Ankara’da hakları için sokağa çıkan öğretmenlerin polis müdahalesiyle gözaltına alınması İzmir’de protesto edildi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir Şubesi, taban maaş talebi ve mülakat mağduriyetine karşı sürdürülen eylemlere destek vermek amacıyla Konak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Türkiye İşçi Partisi’nin de destek verdiği açıklamada sendika üyeleri, “Korkumuz yok, hakkımızı almadan geri dönüş yok” ve “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganları attı. Açıklamada Ankara’da öğretmenlere yönelik müdahale, şiddet ve gözaltı uygulamalarına tepki gösterildi. Sendika adına konuşan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir Şubesi İl Meclis Üyesi Can Derdiyok, öğretmenlerin uzun süredir güvenceli çalışma, taban maaş ve mülakat mağduriyetinin sona ermesi için mücadele ettiğini söyledi.
“Öğretmen muhatap bulamıyorsa hukuk devleti yara alır”
Derdiyok, öğretmenlerin taleplerine karşı kamu kurumlarının sorumluluğu birbirine devrettiğini belirterek, yaşanan sorunun yalnızca çalışma hayatıyla sınırlı olmadığını vurguladı. “Bir ülkede öğretmenler, haklarını anlatacak bir muhatap bulamıyorsa yalnızca çalışma yaşamı değil, hukuk devleti de yara almış demektir” diyen Derdiyok, özel sektör öğretmenleriyle mülakat mağdurlarının aylardır aynı sorunun yanıtını aradığını söyledi. Derdiyok, taleplerini şöyle sıraladı: “Güvenceli çalışma istiyoruz. Taban maaş hakkı istiyoruz. Çalışma hakkımızın mülakatlarla gasp edilmesinin son bulmasını istiyoruz.” Milli Eğitim Bakanlığının özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşulları ile mülakat mağdurlarının sorunlarını ekonomik gerekçelere ve başka kamu kurumlarına yönlendirdiğini savunan Derdiyok, diğer kurumların ise yeniden Bakanlığı işaret ettiğini söyledi. Derdiyok, “Sorumluluk sürekli el değiştiriyor, sömürü ise olduğu yerde kalıyor” ifadelerini kullandı.
“Öğretmenler annelerinin gözleri önünde darp edildi”
Ankara’daki eylemde öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığına yürümek isterken polis ablukasına alındığını söyleyen Derdiyok, müdahale sırasında öğretmenlerin darp edildiğini, yere yatırıldığını ve sürüklenerek gözaltına alındığını belirtti. Öğretmenlerin ailelerinin de müdahaleden etkilendiğini dile getiren Derdiyok, “Öğretmenler annelerinin gözleri önünde şiddete maruz bırakıldı. Anneler darp edildi. O alanda yalnızca öğretmenler yoktu. O alanda çocuklar ve anneler vardı. O alanda bu ülkenin geleceği vardı” dedi. Barikatın içinde bulunan herkesin gözaltına alındığını ifade eden Derdiyok, toplam 51 öğretmenin gözaltına alındığını söyledi. Barikatın dışında kalanların ise ailelerinden ve mücadele arkadaşlarından zor kullanılarak uzaklaştırıldığını savundu. Derdiyok, hak arayan yurttaşların “düşman” gibi görülmesinin yalnızca öğretmenlere değil, toplumun demokratik haklarına da yönelmiş bir tehdit olduğunu dile getirdi.
“Güvencesiz öğretmenin olduğu yerde eğitim güç kaybeder”
Öğretmenlerin çalışma koşullarının doğrudan eğitimin niteliğini etkilediğini vurgulayan Derdiyok, eğitim emekçilerine yönelik baskının yalnızca öğretmenleri değil, öğrencileri ve toplumun geleceğini de etkilediğini söyledi. “Çocuklara hukuk devletini anlatan öğretmenlerin hukuksuzluğa maruz bırakıldığı, hak ve özgürlükleri öğreten öğretmenlerin en temel haklarının engellendiği bir ülkede eğitimin niteliğinden söz edilemez” diyen Derdiyok, güvencesizliğin öğretmenleri hem ekonomik hem de mesleki açıdan yıprattığını ifade etti. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybettiği yerde kamusal eğitimin de güç kaybedeceğini belirten Derdiyok, bunun bedelini bütün toplumun ödeyeceğini söyledi.
“Bu mücadele yalnızca maaş mücadelesi değil”
Derdiyok, yürüttükleri mücadelenin yalnızca özel sektör öğretmenlerinin taban maaş talebiyle ya da mülakat mağdurlarının adalet arayışıyla sınırlı olmadığını vurguladı. “Bu mücadele, eğitimin kamusal bir hak olarak kalmasının, çocukların nitelikli eğitime erişebilmesinin ve öğretmenlik mesleğinin onurunun korunmasının mücadelesidir” diyen Derdiyok, gözaltına alınan öğretmenlerin derhal serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada ayrıca öğretmenlere ve ailelerine yönelik şiddetin sorumluları hakkında etkili soruşturma yürütülmesi, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkının yasal güvenceye alınması ve mülakat mağduriyetinin sona erdirilmesi talep edildi. Derdiyok, öğretmenlerin taleplerini farklı kurumlara yönlendiren değil, çözüm üreten bir kamu iradesinin ortaya çıkması gerektiğini belirterek, “Öğretmenin hakkını savunmak, çocukların eğitim hakkını savunmaktır. Haklı mücadelemizden, dayanışmamızdan ve umudumuzdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Kiper: Öğretmenlerin sonuna kadar arkasındayız
Basın açıklamasına destek veren TİP İzmir İl Başkanı Osman Kiper de özel sektör öğretmenlerinin düşük ücretlerle çalıştırıldığını, kamuda görev bekleyen öğretmenlerin ise mülakat sistemi nedeniyle mağdur edildiğini söyledi. MESEM uygulamalarını ve eğitimdeki güvencesizliği eleştiren Kiper, mevcut düzenin hem çocukların hem de öğretmenlerin emeği üzerinden yürüdüğünü savundu. Ankara’da 51 öğretmenin gözaltına alınmasına tepki gösteren Kiper, öğretmenlerin taban maaş, insanca ücret ve adil atama talebiyle mücadele ettiğini belirtti. Kiper, “Öğretmenlerimizi insanlık dışı çalışma koşullarına mahkûm edemezsiniz. Öğretmenlerimizin ve hocalarımızın sonuna kadar arkasındayız” ifadelerini kullandı.




