EDA VATAN/Türkiye’de tarımla uğraşan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekilirken, gençlerin tarımdan uzaklaşmasının temel nedenleri arasında gelir yetersizliği ve kırsal yaşam koşullarının cazip olmaması gösteriliyor. Kırsalda üretim yapanların emeğinin karşılığını alamadığını belirten İzmir Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Dr. Hakan Çakıcı, sosyal ve kültürel imkanların da gençlerin köylerde kalmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Gençlerin tarımla uğraşmak yerine şehirlerde iş aramayı tercih ettiğini belirten Çakıcı, "Tarımla uğraşmak yerine gençler şehre gidip, asgari ücretle bir işe girmeyi bile tercih edebiliyor" ifadelerini kullandı.
"Çiftçinin azalması üretimden kopuş demek"
Çiftçi yaş ortalamasının yükselmesinin gelecek yıllarda üretim kapasitesini doğrudan etkileyeceğini söyleyen Çakıcı, tarımın temel unsurunun insan emeği olduğunu vurgulayarak, "Üretimde temel faktörlerimiz toprağımız, suyumuz, havamız, güneşimiz. Bunlar bizim üretim kaynaklarımız. Ama bunun için de bir emek gerekiyor. Emeği veren çiftçi. Çiftçinin azalması demek bu emeği verip üretim yapacak kişinin azalması, üretimden kopması, hatta tüketici pozisyonuna düşmesi demek" diye konuştu.
“Çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor”
Tarımda üreticinin tarlada kalmasının sağlanması gerektiğini vurgulayan Çakıcı, bunun için ürün fiyatlarının doğru belirlenmesi, üretim maliyetlerinin karşılanması ve çiftçiye refah payı oluşturulması gerektiğini ifade etti. Çiftçinin kırsalı terk etmesinin üretimin geleceği açısından büyük bir risk oluşturduğunu belirterek, “Çiftçiyi orada tutmamız lazım ki üretim sürsün” dedi.
Çiftçinin yalnızca piyasa koşullarına bırakılmaması gerektiğini söyleyen Çakıcı, devletin üretim sürecinde daha etkin rol alması gerektiğini vurgulayarak “Çiftçinin ürününü sadece tüccarın, serbest piyasanın eline bırakmamak lazım. Devletin, çiftçinin maliyetini kurtarmasını ve üretime devam edebilmesini sağlayacak bir destek mekanizması oluşturması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Tarladan sofraya fiyat uçurumu büyüyor
Tarımda yaşanan sorunların yalnızca üreticiyle sınırlı kalmadığını belirten Çakıcı, tüketicinin de yüksek fiyatlar nedeniyle sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşmakta zorlandığını söyledi. Tarladan sofraya uzanan süreçteki fiyat farkına dikkat çekerek üretici ile tüketici arasındaki zincirin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Çakıcı, “Ürün 3 liraya çiftçiden alınıyor ama biz 30 liraya, 33 liraya yiyoruz. Bunu sorgulamamız lazım. Tarladan sofraya olan zinciri mümkün olduğu kadar kısaltmamız, aradaki aracıları ve mesafeleri azaltmamız lazım” dedi.
Türkiye’de sürdürülebilir bir tarım politikası için öncelikle üreticinin korunması gerektiğine dikkat çeken Çakıcı, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemde hem tarımsal üretimin devamlılığının hem de gıda güvenliğinin riske gireceğini belirtti.





