İzmir'de son yıllarda etkisini artıran kuraklık ve azalan yağışlar, kentin su kaynaklarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle 2025 yılında barajlarda yaşanan ciddi su kaybının ardından 2026'da gelen yağışlar rezervleri önemli ölçüde artırdı. Ancak İZSU'nun 19 Ekim 2026 tarihli verileri, kış öncesinde su kaynaklarının tamamında aynı düzeyde toparlanma yaşanmadığını ortaya koydu. Kentin başlıca içme suyu kaynakları arasında bulunan Tahtalı Barajı'nda aktif doluluk yüzde 42,38 olarak ölçülürken Gördes Barajı'nda bu oran yüzde 30'un altında kaldı. Balçova ve Alaçatı Kutlu Aktaş barajlarında da doluluk yüzde 50 seviyesine ulaşamadı.

Tahtalı'da bir yılda büyük değişim

İzmir'in en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Tahtalı Barajı'nda 19 Ekim 2025 tarihinde aktif doluluk oranı yalnızca yüzde 2,45 seviyesindeydi. Aradan geçen bir yılın ardından bu oran yüzde 42,38'e yükseldi. Böylece barajdaki aktif doluluk bir yılda 39,93 yüzde puan arttı. Kullanılabilir su miktarı ise yaklaşık 7 milyon metreküpten 121,7 milyon metreküpe çıktı. Bu gelişme, geçen yıl yaşanan ciddi su sıkıntısının ardından rezervlerde güçlü bir toparlanma gerçekleştiğini gösterdi. Ancak barajın kullanılabilir kapasitesinin yaklaşık yüzde 58'inin hâlâ boş olması, önümüzdeki yağış döneminin önemini koruduğunu ortaya koyuyor.

İzmir'de 22 Ekim elektrik kesintisi: 17 ilçede saatler sürecek
İzmir'de 22 Ekim elektrik kesintisi: 17 ilçede saatler sürecek
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 10 21 181915

Gördes Barajı yüzde 30'a ulaşamadı

İzmir'in su kaynakları arasında en düşük aktif doluluk oranı Gördes Barajı'nda kaydedildi. İZSU verilerine göre Gördes'teki aktif doluluk yüzde 28,92 seviyesinde bulunuyor. Barajda 126,6 milyon metreküp kullanılabilir su bulunmasına rağmen aktif kapasitenin yaklaşık yüzde 71'i henüz dolmuş değil. Gördes'in toplam depolama kapasitesinin büyük olması nedeniyle burada yaşanacak değişimler, İzmir'in su rezervleri açısından önem taşıyor. Bununla birlikte depolanan su miktarı kadar suyun arıtma ve iletim sistemleri aracılığıyla kullanıma sunulabilmesi de belirleyici oluyor.

Hangi barajda ne kadar su var?

İZSU'nun 19 Ekim 2026 tarihli verilerine göre İzmir'deki beş barajın aktif doluluk oranları şöyle:

  • Tahtalı Barajı: Yüzde 42,38

  • Balçova Barajı: Yüzde 43,01

  • Ürkmez Barajı: Yüzde 60,49

  • Gördes Barajı: Yüzde 28,92

  • Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: Yüzde 49,64

Bu tabloya göre beş baraj arasında en yüksek aktif doluluk yüzde 60,49 ile Ürkmez Barajı'nda, en düşük doluluk ise yüzde 28,92 ile Gördes Barajı'nda bulunuyor.

Ekran Görüntüsü 2026 10 21 181831

Tahtalı'ya gelen su beş yılda azaldı

İzmir'in su kaynakları açısından dikkat çekici verilerden biri de Tahtalı Barajı'na yıllar içerisinde gelen su miktarındaki düşüş oldu. İZSU'nun daha önce açıkladığı verilere göre Tahtalı Barajı'na 2021 yılında 150 milyon metreküp su gelirken bu miktar 2022'de 83 milyon, 2023'te 47 milyon, 2024'te 42 milyon ve 2025'te yalnızca 28 milyon metreküpe geriledi. Böylece Tahtalı'ya yıllık su girişi 2021 ile 2025 arasında yaklaşık yüzde 81 azaldı. Bu rakamlar, barajların mevcut doluluk seviyelerinin yanı sıra havzalara düzenli olarak ne kadar su geldiğinin de uzun vadeli su güvenliği açısından kritik olduğunu gösteriyor.

İzmir geçen yıl gece kesintileri yaşamıştı

2025 yılında yaşanan kuraklık, İzmir'de günlük yaşamı doğrudan etkilemişti. Su kaynaklarındaki azalma nedeniyle 6 Ağustos 2025'te başlayan planlı ve dönüşümlü gece su kesintileri, 13 ilçede uygulanmıştı. Saat 23.00 ile 05.00 arasındaki kesintiler, 2026 yılının ilk aylarında etkili olan yağışların ardından 6 Şubat'ta sona erdirilmişti. İZSU'nun açıklamasına göre Tahtalı Barajı'ndaki aktif doluluk 30 Aralık 2025'te yüzde 0,13'e kadar gerilemiş, 6 Şubat 2026'da ise yüzde 14,88'e yükselmişti. Ekim ayındaki yüzde 42,38'lik seviye, yılın başına göre de belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor.

