Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, ekran bağımlılığı ve teknolojinin olumsuz etkileri sıkça tartışılırken İzmir'den ilham veren bir proje yükseliyor. Kentte yaşamını sürdüren 13 yaşındaki Bade Çağlar, öğretmen olan babası Mutlu Çağlar ile el ele vererek teknolojiyi iyiliğin ve eğitimin hizmetine sunuyor. Henüz ortaokul çağında olan genç yetenek, karmaşık görünen yapay zeka uygulamalarını birer sanat ve eğitim aracına dönüştürmeyi başardı. Kendi hayal gücünü dijital algoritmalarla birleştiren Çağlar, hazırladığı renkli ve anlamlı içeriklerle ekran başındaki çocuklara soyut kavramları anlatmanın en eğlenceli yolunu sunuyor. Bilgisayar başında geçirilen zamanı pasif bir tüketimden aktif bir üretim sürecine evrilten bu baba-kız ortaklığı, modern çağda teknoloji kullanımının nasıl pozitif bir avantaja dönüştürülebileceğini tüm topluma kanıtlıyor.
Evcil hayvanlar ve doğa sevgisi dijital karelere ilham oluyor
Projelerinin çıkış noktasında kendi yaşam alanından ve doğayla olan güçlü bağlarından beslendiğini belirten Bade Çağlar, hayalindeki karakterleri oluştururken çevresinden esinleniyor. Ailesiyle birlikte bahçeli bir evde yaşadığını ve pek çok evcil hayvana ev sahipliği yaptıklarını dile getiren genç yapımcı, bitkilerle ve hayvanlarla iç içe büyümenin kendisine büyük bir empati yeteneği kazandırdığını ifade ediyor. Arkadaş ilişkilerindeki samimiyeti de senaryolarına aktaran Çağlar, babasının rehberliğinde komutlar yazarak çizgi film karakterlerini hayata geçiriyor. Farklı yazılımlar aracılığıyla önce durağan görseller tasarlayan, ardından bunları hareketli sahnelere dönüştüren ikili, özgün müziklerle destekledikleri videolarla çocukların dünyasına hitap ediyor. Ürettikleri içeriklerden hiçbir maddi beklenti gütmediklerini vurgulayan genç yetenek, izleyen arkadaş grubundan ve küçük çocuklardan aldığı olumlu geri dönüşlerin kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu aktarıyor.
Eğitimci babanın vizyonuyla toplumsal farkındalık hedefleniyor
Projenin teknik ve pedagojik boyutuna yön veren öğretmen baba Mutlu Çağlar ise eğitimin yalnızca ders kitaplarındaki teorik bilgilerden ibaret olmadığının altını çiziyor. Toplumda yaşanan şiddet olaylarına ve insan ilişkilerindeki yabancılaşmaya dikkat çeken tecrübeli eğitimci, değerler eğitiminin küçük yaşlarda ve doğru araçlarla verilmesi gerektiğini savunuyor. Kızından gelen bu yenilikçi fikri büyük bir heyecanla desteklediğini ifade eden Çağlar, animasyon dünyasının çocuklar üzerindeki ikna edici gücünü kullandıklarını belirtiyor. Senaryo aşamasından müzik bestelenmesine kadar her adımı birlikte yürüten baba-kız, teknolojinin imkanlarıyla doğa sevgisi ve insani değerleri aynı potada eritiyor. Tamamen gönüllülük esasıyla sürdürülen bu dijital hareket, çocukların sadece estetik zevklerini geliştirmekle kalmayıp, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinçlerini de üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.
Süper kahraman kızın hikayesi dijital çizgi romanla buluşacak
Gelecek hedeflerini her geçen gün büyüten üretken ikili, şimdilerde tüm dünyadaki çocuklara ulaşacak taze bir projenin hazırlıklarını sürdürüyor. Çizgi film videolarıyla yakaladıkları ivmeyi bir adım öteye taşımak isteyen Çağlar ailesi, odağında çevre bilinci ve toplumsal duyarlılık olan bir dijital çizgi roman tasarlıyor. Hikayenin ana merkezinde yer alacak bir süper kahraman kız karakteri aracılığıyla, gezegenimizi nasıl daha yaşanabilir ve temiz bir yer haline getirebileceğimizin ipuçları çocuklara eğlenceli bir dille aktarılacak. Çizimleri ve kurgusu yapay zeka desteğiyle hazırlanan bu özel eser, tamamlandığında internet ortamında hiçbir ücret talep edilmeksizin tüm okurların erişimine sunulacak. İzmirden yükselen bu anlamlı teknoloji hamlesi, geleceğin dijital dünyasında etik değerlerin ve sevgisinin ne kadar hayati bir rol oynayacağını şimdiden gözler önüne seriyor.




