bir savcının, bir bakanın değişmesini mi bekleyeceğiz? Gülistan Doku çok gündem olduğu ve kamuoyu takip ettiği için üzerine gidildi. Ancak gündem olmayan ama bizim yıllardır mücadelesini verdiğimiz, cinayet olduğunu ortaya çıkardığımız sayısız vaka var” diye konuştu.

5 AYDA 118 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ, 132 ÖLÜM ŞÜPHELİ

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2026'nın ilk beş ayında en az 118 kadın öldürüldü. Ocak ayında 22, şubat ayında 23, mart ayında 31, nisan ayında 26, mayıs ayında ise 16 kadın yaşamdan koparıldı. Platform, aynı dönemde 132 kadın ölümünü ise "şüpheli ölüm" olarak kayıtlara geçirdi.

Kaynak: YAĞMUR KARADAĞ