İzmir'in suyu sadece barajlardan gelmiyor

İzmir'deki su ihtiyacı yalnızca barajlardan karşılanmıyor. Yer altı su kaynakları da kent genelindeki içme suyu temininde önemli bir paya sahip. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Ocak 2026'da yaptığı açıklamaya göre İzmir'in yıllık ortalama su ihtiyacı yaklaşık 250 milyon metreküp düzeyinde bulunuyor. Kurum, bu ihtiyacın yaklaşık yüzde 70'inin yer altı su kaynaklarından, yüzde 30'unun ise depolama tesislerinden karşılandığını bildirdi. Bu durum, baraj doluluk oranlarının tek başına kentte ne kadar süre su bulunacağını hesaplamak için yeterli olmadığını gösteriyor. Yer altı kuyularının durumu, günlük tüketim, şebekedeki kayıplar ve barajlardan alınabilecek su miktarı da hesaplamalarda önem taşıyor.

Kayıp kaçak oranı da belirleyici

İzmir'in su geleceğini etkileyen önemli başlıklardan biri de şebekede yaşanan su kayıpları. İZSU'nun Şubat 2026'da açıkladığı verilere göre kent merkezinde kayıp kaçak oranı yüzde 27,17'den yüzde 24,80'e indirildi. Kurum, bu iyileşmenin bir yılda yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladığını duyurdu. Altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmalarıyla elde edilen tasarruf, yalnızca yeni su kaynakları oluşturmanın değil, mevcut suyun korunmasının da önemli olduğunu ortaya koyuyor.

İzmir'in kaç aylık suyu kaldı?

Barajlardaki kullanılabilir su miktarları bilinse de İzmir'in kaç aylık su rezervine sahip olduğunu yalnızca doluluk oranları üzerinden söylemek mümkün değil. Çünkü kentte günlük tüketimin bir bölümü yer altı kuyularından karşılanıyor. Ayrıca barajlardaki bütün suyun aynı hızda ve aynı miktarda şebekeye aktarılması mümkün olmayabiliyor. İzmir'in mevcut rezervlerinin kaç ay yeteceğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için güncel su üretim miktarının, kaynaklara göre dağılımının ve önümüzdeki aylara ilişkin yağış beklentilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.

Kış yağışları belirleyici olacak

İzmir'in su kaynaklarında geçen yıla göre önemli bir toparlanma görülmesine rağmen kentin uzun vadeli su güvenliği açısından belirsizlikler devam ediyor. Özellikle Tahtalı Barajı'nın yüzde 50'nin altında, Gördes Barajı'nın ise yüzde 30'un altında bulunması, önümüzdeki yağış dönemini önemli hale getiriyor. Kış aylarında havzalara düşecek yağışların miktarı ve bu yağışların barajlara ne ölçüde su girişi sağlayacağı, rezervlerin geleceğini belirleyecek. İzmir, geçen yıl yaşadığı ciddi kuraklığın ardından yeni kış dönemine çok daha yüksek su rezervleriyle giriyor. Ancak mevcut tablo, su sorununun kalıcı biçimde ortadan kalktığını söylemek için henüz yeterli değil.

İzmir'de bu yıl su kesintisi yaşanacak mı?

İzmir'de geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin 2026'nın son aylarında yeniden başlayıp başlamayacağı merak ediliyor. Özellikle Tahtalı Barajı'ndaki aktif doluluk oranının yüzde 42,38, Gördes Barajı'ndaki doluluk oranının ise yüzde 28,92 seviyesinde bulunması, kentin su rezervlerini yeniden gündeme taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 31 Ocak 2026'da Tahtalı Barajı'nda yaptığı incelemelerin ardından, yağışların devam etmesi halinde İzmir'in 2026 yılında su sorunu yaşamayacağını açıklamıştı. O tarihte yüzde 5,51 seviyesinde bulunan Tahtalı Barajı'nın aktif doluluk oranı, 19 Ekim itibarıyla yüzde 42,38'e yükseldi. Ancak barajlardaki toparlanmaya rağmen İzmir'de yıl sonuna kadar yeniden planlı ve dönüşümlü su kesintisi uygulanmayacağına ilişkin güncel ve kesin bir güvence bulunmuyor. Öte yandan İZSU tarafından kent genelinde yeni bir dönüşümlü kesinti programı başlatıldığına ilişkin doğrulanmış bir duyuruya da ulaşılamadı. Uzun süreli su kesintilerinin yeniden gündeme gelip gelmeyeceğinde mevcut rezervlerin yanı sıra yağış miktarı, günlük tüketim, yer altı su kaynaklarının durumu ve şebekedeki kayıplar belirleyici olacak.

Kaynak: AJANSLAR